Batık kulüpler tarlasında bir şampiyon

Yaklaşık 10 yıl önce, dört büyükler dışında yeni bir şampiyon çıkmıştı. Yıllardır İstanbul dışına çıkmamış olan şampiyonluk, Bursa'ya dümen kırmış ve kendine yeşil beyaz bir hikâye bulmuştu.

İçinde altyapıdan oyuncuların ve geleceğe dair umutların bulunduğu bu hikâyede, şehir ve taraftar mutlu son bekliyordu.

Fakat mutlu son bir yana, elektrik parası ödenemeyen bir stat ile milyonlarca lira borcu olan üstü başı yırtık ve parçalanmış bir kulüp kaldı geriye.

Bursaspor, şampiyon olduktan sonra 11 yıl içinde 260'a yakın transfer yaparak, sezon başına 23,6 transfer gerçekleştirmiş. Bu açıdan menajerlerin en sevdiği kulüplerden biri olmuş.

Yine bu sürede 18 teknik adam görev almış ve sadece bir teknik adam bir yılın üzerinde çalışmış. Yaklaşık 500 milyon TL borcu olan kulüp, futbolcu satışından ise 10 yıllık sürede 60 milyon euroluk satış gerçekleştirmiş.

Yani yapılan borç kadar, oyuncu üzerinden gelir elde etmiş. Bu sürede 5 başkan görev alırken, düzensizlik düzen olmuş.

Yeşil beyazlı kulüp, şampiyonluktan 9 yıl sonra da küme düşmüş. 

Menajerler eli ile bir kulübün, 10 yılda nasıl batırıldığına, kötü yönetimler ile nasıl çaresiz bırakıldığına dair en iyi örneklerden biri Bursaspor.

Özellikle şehir takımlarının sahip olduğu altyapı ve taraftar avantajları ile Türk futbolunda bir kültür sahibi olan Bursaspor, her dönem altyapısından oyuncu sundu futbol dünyasına.

Kimi zaman yurt dışına oyuncu satarken, kimi zaman da 4 büyüklerin oyuncusunu almak için rekabete girdiği tok satıcı oldu.

Ve şimdi, o tok satıcının ışıkları sönük ve kapkaranlık bir tünelin içinde kurtulmayı bekliyor.

1-.jpg

Kulüpler oksijen çadırına alındı

Bununla beraber geçen hafta içinde, Bankalar Birliği ile 4 büyük kulüp arasında borç yapılandırılması için anlaşma sağlandı ve büyük kulüpler rahat bir nefes aldı.

Bu anlaşmaya bakıldığında, dolaylı yoldan kulüplerin en zor zamanında devlet desteği devreye girmiş ve uzun vadeli anlaşma ile kulüpler oksijen çadırına alınmış oldu.

Aslında kulüplerin ve futbol sisteminin, bu anlaşmadan daha büyük ve daha önemli bir desteğe ihtiyacı var devletten.

Türk spor sisteminin öncelikle, federasyonlar ve kulüpler ile ilgili spor yasasına ihtiyacı var. Kulüpleri boşaltan, batıran ve çaresiz bırakan yöneticilerin, yaptıkları borçlardan sorumlusu olması gerekiyor artık.

Milyonlarca lira borçtan sonra, arkasına bakmadan elini kolunu sallaya sallaya giden yöneticilerin ve menajerlik işlemlerinin kontrol altına alınması gerekiyor öncelikle.

2-.jpg

Spor yasası ile kulüpler, yöneticilerden korunabilir

Batık kulüpler tarlası bu topraklar. Bir kulübü, elektrik parasını bile ödeyemeyecek durma getirmiş menajerler ve yöneticiler ile yüzleşmeli artık futbol sistemi.

Mesela yılda ortalama 23 transfer yaparak, düzenli olarak zarara uğratılan Bursaspor'u sorgulamak zorunda futbol dünyası.

Nasıl olsa kurtarırlar diye daha çok soyulan kulüpler, devlet eli ile kurtarılmamalı belki de bu yüzden.

İskoçya'da Rangers, İtalya'da Parma, Fiorentina, Almanya'da Borussia Dortmund gibi en dipten kendi kendine çıkmalı belki de batık kulüpler.

Türkiye'de son yıllarda, özellikle de futbolda yatırım ve gelişim, yapılan statlar üzerinden görüldü. Devlet desteği ile yapılan stat sayısı arttıkça, stat içindeki oyun da azalmaya başladı.

Motoru olmayan, fiyakalı arabalar gibi oldu statlar. Kimisi çimlerine bakamadı, kimisi de elektrik parasını ödeyemedi. Statlar yenilendi ama futbol daha fazla devlete muhtaç hale geldi. 

Delik değiş edilmiş bu sistemde, kulüplerin hemen hemen hepsi batık ve çoğu kurtarılmayı bekliyor.

Bu yüzden öncelikle kulüplerin, koruma altına alınması gerekiyor. Bunun için de spor yasasına ihtiyacı var bu sistemin.

Belki bu şekilde, başka Bursasporların elektriksiz kalması engellenebilir.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR