'Milli ve yerli' muhalefet inşa etme mi, iktidarda kalma oyunu mu?

HDP halkların çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı, yapısal özelliklerini ve sorunlarını temsil ediyor.

Kısacası çoklu demokratik siyaseti temsil ediyor HDP.

Öncelikle yok sayılan, çözümsüz bırakılan meselelerin demokratik süreçler içinde tanınması, anlaşılması ve çözülmesinin en tabii meşruluğunu ve yasallığını temsil ediyor HDP.

HDP’nin kapatılmasının manası nedir?

Demokratik siyasetin ana akımının tasfiye girişimidir HDP’yi kapatmak!..

Kürt meselesi, kadın meselesi, Alevi meselesi gibi halkın çözüm bekleyen temel meselelerinin siyaset üzerinden yasallığının ve meşruluğunun tasfiyesidir HDP’yi kapatmak!..

Muktedirlerce çözümsüz bırakılmasında siyasi yarar beklenen meselelerin, öncelikle Kürt meselesinin çözümünün tek yolunun kuvvetler çatışması olduğunun ilanı ve silahlı yol dışında başka bütün yolların, demokratik barışçı yolların reddidir HDP’yi kapatmak!..

Kanlı çatışmaların kör karanlıklarında çatışan gençliğin heder olmasının kabulüdür HDP’yi kapatmak!..

Kanla beslenen silah tüccarlarının daha bir zenginleşmesidir HDP'yi kapatmak!..

Aş, iş, ekmek yokluğunun daha bir toplumsallaşmasıdır HDP'yi kapatmak!..

Doymayan ve aç toplumun türlü düşkünlüklere sürüklenmesi, kaçınılmaz olarak çözülmesi ve toplumsallığın yitirmesidir HDP’yi kapatmak!..

Yani HDP’yi kapatmak sadece HDP’yi kapatmak değildir…  

HDP’yi ‘şiddetle arasına mesafe koymuyor’ gerekçesiyle kapatmayı tasarlayan dar kafalı zihniyetlerin, uzlaşma arayışında olan ve doğal olarak şiddeti frenleyen HDP gibi partiler aradan çekilince, devlet güçlerinin çok daha kapsamlı ve yaygın bir şiddetle karşı karşıya kalacağını anlayamamalarında bir tuhaflık vardır.

Deneyim!..

HDP’nin üyelerine, yöneticilerine, eş başkanlarına yönelik binlerce tutuklamaya ve yoğun baskı politikalarına karşın kapatılması tercih edilmemişti.

Bunda parti kapatmanın yasal zorluğu ile birlikte, AK Parti'nin geçmişte kapatılma girişimlerini yaşamış parti olmasının payı olduğu gibi HDP cenahının yeni parti kurma ve alternatif bulma becerisinin payı da vardı.

 HDP kapatılınca taraftarlarının başka partilere gitmediği, üstelik çok daha güçlü bir enerji ve katılımla yeniyi sahiplendiği yaşanmış deneyimlerle sabitti.

Herhalde en önemlisi… Kürt-Türk, Alevi-Sünni ve diğer ulusal/etnik/kültürel katmanlarla beraber 6,5 milyon seçmenin 20 milyona varan geniş aile, akraba, sülale, aşiret çevreleriyle HDP toplumsallığının ve Kürt meselesinin ne olacağının yanıtındaki belirsizliğin payı da vardı.  

Neden Şimdi?.. 

Bütün bu ifade ettiğimiz etkenler hala geçerliliğini koruyorsa, ne oldu ki şimdilerde HDP'nin kapatılması ısrarla yineleniyor.

Bu ‘ısrarı’ bir ölçüde geniş bir perspektifle değerlendirelim:

Cumhurbaşkanı’nın dolup taşan bir sevincin getirdiği sabırsızlıkla “Çarşamba Müjdesi” lafzı altında kamuoyuna açıkladığı marifetin Gara operasyonu olduğunu, yine Cumhurbaşkanı’nın operasyonun ‘başarısız olduğu’ açıklamasıyla öğrendik...

Anlaşılan ‘müjde’ denilen şey PKK’nin elindeki MİT mensubu, polis ve askerlerin bir operasyonla kurtarılmasıymış.

Onlarca savaş uçağı ve helikopterlerle günler süren çatışmalı operasyon, kurtarılmak istenen 13 insanın ölümüyle sonuçlanıyor.

PKK’nin elindeki düşen devlet görevlilerinin görüşmeler yoluyla kurtarılma olanağı varken, neden operasyonla kurtarma yoluna gidildi sorusu kabul edilebilir bir açıklama bekliyor. Bu açıklama yapılmadığı sürece, kimi Arap ve Batılı gazetelerde yazıldığı gibi, ‘kurtarma’ lafzının örtü mü olduğu, asıl amacın Gara'ya gelmesi beklenen bazı PKK liderlerine yönelik bir operasyon mu olduğu vb. soruların cevabı aranacak.

Başta CHP, İyi Parti, Saadet Partisi olmak üzere, ‘egemen’ muhalefet bu kez farklı durdu ve Cumhurcu iktidara operasyonla ilgili soru sormayı bildi. Anlaşılan Cumhurcu iktidar, Gara zaferi üzerinden bir siyaset planı kurmuştu ki bu planın içinde seçim de vardı ama başarısızlık bu planı bozdu.

Ortada bir başarısızlık, hatta yenilgi hali vardı.

HDP’ye Fezleke, … ‘egemen’ muhalefete ‘böl-yönet’ operasyonu

Zaman geçti Cumhurcu iktidar muhalefetin sorularına yanıt vermedi, kamuoyuna tatminkâr bir açıklama yapmadı.

Savunmada kalmakla geçen zaman, yenilginin ve zayıf düşmüşlüğün görünürlük kazanması, siyaseten kaybetmek demekti.

Bu Cumhurbaşkanı’nın kabul edebileceği bir hal değildi.

Hemen toparlandı.

Fezleke torbası üzerinden HDP’yi işlevsizleştirme operasyonuna hız verildi.

“HDP-terör” ilişkisi üzerinden, özellikle İYİ Parti’yi Millet ittifakından koparma; “Milli Görüş lideri” Asiltürk abisi üzerinden Saadet Partisi’ni çizgiye çekme, Osman Nuri Kabaktepe’yi AK Parti İstanbul İl Başkanlığına getirme; istifalarla, İnce ve Sarıgül partileşmesi ile CHP’ye ve muhalefete parçalanmış, kendini yönetemez bir görüntü vermenin türlü yol ve yöntemleri üretildi.

Halkın, kendi içinde birliğini koruyamayan, kendini yönetemeyen, HDP üzerinden ‘terörü’ destekleyen ‘egemen’ muhalefetin, ülkenin birliğini koruyup kollayacağına ve ülkeyi yönetebileceğine olan inancını yıkma amaçlanıyordu.

Bütün bunlar iktidarda kalma, “Teröre karşı tek bayrak altında toplanma”, “milli” ve “yerli” muhalefet inşa etme adına yapılacaktı.

Anlaşıldığı kadarıyla ‘egemen’ muhalefet Cumhurbaşkanı’nın siyaset kumpasına düşmedi. En azından bu yazının kaleme alındığı ana kadar bu böyle. Düşecek gibi de görünmüyor. Çünkü sorun sadece HDP fezlekeleri değil, belki de ondan fazla kendi siyasi varlık koşulları tehlikede.  

HDP’ye gelince…

Cumhurcu iktidar Batı’ya bir yandan ‘İnsan Hakları Eylem Planı’ üzerinden olumlu mesaj vermeyi denerken, AK Parti Grup Başkan Vekilinin, “HDP siyasi olarak kapandıktan sonra hukuken de kapanacaktır” sözleriyle olan çelişkiyi en azından söylem düzeyinde düzeltmek düzeltecekti.

HDP’ye karşı oynanan oyunun bir gereği olmalı, AK Parti Grup Başkanvekili çark etti. AK Parti Grup Başkanı Bostancı ise "Biz siyasetle ilgiliyiz. Hukuken değerlendirme, bağımsız mahkemelerin konusu. HDP kapatılacak mı? Bunun cevabı siyasette değil hukuktadır" dedi.

HDP, kaçınılabilir hata ve eksikliklerini direnerek aşmaya da göğüs göğüse sürdürülen onurlu bir mücadelenin daha başındaymış gibi her türlü musibeti karşılamaya da hazır bir görüntü veriyor...

Buna karşın ‘kapatma’ somut olarak yine de güncelleşir mi? Belki...

Öte yandan her şeyi demokratik muhalefetin birleşik itirazı ve direnişin meşruluğunun belirleyeceğini de her daim hatırda tutmak gerekir.

HDP üzerinde oynanan meşruluk bilmez, yasa tanımaz, ‘kuralsız’ oyunların bozulması, hiç kuşkusuz siyasetin demokratikleşmesine katkı olacaktır. 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


HDP

PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR