Bildiride imzası olmayan amiralden tepki: Tarihe kara leke olarak geçti

Emekli Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, Montrö Sözleşmesi ve “cübbeli-sarıklı general” hakkındaki fikirlerini bir bildiri ile yayımlayan 104 emekli amirale gösterilen tepkiyi eleştirdi.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuşan Güner, amiraller hakkında yapılan açıklamaları şöyle değerlendirdi:

Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği noktada, komutanlarının yaptıklarına hemen hüküm verip ‘Edepsizlikle' suçlayan bir Sahil Güvenlik Komutanlığı! İçlerinde bir zamanlar kendilerine de komutanlık yapmış olan büyüklerini ‘Edepsizlik yaptılar' diye yargılıyor. Bu sözleri söyleyenler şimdiden tarihe ‘Kara leke' olarak geçmiştir.

Güner, Montrö konusundaki görüşlerini de şöyle açıkladı:

Montrö Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin güvenliğini ön planda tutar. Montrö'yü değiştirme girişimi (Kanal İstanbul dahil) Türkiye'ye kötülüktür. Montrö Sözleşmesi'nin Türkiye'ye sağladığı en büyük dezavantaj nedir? Türkiye; ticaret gemilerini, küçük bir sağlık vergisi dışında, hiçbir ücret ödemeden geçirmek zorundadır. Ancak, Karadeniz'in bir Türk gölü olduğu süre hariç, yüzyıllar boyunca, Osmanlı da yüzde yüz egemen olmamıştır. Yüzyıllardır, tam bir hakimiyetin söz konusu olmadığı Türk Boğazlarında; Türkiye kendini savaş tehdidi içinde hisseder veya bir savaşa girerse, geçişler için tek başına söz sahibi ülke Türkiye olacaktır.

Geçiş sınırlandırılması Harp Gemileri için geçerlidir. Ticaret Gemileri için Montrö tüm ülkelere geçiş serbestisi veriyor. İstanbul Boğazı'ndan serbestçe geçme hakkı olan bir ticaret gemisinin, para vererek Kanal İstanbul'dan geçmek isteyebileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

1936 Montrö Sözleşmesi; İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı olarak tarif edilmiş olan Türk boğazlarını kapsar. Kanal İstanbul bu tarifin dışındadır. Türkiye'ye, bir ölçüde de Karadeniz'e kıyısı olan devletlere avantaj sağlayan Montrö Sözleşmesi hayatidir.

‘AKP TÜRK MİLLETİNE AÇIKLAMALI’

AKP Hükümeti; Kanal İstanbul Projesi'nin özellikle siyasi, stratejik ve askeri yönleriyle, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşlerinin ne olduğunu mutlaka Türk milletine açıklamalıdır. Bu kurumlar, iktidarın duymak istediklerini mi, yoksa gerçekleri mi dile getirmiştir, bilinmeli.

ABD; güçlü deniz gücü ve süper güç hegemonyasına oynaması nedeniyle, 1936 Montrö Sözleşmesi'nden hiç memnun değildir. ABD, bu sözleşmenin feshini sağlayabilecek girişimlerde bulunabilirse de, bunu yaptığı takdirde saldırgan tutumu ortaya konacağından dikkatli davranmaktadır. Biz İstanbul Boğazı'ndan geçen gemileri, para almak için Kanal'dan geçmeye mecbur bırakacak kadar güçlü bir ülke isek, Kanal inşa etmemize gerek yok ki! ‘Montrö Sözleşmesi artık yürürlükten kalktı' deriz, olur biter. Montrö, Karadeniz Ülkeleri ve Türkiye'nin güvenliğini ön plana almıştır. Montrö'yü gündeme getirdiğimizde, denizde güçlü olan Batılı ülkeler için (Montrö'nün artık geçersiz olması gerektiği konusunda) altın bir fırsat doğar.

 

 

Sözcü, Independent Türkçe


PAYLAŞ