Özel'den Bahçeli'ye: Türkeş'in biyografisini okusun

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Özel, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İsmet İnönü'yü 27 Mayıs darbesiyle ilişkilendirmesine yanıt verdi. Özel, "Devlet Bahçeli, İnönü'yü 1960 darbesiyle ilişkilendiriyor. Bir müsait zamanında Alparslan Türkeş'in kendi biyografisini okumasını öneririz" ifadelerini kullandı. 

'BÜTÜN DARBELER, CHP'NİN ZARAR GÖRMESİ, İKTİDARDAN UZAĞA DÜŞMESİ SONUCUNU DOĞURMUŞTUR'

Yüz yüze eğitimin devam ettiği okullarda öğretmenlerin korona virüsü (Covid-19) aşısına erişemediğini söyleyen Özgür Özel, bugüne kadar 80 bin öğretmenin aşılandığını, 1 milyon 70 bin öğretmenin aşı beklediğini belirtti. TÜİK'in, enflasyon verilerini, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı üzmeyecek şekilde açıkladığını” söyleyen Özel, “iktidarın, aç ve işsiz vatandaştan, sorunlarını düşünmek yerine darbeye karşı bir duruş göstermesini ve destek istediğini; Erdoğan'ın iktidarını ayakta tutabilmesi için bir paranoyaya inanmasını beklediğini” ifade etti. Erdoğan'ın emekli amirallerin bildirisinin arkasında CHP olduğu açıklamasına tepki gösteren Özel, şöyle devam etti:

“Bütün darbeler, CHP'nin iktidara en yakın olduğu zamanda yapılmıştır; CHP güçlenirken, halktan yana bir iktidar umudu artmışken yapılmıştır. Bütün darbeler, CHP'nin zarar görmesi, iktidardan uzağa düşmesi sonucunu doğurmuştur. CHP, kimi darbelerde kapatılmış, genel başkanları tutuklanmış, yöneticileri işkencelerden geçmiş, üyeleri darbe süreçlerinin sonucunda hayatlarını kaybetmiş, idam edilmiştir. CHP, bütün darbelerin mağduruyken, bugünkü siyaset aklı tarafından bir darbe paranoyasında, bir bildiriyi darbe bildirisine çevirip 'Bunun içinde CHP vardır' diye bir koca yalanla karşı karşıyayız.”

'TESUD, YAZILI OLARAK HULUSİ AKAR'I YALANLADI'

Bildirinin darbe çağrısı olduğu açıklamalarını eleştiren Özgür Özel, “Bildirinin içinde bulamadıkları darbe çağrısını, subliminal mesajlarla, birtakım benzeştirmelerle ifade etmeye çalıştılar. Döndüler dolaştılar, Süleyman Soylu ağzıyla, 'Bu bildiriyi yazanlar FETÖ'den ayrı değildir' dediler. Burada söylenecek söz, el insaf. Biz, hiçbir darbenin yanında, yakınında olmadığımız gibi, hiçbir muhtıranın da yanında, yakınında olmadık” diye konuştu. Genelkurmay Başkanlığı'nın 27 Nisan 2007'de yayınladığı muhtırayı hatırlatan Özel, Erdoğan'ın geçmiş yıllara ait fotoğraflarını göstererek, “27 Nisan e-muhtırasını yapan Yaşar Büyükanıt ile sosyal mesafeyi bildiriden sonra ortadan kaldıran, yakınlaşan, sıkı fıkı olan, emekliliğinde altına zırhlı Mercedes çeken Recep Tayyip Erdoğan. Kimler kimlerle beraber, değil mi?” dedi. Özgür Özel, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın, Türkiye Emekli Subaylar Derneği'nin emekli amirallerin açıklamasını kınadığı yönünde açıklama yaptığını söyleyerek, "TESUD, yazılı olarak Hulusi Akar'ı yalanladı. Milletimiz nasıl bir kötücül akılla, nasıl yalan makineleriyle, devleti suç örgütü gibi yönetenlerle muhatap olduğumuzu görsün diye iyi bir kanıttır" ifadesini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, bazı emekli amirallerin açıklamasının ardından yaptıkları çalışmaları aktardığını anlatan Özel, şöyle devam etti:

“Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı'dır ama 'suç işleri bakanı' gibi çalışmaktadır. Devletin kendisine emanet edilen yetkilerini, bir partinin lehine, bir partinin aleyhine kullanmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı o akşam kapalıdır, ancak Soylu, Yargıtay'ın elindeki gizli bilgilere eriştiğini söylemektedir. Oysa ki o saat itibarıyla bir savcılık soruşturması yoktur. Ancak devlet, devlet gibi değil de bir şahsın tek adam devleti olarak yönetildiğinden, devletin bütün anahtarları Erdoğan'ın belinde takılıdır. Hukuk, devlet nizamı yoktur. Geceleyin AK Parti'ye anahtar lazım, 'Yargıtay'ı açacağız.' Reis'in belinden anahtarı alıp Yargıtay'ı açıyorlar. Kişisel Verileri Koruma Kanunu gereği mahrem olan bu bilgileri basına veriyorlar."

'ŞİMDİ DE SOYLU, AYNI ŞEYİ İTİRAF ETMEKTE VE SUÇ İŞLEMEKTEDİR'

Özel, aynı durumun 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul'da da yaşandığını savunarak, "AK Parti, İstanbul'u kaybettiğinde, ruh sağlığı tedavisi gören bütün hastaların raporlarını alıp Yüksek Seçim Kurulu'na vermişlerdi, 'Akıl hastaları oy kullandı, seçimi iptal edin' diye. Şimdi de Soylu, aynı şeyi itiraf etmekte ve suç işlemektedir" dedi. 104 emekli amiralin 4'ünün CHP üyesi olduğunun açıklandığını hatırlatan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “20-25 tanesi çıksa ne olur? Türkiye'de 100 yıllık bir siyasi parti, Atatürk'ün kurduğu, Cumhuriyet değerlerine bağlı ve Cumhuriyet ile sorunu olmayan bir parti ve Türkiye Cumhuriyeti'nde 15 yaşından 65 yaşına kadar görev yapmış, en iyi sicilleri almış, 15 Temmuz darbesine karışmamış, liyakatle belli bir görevi yürütmüş, 15 Temmuz öncesinde FETÖ'nün hışmına uğramış, görevdeyse de 15 Temmuz sonrası şanla şerefle görev yapmış kişilerden yüzde 3-4'ü CHP'ye üye olmuş" diye konuştu.

'MONTRÖ ANLAŞMASI'NIN, TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİNİ VE TARTIŞILMAZLIĞINI AMİRALLER SÖYLEMEYECEK, KİMLER SÖYLEYECEK?'

Özgür Özel, bazı suçluların üye oldukları partiye bakılarak partilerin suçlanamayacağını belirtti. Özel, "FETÖ'nün sivil imamları, büyük abileri, hususileri, bakın bakalım bunlardan 104'üne, örneğin 2010-2011 itibarıyla kaç tanesi AK Parti üyesi? 104'te 90 çıkarsa utanırım. Hepsi AK Parti'nin üyesiydi, militanıydı, en tepe noktasındaydı. 104 tane FETÖ'cünün tamamının geçmişte AK Parti'ye oy attığını, tamamına yakınının üye olduğunu bileceksin; her birisi 14 yaşından 65 yaşına kadar şanla şerefle bahriyeye hizmet etmiş kişilerden 4'ü üye olmuş diye CHP'ye 'darbeci' diyeceksin. Kabul edilebilir, hazmedilebilir, üzerinde müzakere edilebilir bir iddia değildir; iftiradır, yalandır" ifadelerini kullandı. “Montrö Anlaşması'nın, Türkiye için önemini ve tartışılmazlığını amiraller söylemeyecek, kimler söyleyecek?” diyen Özel, “Sarıklı amiralin riskini, FETÖ'nün kumpasına uğramış amiraller söylemeyecek de kimler söyleyecek? Sen amiralin emeklisinden değil, sarıklısından korkacaksın. Darbeyi onlar yapıyor" şeklinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, emekli amirallerin açıklamasına da yanıt veren Özel şunları söyledi:

"Maalesef kablosu saraydan gelen tek adamın prompterından okunan metinler, döndü dolaştı İsmet İnönü'ye ulaştı. Devlet Bahçeli, İnönü'yü 1960 darbesiyle ilişkilendiriyor. Bir müsait zamanında Alparslan Türkeş'in kendi biyografisini okumasını öneririz. İnsaf artık. Prompterda yazıldı diye MHP gibi bir partinin Genel Başkanı İsmet Paşa'ya da laf söyler mi? Biraz vicdan, biraz insaf."

'ATILAN DA DAKTİLO DEĞİLD, YAZAR KASAYDI'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski Başbakan Bülent Ecevit'e atılan yazar kasayı hatırlatırken daktilo demesine değinen Özel, "Atılan da daktilo değildi, yazar kasaydı. Yazar kasayı atacak esnafın dükkanı kapandı. Yazar kasayı da haczetmiş olabilirsiniz. İflasın eşiğinde olup atmaya niyetlenecek biri, FETÖ'cü olmamak için, çoluğundan çocuğundan hırsını almayasınız diye, yarattığınız korku imparatorluğu yüzünden onu atmamıştır. Ama çoluğuna çocuğuna kıyamayanlar kendi canlarına kıyıyorlar" dedi. 

AA


PAYLAŞ