İtalyan bonfile salatası

İtalyan mutfağı dendiğinde bizim memlekette genelde pizza ve makarna akıllara ilk gelen yemeklerdir. Elbette en tipik yemekler bunlar ancak İtalyan mutfağı çok daha geniş bir çeşitliliğe sahip. 

Bir dönem, Covid-19 belası yokken ve önceki işyerimde çalışırken iş nedeniyle çok sık İtalya’ya yolum düşerdi. Hatta İtalya ilk Covid-19 vakasını duyurduğu sıralar oradaydım, o da son yurtdışı seyahatim oldu zaten. Neyse, işte bu seyahatler sayesinde İtalyan mutfağı hakkında kendimi oldukça geliştirebilme imkânım da oldu haliyle. 

Bu sıralar yine düşük kalorili yemek alternatifleri arayışında olduğum için, geçenlerde aklıma İtalya’da ara sıra yediğim bir ızgara et servis şekli geldi: Tagliata di manzo. Tagliata, İtalyanca 'kesmek' anlamına gelen 'tagliare' fiilinden geliyor, 'manzo' da sığır demek, yani aslına bakarsanız oldukça düz mantıkla dilimlenmiş biftek demek. Evet, yemeğin ana parçası ızgarada mühürlenen bir et, ancak bence esas tipik ve lezzetli kılan şey yanında servis edilen roka ve parmesan. Aslında İtalya’da en popüler ızgara et çeşidi muhtemelen Bistecca alla Fiorentina, yani ızgarada pişen dev t-bone steakler, ancak 1-1,5 kg. ağırlığındaki bu arkadaşları yemek için bayağı bir kalabalık olmanız gerekir, o nedenle tagliata di manzo benim her zaman tercihim olmuştu. 

Malzemeler:

- 500 gr ızgaralık dana eti (tercih bonfile)
- 1 bağ roka
- 200 gr mantar (isteğe bağlı)
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- Balzamik sirke
- Limon suyu
- Tuz, taze çekilmiş karabiber 

Bu tarifte ızgaralık olarak bonfileyi öneriyorum ancak her türlü ızgaralık parça kullanılabilir. Antrikot, kontrfile gibi parçalarla da gayet lezzetli olacaktır. İtalya’da bu yemeği istediğiniz zaman eti bütün olarak sadece mühürleyip, 5 dakika beklettikten sonra ince dilimlere keserek servis ederler, içi oldukça az pişmiş olur. Elbette bu şekilde yapabilirsiniz, ben en son yaptığımda elimde bulunan bonfile dilimlerini hızlıca mühürleyerek pişirdim, o da gayet lezzetli oldu. Dilerseniz eti bir gün önceden zeytinyağı, taze biberiye ve sarmısaklı bir karışımla marine de edebilirsiniz.

Rokaları yıkayın. Bir kâsede zeytinyağı ve limon suyu ile karıştırın. Üzerine ufak bir tutam tuz serpin. 

Mantarları ince dilimleyin. Bir tavada az zeytinyağı, tuz ve karabiberle soteleyin. Arzu ederseniz bir diş sarımsağı incecik doğrayıp ekleyebilir, bir iki taze kekik sapı da gezdirebilirsiniz. Mantarlar pişince bir kaba alın, tavanızı bir kâğıt havluyla silin. 

Tavaya çok az zeytinyağı ekleyerek ısıtın ve daha önce üzerini tuzladığınız etinizi pişirmeye başlayın. Burada dediğim gibi tipik olan etin sadece dışının mühürlenmesi, ancak bu şekilde yeme alışkanlığı bizim memlekette çok nadir olduğu için eti sevdiğiniz şekilde pişirin. Benim önerim, orta pişmişten fazla olmamalı. Bunun için 500 gramlık bir eti yüksek ateşte her iki yüzünü de en fazla 5’er dakika olacak şekilde pişirmenizi öneririm. Eti pişirdikten sonra üzerine biraz taze çekilmiş karabiber serpin, birkaç damla zeytinyağı ve balzamik sirke damlatarak bir beş dakika bekletin. Karabiberi bu sıralar eti pişirdikten sonra eklemeye başladım, yanıp lezzeti bozulmadan daha çok seviyorum sanırım. 

Tabaklarınıza önce rokaları yayın, üzerine et dilimleri ve mantarlarınızı yerleştirin. Biraz daha balzamik sirke ve zeytinyağı gezdirin. En son olarak, bir soyma bıçağıyla incecik parmesan dilimleri kesip yemeğin üzerine serpin. 

Keyifli bir pazar günü dilerim. 

Bu yazı Duvar'dan alınmıştır


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR