‘Pandemi Romanların koşullarını kötüleştirdi, önyargıları keskinleştirdi’

Roman Diyalog Ağı (RODA), 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında, Romanların yaşan koşullarına dikkat çekti.

Bildiride Çingene Konseyi ve Uluslararası Roman Komitesi’nin 8 Nisan 1971 tarihinde Londra yakınlarında, Orpington kentinde düzenlediği ilk Uluslararası Roman Kongresi’nin üzerinden 50 yıl geçmiş olmasına vurgu yapılırken, 1990 yılında düzenlenen 4. Dünya Roman Kongresi’nin, 8 Nisan’ı Dünya Romanlar Günü olarak kabul etmesinin konuya ilişkin farkındalığın güçlendirildiğine ve uluslararası bir gün olarak gelenekselleştirdiğine değinildi.

Romanların eşitlik, katılım ve sosyal içermeye ilişkin sorunlarını ilk kez uluslararası düzeyde dile getirmelerinden bu yana 50 yıl geçmesine rağmen, bu sorunların büyük bir kısmının hem Avrupa’da ve Türkiye’de hala çözüm beklediği belirtilen açıklamada, "Pandeminin tetiklediği küresel sosyal ve ekonomik krizlerin yaşandığı bu günlerde, bir yandan insanların bir araya gelerek dayanışma ve yardımlaşma sergiledikleri güzel örnekler söz konusuyken, ne yazık ki Romanlar ve Romanlar gibi yaşayan grupların yaşam koşullarının giderek daha da kötüleştiğini ve kimi zaman önyargıların keskinleştiğini gözlemliyoruz" denildi.

'ROMANLARLA NÜFUSUN GERİ KALANI ARASINA DUVAR ÖRÜLÜYOR'

Romanların ekonomik ve sosyal yaşamının her alanında aktif olarak yer almalarına rağmen, toplumsal alanda görülmez durumda olduğuna dikkat çekilen bildiride, "Önyargılardan beslenen ayrımcılık ve buna dayalı sosyo-ekonomik dışlanma toplumun karşı karşıya olduğu temel problemler arasında. İstihdam, barınma, eğitim, sağlık gibi yıllardır çözüm bekleyen sorunlar, Romanlarla nüfusun geri kalanı arasında adeta aşılmaz bir duvar örüyor. Özellikle pandeminin yol açtığı kriz koşulları, bu duvarı daha da alışmaz hale getirdi. Böylesine kriz dönemlerinde Romanların toplumsal olarak içerilmesi, temel ihtiyaçlara erişimleri ve böylece insan onuruna yakışır bir şekilde yaşama haklarının koruma altına alınması için çok daha fazla çaba gerekiyor" ifadeleri kullanıldı.

Romanların haklarının tam olarak kullanılabilmesi için özellikle eğitim ve istihdam politikaları geliştirilmesi gerektiği vurgulanan bildiride 2009'da başlayan Roman Çalıştayı hatırlatılarak, "Romanların içerilmesi sürecindeki son ulusal politika belgesi olan Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2016-2021) II. Aşama Eylem Planının (2019-2021) net önlemlerle hayata geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca, Avrupa Birliği adaylık sürecimizle de paralel olarak, 2020-2030 yılları arasındaki politikaları yönlendirecek olan Avrupa Roman Eşitlik, Sosyal İçerme ve Katılım Strateji Çerçevesi ile de uyumlu, yeni dönem için, yeterli bütçe tahsis olan güçlü bir ulusal strateji belgesinin katılımcı ve kapsayıcı bir şekilde hazırlanması önem arz ediyor" denildi.

Duvar


PAYLAŞ