CHP ve DEVA'dan İstanbul Sözleşmesi için Danıştay'a başvuru

Fotoğraf: AA

CHP ve DEVA Partisi, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının iptali için Danıştay'a başvurduklarını açıkladı.

'İZİN VERMEYECEĞİZ'

İstanbul Sözleşmesi'nin feshine dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın "yok hükmünde" sayıldığını belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Nazlıaka "İstanbul Sözleşmesi"nin tam adının, "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi" olduğunu, sözleşmesinin feshini, "bir gece yarısı" öğrendiklerini söyledi.

Aylin Nazlıaka, şöyle konuştu:

"Erdoğan'ın imzasıyla alınan karar, 20 Mart tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Tek cümlelik bu karar, ne bir gerekçe içeriyor ne de bir açıklama. Erdoğan iktidarı döneminde 18 yılda en az 7 bin 500 kadın sırf kadın oldukları için katledildi. Tanımadığımız ve tanımayacağımız fesih açıklamasının üzerinden 12 saat bile geçmeden 6 kız kardeşimiz daha yaşamdan koparıldı. Tam da bu yüzden 'İstanbul Sözleşmesi kadınların can simididir' demeye devam edeceğiz. Atamızın sayesinde dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinden daha önce eşit haklara sahip olan biz kadınlar, haklarımızın gasbedilmesine asla izin vermeyeceğiz."

Sözleşmeyle ilgili gerçek dışı beyanlarla bir karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade eden CHP'li Aylin Nazlıka, "Diyorlar ki sözleşme eşcinselliği teşvik ediyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Özlem Zengin'in de belirttiği  gibi sözleşmede eşcinsellikle ilgili hiçbir madde yoktur. Şunu net olarak belirtmeliyim ki sözleşme mağdurun haklarını herhangi bir ayrım gözetmeksizin güvence altına almaktadır. LGBTi+ bireyler dahil, herkesin insan haklarına sahip çıkmaktadır." diye konuştu. 

Toplumun büyük çoğunluğunun sözleşmeden rahatsız olduğunun ve iptalini istediğinin iddia edildiğini de söyleyen Nazlıaka, bu konuda Temmuz 2020'de yapılan araştırmaya göre, toplumun sadece yüzde 17'sinin sözleşmeye karşı olduğunun ortaya çıktığını aktardı. 

Aylin Nazlıaka, sözleşmeye dünyada her yerden tepki bulunduğunun da öne sürüldüğünü ifade ederek, "Bu sözleşme, şiddete karşı sıfır tolerans tanıyan en kapsamlı sözleşme olması nedeniyle sadece Avrupa'da değil dünya genelinde 'altın standart' olarak kabul edilmektedir." dedi. 

Nazlıaka, "Sözleşme yüzünden 'kadının beyanı esastır' diyerek, hiçbir delil olmaksızın erkekler hapse atılmaktadır." anlayışının da "sözleşmenin boşanmaları arttırdığı" söyleminin de gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. 

'ANAYASA'YA AYKIRI'

Sözleşmenin imza tarihi 2011'de ve Mecliste onaylandığı 2014'te milletvekili olduğunu, o dönemde sözleşmeye siyasi parti ayrımı yapmaksızın destekte bulunduklarını belirten Aylin Nazlıaka, sözleşmenin el birliğiyle Meclis'ten geçtiğini anlattı. 

Nazlıaka, Türkiye'nin kanun ile katıldığı bir uluslararası sözleşmeden idari bir kararla çıkılamayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali istemiyle bu sabah Danıştayda dava açtıklarını belirten Aylin Nazlıaka, şöyle devam etti:

"CHP Kadın Kolları olarak, Danıştaya açtığımız bu dava ile hukuk devletinin işlerliğinin kanıtlanmasını bekliyor, savunulacak tek bir kelimesi bile bulunmayan bu kararın ivedilikle iptal edilmesini talep ediyoruz. Şu çok net bilinmelidir ki İstanbul Sözleşmesi yürürlüktedir. Meclisteki tüm partilerin oybirliğiyle kanunlaşan İstanbul Sözleşmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yani milletin iradesi yok sayılarak feshedilmesi mümkün değildir. Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu uluslararası bir sözleşmeden 'boş ol' denilerek çıkılamaz, bu uygulama Anayasa'ya aykırıdır."

'İŞKENCE VE KADER OLMAKTAN ÇIKARAN BİR ÖZLEŞME'

DEVA Partisi İstanbul İl Teşkilatı da kararın iptali için Danıştay'a başvurdu. DEVA Partisi İstanbul İl Kadın Politikaları Başkanı Bahar Kayserilioğlu'nun da aralarında bulunduğu Deva grup, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı.

 Kayserilioğlu, " İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının iptali için Danıştay'a dava açmış bulunuyoruz. Şiddete suskun kalmayacağız. İstanbul Sözleşmesi, aile kurumu ya da geleneksel aile yapısı için bir tehdit değildir. Aksine aile kurumu içinde şiddet gören kadın ve kız çocuklarını koruyan, şiddeti yaşam boyu süren işkence ve kader olmaktan çıkaran bir sözleşmedir" dedi.

Tükenmez Haber, AA


PAYLAŞ