Bakkallar, pandemide yıldız oldu

Fotoğraf: Twitter

Yıllardır organize gıda zincirlerine karşı mücadele veren bakkallar, bugün yeniden gündemde. Sebebi ise pandemide değişen sosyal alışkanlıklar. Türkiye’de geçen yıl Mart ayında başlayan pandemi sürecinde, neye uğradığını şaşıran tüketiciler ilk şokla beraber marketlere koştu, rafları boşalttı. Market raflarında ürün bulamayan bazı müşteriler ise mahallenin bakkalına koştu. Bakkallara yeniden ayağı alışan müşteriler, mahalledeki esnafın adeta farkına vardı.

İLGİ ARTMAYA BAŞLADI

Kısıtlama sürecinde evinden çıkamayan müşterilerine telefonla sipariş alıp eve teslim imkanı sunan bakkallar, çok daha fazla tercih edilmeye başlandı. Hafta sonu kısıtlamalarında eve en yakın nokta yine genellikle bakkallar oldu. Yürüme mesafesinde olup, özellikle günlük ihtiyaçları market fiyatına sunan bakkallara yönelik ilgi artmaya başladı

220 BİN

Bugün Türkiye’deki bakkal sayısı 220 bin olarak belirtiliyor. Son 10 yıldır ise rakam pek değişmiyor. Bakkallar çoğunlukla dükkanı kapatmıyor, el değiştiriyor. Sayı azalmıyor belki ama bakkalın da iş modeli değişiyor. 1990’lı yıllardan önce envai çeşit ürün satan bakkallarda artık ürün çeşidi azalmış durumda. Daha çok ekmek, tütün mamulleri, yoğurt, süt, yumurta, çay, şeker gibi günlük ihtiyaçlara yönelik ürünler satılıyor.

'SAAT FARKIYLA BİR ADIM ÖNE GEÇTİK'

Dünya'dan Özge Yavuz İstanbul Maltepe’de 47 yıldır bakkallık yapan mahallenin Niyazi Ağabeyi, Niyazi Sarı’ya da son dönemde işlerindeki değişimi sordu. Pandemiyle birlikte cirosunda hareketlilik olduğunu söyleyen Sarı, sabah 07.30’da dükkanı açtığını, marketlere karşı bu saat farkından dolayı bir adım öne geçtiğini söyledi. Organize gıda sektörünün hareket kazanmasıyla birlikte eski kazançlarının kalmadığını belirten Sarı, mahallelinin en çok yoğurt, ekmek, tütün mamulleri, süt gibi günlük ürünleri tercih ettiğini, birçok üründe marketle aynı hatta bazı ürünlerde marketten daha ucuz olduklarını iddia etti.

Tedarikçilerin de pandemi döneminde açık hesap uygulamasından peşin ödemeye döndüğünü belirten Sarı, “Gıda toptancıları vade yapıyor. Tütün mamullerinde de yapılıyor. Bazı üreticiler de bir hafta 15 gün vade imkanı sunuyor. Ama genelde peşin ödeme isteniyor” dedi.

VERESİYE DEFTERİ

Sarı, “Veresiye defteri kabarık mı” sorusunu, “Olmaz mı hiç” diye yanıtlıyor. Pandemide işsiz kalan, finans sıkıntısı çeken, ya da kredi kartı olmayan müşteriler ile bir ayı zor bitiren emeklilerin veresiye defterini kabarttığına dikkat çeken Sarı, “Her aybaşı maaş alınca borcunu kapatan da var, taksitle veren de... Hatta bizim bazı müşterilere borç para verdiğimiz bile oluyor. Kendi sistemimizde bir finans akışı yönetiyoruz. Devletin bizi koruması lazım” diyor.

'ASKIDA BAKKAL'

Bazı hayırseverler bilindiği gibi, vatandaşın veresiye defterlerinde birikmiş olan borçlarını ödüyor, onlara gizli bağışta bulunuyor. Niyazi Sarı da, geçen Ramazan ayında bir hayırseverin 2 bin 500 lira ödeyerek 7-8 vatandaşın borcunu sıfırladığını söyledi. Sarı, "Zaman zaman böyle hayırseverliklere tanık oluyoruz" dedi. Bu da, askıda ekmek ya da fatura gibi, 'Askıda Bakkal Borcu'.

PALANDÖKEN: BAKKALLIK ÖLMEZ

59 yıllık bakkal olan ve Ankara Cebeci’de halen bu dükkanı işleten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, pandemide vatandaşın sadece bakkal değil, mahallesindeki kasabı, manavı, çiçekçiyi de keşfettiğini söyledi. Palandöken şöyle devam etti:

“Eskiden beri mahallede olan esnafın farkına varıldı. Bunlar hem keşfedildi, hem de ne kadar gerekli olduğu hissedildi. Vatandaş market kuyruğuna girmedi, ‘Mehmet Amca bana 1 kilo un gönder eve’ dedi. Yürüme mesafesi olduğu için de pandemide bakkallarda bir hareketlilik oldu. Bakkallar, bir sosyal dayanışma merkezidir aslında. Her bakkal bir psikolog gibidir. Mahallede sizi en iyi tanıyan insandır. Ev adresinizi bilen, hastalandığı zaman çocuğunuzu doktora beraber götürebildiğiniz, yol parasını aldığınız, faizsiz kredi temin ettiğiniz kişidir.

O bölgenin insanıdır, herkes tanır. Paraya sıkıştığınızda kuyumcu dükkanına gitmezsiniz, ama bakkala gelirsiniz, sanki sizin dükkanınız gibidir. Dersiniz ki, “Bir 5 lira ver, taksi bekliyor. Ben akşam, bey gelince veririm.” Ayrıca ürünleri tadarak alırsınız, fiyatlar da marketlerden ucuzdur. Bakkalda sürekli fiyat güncellenmez marketlerdeki gibi. Ancak her ne kadar bakkallara uğrama sıklığı son dönemde artarsa artsın sorunlarımız var. Sektörde bakkallara karşı haksız rekabet var. Bunun için perakende yasasında düzenleme yapılması lazım. Dünyanın hiçbir yerinde sabahtan akşam 10’a kadar açık kalan market yok. Yurtdışında market zincirleri 6’da 7’de kapatır. Dünya bunu yapmış, küçük esnafı korumaya almış. Bizde de yapılmalı.”


PAYLAŞ