Çerkezoğlu: 1 Mayıs’ı en yaygın biçimde kutlayacağız

1 Mayıs ikinci kez koronavirüs gölgesinde kutlanacak. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 1 Mayıs hazırlıklarını anlattı.

Çerkezoğlu, 1 Mayıs’ın kısıtlamaların yaşanacağını güne geldiğini söyleyen Çerkezoğlu, “Dolayısıyla son yapılan hafta sonu kısıtlamalarıyla birlikte aslında fiilen 1 Mayıs’ı yasaklayan bir yaklaşım söz konusu. 1 Mayıs o kadar önemli, o kadar anlamlı o kadar güçlü bir gündür ki, 1 Mayıs yasaklara sığmaz” şekilde konuştu.

Evrensel’den Serpil İlgün’e konuşan Arzu Çerkezoğlu’nun yanıtlarının bir bölümü şöyle;

DİSK olarak işçi ve emekçiler açısından çok daha zorlayıcı koşullar altında karşılanacak olan 2021 1 Mayıs’ı hazırlıklarına başladınız mı? 1 Mayıs yol haritanız nasıl olacak?

1 Mayıs’la ilgili hazırlıklara tabii ki başladık. Afişlerimiz, bildirilerimiz hazırlandı, işyerlerine, sendikalarımıza ulaşmaya başladı. Sendikalarımızla birlikte DİSK olarak bir çalışma programı oluşturmak üzere toplantılarımız da başladı. 1 Mayıs her dönem çok önemlidir kuşkusuz. İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’dür bir yanıyla. Bir yanıyla Türkiye’de çok önemli bir tarihsel gerçekliği de ifade eder, tarihsel bir sürecin de simgesidir, kayıplarımız vardır, aynı zamanda anma günümüzdür 1 Mayıs. Mücadele günümüzdür. İşçi sınıfının bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de taleplerini, hedeflerini, gelecek dünya düşlerini ifade ettiği bir gündür. 1 Mayıs eşitlik içinde, adaletin olduğu, demokrasinin tüm kurallarıyla işlediği, barış içinde bir ülkede yaşama isteğimizdir. Pandemi sürecinde, yani insanı, emeği, doğayı yok sayan, bütünüyle piyasanın kuralları üzerinden şekillenen bu sistemin artık iflas ettiğini çok açık biçimde görüldüğü bir dönemde, bir başka toplumsal düzen talebinin de ifadesidir 1 Mayıs.

Geçtiğimiz yıl korona nedeniyle kitlesel kutlamalar yapılamamış, buna karşılık yerel kutlamalar ağırlık kazanmıştı. Yerel kutlamaların her dönem önemli olduğu tespitinden hareketle, DİSK olarak fabrikalara, işyerlerine nasıl bir planlamayla gideceksiniz?

Geçen sene evet, pandeminin ilk aylarındaydık ve kitlesel buluşmalar olmadı, bu yıl da yine vaka sayılarının artmaya başladığı bir dönemde 1 Mayıs’a gidiyoruz. Dolayısıyla bir taraftan pandeminin zorlayıcı, baskılayıcı bir süreci var ama aynı zamanda 1 Mayıs’ta işyerlerinden başlayarak, alanlara, meydanlara kadar bütün işçi sınıfının kendi taleplerini ifade etme talebi ve coşkusu da var. O nedenle biz 1 Mayıs’ı işyerlerinden başlayarak alanlara, meydanlara taşıyacak bir biçimde ve 1 Mayıs’ı bir hafta olarak, bir emek haftası olarak örgütlemek ve bütün mücadele araçlarını da kullanarak işyerleri başta olmak üzere, en yaygın biçimde 1 Mayıs kutlamalarımızı yapmak istiyoruz. 1 Mayıs cumartesi gününe geliyor. Dolayısıyla son yapılan hafta sonu kısıtlamalarıyla birlikte aslında fiilen 1 Mayıs’ı yasaklayan bir yaklaşım söz konusu. 1 Mayıs o kadar önemli, o kadar anlamlı o kadar güçlü bir gündür ki, 1 Mayıs yasaklara sığmaz. Ne alan yasaklamasına, ne gün, saat yasaklamasına sığabilecek bir gündür. Çünkü 1 Mayıs, işçiler açısından çok temel bir ihtiyaçtır. Pandemide bu çok daha net bir şekilde görülmüştür. Bu koşullar altında 1 Mayıs’ı en kitlesel, en coşkulu biçimde nasıl kutlayacağımıza ilişkin görüşmelerimiz, toplantılarımız sürüyor. Diğer tüm emek örgütleri, demokrasi güçleriyle beraber 2021 1 Mayıs’ını pandemi koşullarda en kitlesel, en coşkulu biçimde ve amacına uygun bir biçimde kutlamak için bir yol haritası ve programı önümüzdeki günlerde paylaşırız.

Bu yılın 1 Mayıs teması ve öne çıkan talepleri ne olacak?

 

Pandemi nedeniyle sağlık talebi önemli, en genel başlık olarak söylersem, “sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam” talebi bu yılki 1 Mayıs’lara damgasını vuracak. Pandeminin bir yılını geride bıraktığımız süreçte görülüyor ki, yeni bir toplumsal düzen şarttır. Bunun için de taleplerimizi bu çerçevede oluşturacağız ve ücretsiz izin dayatmasından Kod 29’un kaldırılmasına, insanca yaşayabileceğimiz bir ülke talebine kadar güncel taleplerle bu süreci örgütleyeceğiz.

Diğer emek örgütleriyle de görüşeceğinizi söylediniz. Ortak temalar, talepler belki daha kolay aşılacak kısım ancak alan ayrışması nedeniyle ayrı kutlama kararları da alınabiliyor, bu da 1 Mayıs’ın gücünü zayıflatıyor. Bu yıl, benzer bir durum yaşanabilir mi ve DİSK olarak özellikle İstanbul için bir adres gösterecek misiniz?

1 Mayıs’ı işçi sınıfının kendi belirlediği tarihsel, politik, güncel olarak en kuvvetli alanlarda kutlama talebi son derece doğrudur ve hem tarihsel, hem güncel olarak da çok temel bir talebimizdir. Türkiye’de 1 Mayıs’ın simgesi açısından baktığımızda, yani sadece İstanbul için değil, Türkiye hatta dünya ölçeğinde de baktığımızda Taksim Meydanı son derece önemli bir değere sahiptir. Bu açıdan DİSK olarak başta Taksim Meydanı olmak üzere ülkenin dört bir tarafında, bütün kentlerde, kentlerin merkezi meydanlarında 1 Mayıslarımızı kutlamak istiyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Tabii ki 1 Mayıs’a hangi taleplerle gittiğimiz ve işyerlerinden başlayarak bu talepleri nasıl örgütlediğimiz de son derece önemli. Bu çalışmaları sürdüreceğiz.

Diğer konfederasyonlar Taksim konusunda farklı pozisyon alırlarsa bunda bir ısrarınız olacak mı?

DİSK olarak kendi karar mekanizmalarımız içerisinde bunları konuşacağız. Diğer konfederasyonlarla ortak bir tutum almayı önemsiyoruz ama DİSK’in ilkeleri, DİSK’in tarihsel duruşu açısından bakıldığında, ya da güncel politikalar açısından bakıldığında gerektiğinde farklı duruşumuz, tutumumuz olmuştur bugüne kadar. Önümüzdeki dönem açısından da mümkün olduğu kadar tabii birlikte, ortak, konfederasyonlar, meslek örgütleri, emek örgütleri, demokrasi güçleriyle dayanışmanın en üst düzeye taşınabildiği biçimde 1 Mayıs’ı kutlamak bizim için de esastır.

Netleştirmek için soralım; bu yıl da işyerlerinde, fabrikalarda yerel kutlamalar ağırlık kazanacak ve bu yönde platformlar kurulması hızlanacak mı?

Doğru. Pandemi birçok şeyi engelledi ama bu süreçte işyeri eylemleri, işyeri etkinlikleri açısından bölgelerdeki, yerellerdeki eylemler etkinlikler, buluşmalar çok daha yaygın biçimde gerçekleşti. Bunu geçtiğimiz 1 Mayıs’ta gördük, bunu kıdem tazminatı eylemlerinde gördük, bunu 8 Martlarda gördük. Büyük kitlesel buluşmalar yapılamadığı için pandeminin böyle bir yanı da oldu. Bu 1 Mayıs’ta da her yıl olduğu gibi işyerlerinde çok yaygın etkinlikler, kutlamalar gerçekleştirmek istiyoruz. Özellikle işyerlerinde, fabrikalarda yerellerde yapılacak eylem ve etkinliklerin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Örneğin geçen yıl 1 Mayıs akşamı evlerin balkonlarından 1 Mayıs marşları okundu, hanelere kadar taşınan 1 Mayıs süreci son derece anlamlı oldu. Dolayısıyla bu yıl bu süreçleri bir haftalık bir döneme yayarak, çok yaygın bir biçimde 1 Mayıs’ı ve 1 Mayıs mücadelesini planlamak ve bunu gerçekleştirmek için çalışmalara başladık diyebilirim.


PAYLAŞ