Ali Koç, yerel futbol sistemine mağlup oldu

Yıllar geçiyor, başkanlar, teknik adamlar, futbolcular ve futbol değişiyor ama Türkiye'de kulüpler için bazı şeyler hiç değişmiyor.

Kişilerin ön planda olduğu, sistemsizliğin sistem olduğu ve istikrarsızlığın istikrar olduğu bu topraklarda, her jenerasyon başarısızlıktan ve zaman kaybından payını da fazlası ile almış oluyor.

Ve Avrupa futboluna uyumsuz bu yerel düzen, hiç kimsenin ve hiçbir kulübün değişmesine de izin vermiyor.


Ali Koç, yaklaşık 20 yıl kulübü yöneten Aziz Yıldırım'dan, değişim ve sistem vaadi kulübü devraldığında, sadece Fenerbahçe camiası değil, herkes bir değişim bekliyordu.

Uluslararası bir modeli benimseyeceğini vadeden Ali Koç, aradan geçen 2,5 yılda ya yerel futbol düzenine yenildi ya da vadettiği modele inancı kalmadı.

Bu dönemde Fenerbahçe yönetimi, popülist futbol kültürü ve spor medyasının da etkisi ile geçmişin benzer tercihlerini yaptı bir şekilde.

Aslında yıllardır kendine, uygun bir teknik adam aramakla geçirdi zamanını Fenerbahçe. Doğru kişiyi arıyordu ve sürekli aynı kriterlere bakıyordu.

Kriterleri, genç, hırslı ve başarıya aç olmasıydı. Ve bu kriterlere ek olarak teknik adamın, camianın içinden gelmesi de önemliydi.

Bazen kendi Fatih Terim'ini aradı, bazen de eski oyuncularından medet umdu Fenerbahçe.

Geçmişten bugüne bu isim bazen Aykut Kocaman, bazen İsmail Kartal, bazen Vítor Pereira, bazen Phillip Cocu bazen de Erol Bulut oldu.

İki başkan, benzer tercihler ve benzer sonuçlar

Bu süreçlerde, başkanlar değişse de sorunlar ve tercih sebepleri değişmedi.

İki başkan da sportif direktör olarak çalıştıkları isimleri, teknik direktörlüğe getirdi. İki başkan da yeri geldiği zaman transfer yapmaktan çekinmezken, meydan okumayı bu transferler üzerinden yaptı.

İki başkan da sportif kararları ve sorunları bir süre reddetmekten geri kalmadılar. Ve iki başkan da bazen taraftar duygusallığı ile karar verdiler.

Aziz Yıldırım döneminde ilk 2,5 yıllık dönemde 5 teknik direktör görev alırken, Ali Koç'un aynı döneminde de 5 teknik direktör görev yaptı.

Aslında Ali Koç'un elinde büyük bir hazine vardı. Çünkü geçmişin Fenerbahçe'sinde her türlü hata yapılmış, denenmiş ve sonuçları da ortada idi. 

Bununla beraber değişim vaadi ile başlayan bu yeni dönemde, Ersun Yanal, Emre Belözoğlu, Erol Bulut, Volkan Demirel, Selçuk Şahin, hepsi Fenerbahçe tedrisatından geçmek yerine Fenerbahçe öğütmesinden geçtiler.

Hepsinin ortak özelliği kendilerini çok iyi Fenerbahçeli olarak tanımlamalarıydı. Fenerbahçe'de görev almak ana hedef olunca, zamanlama, hedef, planlama ve hangi koşullarda geldikleri çok önemli olmadı.

Ve şimdi de tekrar başladığı yere dönüyor Fenerbahçe.

Türkiye'de futbol, yerel bir oyuna dönüşüyor

Türkiye'de futbol kültürü belli bir sistemi ve kurumsallaşmayı reddeden bir şekilde işliyor. Bu kültür, güçlü kişiler ve onların medya desteği üzerine şekilleniyor.

Sürekli kurtarıcı arayan kulüpler ve futbol sistemi, bu yüzden kişileri kutsallaştırıyor. Bu yüzdendir ki Erol Bulut'un başarısızlığı, Emre Belözoğlu'nu teğet geçiyor.

Bu yüzdendir ki sportif direktörlükten, teknik direktörlük görevine geçen Aykut Kocaman'ı elleri havada karşılayan spor medyası, aynı şekilde karşılıyor Emre Belözoğlu'nu.

Yıllar geçse de aynı şeyler yaşanıyor ve bu üretemeyen sistem yerel bir oyuna dönüyor.

İşte bu yerel sistemde Fenerbahçe sene başında yanlış teknik adam değil, aslında yanlış sportif direktör seçmişti. Çünkü futbol artık, kimi seçtiğin değil, hangi kriterlere göre seçtiğini sorguluyor.

Ve yapılan seçim, zincirleme sonuçlar yaratıyor. Teknik adam seçimi, şampiyonluk kaybı, maddi kayıp, zaman kaybı ve Ömer Faruk Beyaz gibi genç bir değer kaybına kadar götürüyor bir kulübü.

Bu yüzden Türkiye'de sistem ve düzen kurmak isteyen kulüplerin, tercihlerini yerel kaynaklardan yapması, pek gerçekçi durmuyor. 

Ve yaşanan süreçte, uzun vadeli bir planlama ve uzun vadede altı dolu  bir başarıdan çok, popülist futbol iklimi ve tartışmalarına saplandı Fenerbahçe.

Ve bu şekilde de yerel futbol sistemine mağlup oldu Ali Koç.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR