Müzisyen dernekleri anlatıyor: Covid-19 müzik sektörünü nasıl etkiledi? (2)

Müzisyenler birçok kentte enstrümanlarını önlerine koyarak sessizce eylem yapmıştı. (Fotoğraf: Zeynep Kuray)

TÜKENMEZ HABER- Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler kapsamında getirilen kısıtlamalar, bu süreçte hayatlarını sürdürmeleri için gerekli desteği de alamayan birçok müzisyenin büyük zorlukar yaşamasına neden oldu. Maddi zorluklar yaşayan müzisyenlerin bazıları estrümanlarını satarken, bazıları ise hayatına son verdi.

İzmir Müzisyenler Derneği Başkanı Oktay Çaparoğlu, koronavirüs salgını sürecinde yaşadıkları sorunları Tükenmez Haber'e anlattı.

'EKMEĞİMİZ KÜÇÜLDÜKÇE KÜÇÜLDÜ'

"Sokak sanatçıları pandemiden en ağır etkilenenlerden" diyen Çaparoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Yasaklar nedeniyle sokaklarda, ana caddelerde, metrolarda, halka açık alanlarda artık eski yoğunluk ve insan trafiği olmadığı için ciddi bir gelir kaybı söz konusu oldu. Aynı zamanda mekanlarda çalışan müzik emekçileri de sokak müziği yapmaya başladıkları için performans sergileyen müzisyen sayısı 10'a katlandı. Ekmeğimiz küçüldükçe küçüldü."

'MÜZİK ALETLERİNİ SATIP EVİNE ERZAK ALANLAR VAR'

Süreçten etkilenen müzik emekçileri için dayanışma ağı örmeye çalıştıklarını söyleyen Çaparoğlu, "Her gün onlarca telefon alıyoruz. Kiralarını, faturalarını ödeyemiyorlar. Müzik aletlerini satıp evine erzak alanlar, anne ya da babasının emekli maaşıyla geçinmek zorunda kalanlar var" dedi.

'ÇOĞU MÜZİSYEN KİRALIK EVİNİ BIRAKIP AİLESİNİN YANINA TAŞINMAK ZORUNDA KALDI'

"Pandemi sürecinde şehir dışında olup sokakta kalan, sokak müzisyeni dostlarımız var" diyen Çaparoğlu, şunları kaydetti:

"Üç ay boyunca ne barınma sorununu çözüp bir yere yerleşebildiler ne de düzenli beslenebildiler. Şehirlerarası yolculuk yasak olduğu için gittikleri yerlerde kaldılar. Ailesi burada kendisi başka şehirdeyken pandemiye yakalanan müzik emekçileri vardı. Aileleri ziyaret ederek kira ve erzak desteğinde bulunduk. Çoğu müzisyen kiralık evini bırakıp ailesinin yanına taşınmak zorunda kaldı."

'MÜZİĞİ GERİ DÖNMEMEK ÜZERE BIRAKMAK DURUMUNDA KALAN BİRÇOK MÜZİSYEN OLDU'

WhatsApp'ta 4 ayrı grup oluşturduklarını söyleyen Çaparoğlu, "Bilgilendirme ve haberleşme grupları, 700'den fazla müzisyen ekli. İzmir'in üstad, yaşlı müzisyenleri ile iletişim kurduk. Ailesinde bakmakla yükümlü olduğu yatalak, hasta, engelli olan müzisyenler var. Küçük de olsa destek olduk. Müzisyenler, çok para biriktirebilen insanlar değil. Büyük orkestralarda çalan emektar müzisyenler bile ciddi yokluklarla karşılaştı. İş değiştiren, müziği geri dönmemek üzere bırakmak durumunda kalan birçok müzisyen oldu. Genelde tarım, inşaat veya kuryelik gibi sektörlerde iş buldular" dedi.

'ÇOK ZOR HİKAYELERE TANIK OLDUK'

"Çok zor hikayelere tanık olduk" diyen Çaparoğlu, şunları söyledi:

"İzmir Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla 500'den fazla müzisyene 2'şer kez erzak dağıtımı yaptık. İzmir'de ilçe belediyelerin müzisyenlere yönelik erzak dağıtımını sağladık. Yine 2021 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi, müzisyen dernekleri aracılığıyla bin müzisyene erzak ve hijyen paketi desteği verdi. Yine geçtiğimiz ay erzak yardımı aynı kanallar aracılığıyla yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, fuar konserleri düzenleyerek 500 müzisyene 500'er TL'lik yardım yaptı."

'BU TARZ ADIMLAR KALICI ÇÖZÜM ÜRETMEKTEN UZAKTA'

Kültür ve Turizm Bakanlığı dahil bir çok kurumla aylardır görüşmeler yapıldığını belirten Çaparoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"2020 Aralık ayı boyunca bizim de dahil olduğumuz 23 kurumla telekonferans gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kayıt-dışı, güvencesiz çalışan müzisyenler için yapılacak olan 'Müzik Susmasın' adlı kampanyayı başlattı. 4 ay boyunca 15 bin kişiye biner TL yardım yapılması kararlaştırıldı. Başvuru sürecinde 33 bin müzisyene yardım kararı çıktı. Bu çalışmanın bir amacı da genel durumu tespit etmek. Bu tarz çalışmalar bir soluk olsa da maalesef kalıcı çözüm üretmekten uzakta adımlar. Yeterli olmasa da en azından ülke genelinde kültür ve sanat emekçilerinin örgütlendiği kurumlarda canlanmaya neden oldu. Ancak bunlar sadece günü kurtaran, uzun vadede nereye kadar süreceği belli olmayan, salgında karşı karşıya kalınan maddi sıkıntılara çare olmayan çalışmalar. Sosyal devlet ilkesi gereği; ilgili resmi kurumların, sanat kurumlarını, sanat örgütlerini il-ilçe bazında oluşturulan sanatçı platformlarını dinlemesi, sanatçıların taleplerini esas alarak salgın sonuna kadar yoksulluk ve yoksunluk yaşayan sanatçılar için bir destek programı hazırlanması elzemdir. Kayıt dışı çalışmanın son bulması, sanat işkolu kapsamında sanatçıların sigortalılığı ve sosyal güvenlik sistemine uygun şartlarda dahil edilmesi artık kalıcı ve etkili bir çözüm olarak kendini dayatıyor."

'CANLI MÜZİK YASAĞI EĞLENCE SEKTÖRÜNE AĞIR BİR DARBE VURMUŞ OLDU'

Haziran 2020'de normalleşme sürecinin kısmen de olsa başladığını ancak bu dönemde işsiz kalan müzisyenler açısından yetersiz bir istihdam olanağı sunulduğunu söyleyen Çaparoğlu, "Mekanların çoğu kapalı kaldı ya da canlı müziğe ara verdi. Düğünler de pandemi kurallarına uyularak yapıldığı için çoğunlukla müzik yayınları dj aracılığıyla gerçekleşti. Zaten 4 ay içinde önce 00.00'a, ardından 22.00'ye çekilen canlı müzik yasağı eğlence sektörüne de, bizlere de ağır bir darbe vurmuş oldu" dedi.

'MÜZİK BİR YIL DAHA SUSACAĞA BENZİYOR'

"Müzik piyasası üzerinde bu kadar yasak ve engellemenin oluşması, insanların sorumsuz davranışlarının müzisyenlerin geçimlerine dönük yaptırımlar ile cezalandırılması çok manidar geliyor" diyen Çaparoğlu, şunları kaydetti:

"Müzik yapılan mekanlarda alınması gereken önlemlere uyulmamasının faturası müzik ve sahne emekçilerine çıkarıldı. Neredeyse Kasım 2019'dan itibaren çeşitli yaşanan olumsuzluklar, sel, deprem, İdlip saldırısı ile gelen ölüm haberlerinden başlayarak susturulan müzik nedeniyle müzisyenler düzenli gelir elde etme imkanı bulamıyor. Müzisyenler, Covid-19 nedeniyele getirilen yasak ve kısıtlamalar nedeniyle ekonomik, sosyal yoksunluk ve mağduriyetler yaşıyor. Müzik emekçileri, geçimleri için alternatif iş arayışlarına yönelmek zorunda kaldılar. Müzik bir yıl daha susacağa benziyor."

'İNTİHARLAR SADECE PARASIZLIKLA AÇIKLANMAMALI'

"Son 3 ayda İzmir'de 3, Ankara'da bir, Adana'da 2, Osmaniye'de bir müzisyen arkadaşımız salgının yarattığı sosyal-psikolojik ve ekonomik baskı ve belirsizliklerin de etkisiyle yaşamına son verdi" diyen Çaparoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Mesleklerini icra edememek, müzikten uzak kalmak, kendi emeğiyle ekmeğini kazanamamak, sosyal destekten, asgari geçim standardından, insani yaşam koşullarından uzakta çaresizlik duygusuyla baş etmek ruhumuzda derin onarılmaz yaralar açıyor. İntiharlar sadece parasızlıkla açıklanmamalı. Toplumsal, ekonomik, psikolojik baskılar karşısında direncimizin kırılması maalesef büyük rol oynamakta."

MÜZİSYENLERİN TALEPLERİ

Bir an önce mekanların gerekli önlemler alınarak açılması gerektiğini söyleyen Çaparoğlu, taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • Vergi ve SGK'dan muaf tutulması
  • Kira desteği ve istihdamı teşvik edici sosyal politikaların uygulanması
  • İnsanların ekmeklerini kazanır hale gelmelerinin sağlanması
  • Kayıt dışı çalışmaya karşı tüm sanatçıların ve diğer sektörlerdeki işçi ve emekçilerin sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması
  • Sigortalılığı kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemeler yapılması
  • Sanatı ve sanatçıyı koruyan, sanatını icra ederek ekmeğini kazanmasını sağlayacak program ve projelerin uygulanması

'TÜRKİYE ESNAF PLATFORMU ADIYLA ÖRGÜTLENİYORUZ'

"Ülkemizde kayıtdışı çalışan 350-400 bin civarında müzisyen olduğunu tahmin ediyoruz" diyen Çaparoğlu, sözlerine şöyle son verdi:

"Pandemi sürecinde 50 bin civarında müzisyene ulaşan platformlar oluşturduk. Bu platformlar aracılığıyla bakanlığa, yerel yönetimlere ve çeşitli kurumlara, taleplerimizi ilettik ve sorunlarımıza çözüm bulunması için atılacak adımlarla ilgili görüşlerimizi paylaştık. Türkiye çapında taleplerimizin kabul edilmesi için derneğimizin de dahil olduğu Türkiye Esnaf Platformu adıyla örgütleniyoruz. Ayrıca pandemi boyunca ülke genelinde müzisyenler ve diğer sanat dallarından kültür sanat emekçileri ile birçok platform çatısı altında bir araya gelerek çeşitli eylem, etkinlik ve sosyal dayanışma pratikleri ördük. 1 Mart'ta 7 ilde eş zamanlı basın açıklamalarımız oldu. Amacımız sadece bu sürece dair değil yarın yine olası bir kapanma durumunda taleplerimizin dikkate alınmasını sağlamaktı. Benzer eylem ve etkinlikler devam edecek."


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR