Akşener'den Berat Albayrak'a: Millete terörist demek hakkın da değil haddin de değil

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşaner partisinin grup toplantısında konuştu. Ekonominin gidişatını eleştiren Akşener, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a yüklendi. Ekonomik gidişatı eleştirenleri 'teröristlerle' aynı kefeye koyduğunu belirttiği Albayrak'ı eleştiren Akşener, "Damat Bey haddini bil haddini! Kayınpeder torpiliyle oturduğun o makamı yeteri kadar işgal ettin. Milletimize terörist demek hakkın da değildir haddin de değildir" dedi.

‘İNSANIMIZI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE ÇALIŞMAKTAN BIKMADIN MI?’

Akşener’in konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Memlekette işler yine kötü. Bu nedenle sayın Erdoğan 10 Kasım konuşmasında Cumhuriyet'le Osmanlı'yı karşı karşıya koymaya gayret etti. İnsanımızı birbirine düşürmeye çalışmaktan bıkmadın mı? Osmanlı da bizim Cumhuriyet de bizim.

‘CEBİNE KOY DA GİT O MEKTUBU’

13 Kasım'da dostum dediğin Trump'la görüşmeye gidiyorsun. Cebine koyda git o mektubu suratlarına çarp. Oturduğun koltuğu sana bahşeden o beğenmediğin Cumhuriyet'in milletimize verdiği haktır.

‘YA BİR YOL BULUN YA DA YOLDAN ÇEKİLİN’

Geçen hafta İstanbul ve Antalya'da istikbalden umudunu kesmiş vatandaşlarımızın intiharı yüreklerimizi dağladı. Damat beyin kendisine göre ekonomide işler iyi gitmiyor diyenler de bir nevi teröristmiş. Tek bir vatandaşımızı, işçimizi, çalışanımızı, akademisyenimizi, kalan az sayıda gazetecimizi gerçekleri dile geririyor diye terörist ilan eden bu nobranlığa geçit veremeyeceğiz. Ya bir yol bulun ya da yoldan çekilin. Pırıl pırıl aileler yok oluyor, ocaklar sönüyor. İnsana ölmek yaşamaktan daha cazip gelebilir mi?

‘MİLLET SİZİ O KRİZİ BİR DAHA YAŞATMAYIN DİYE O KOLTUĞA OTURTTU’

2001 krizinden sonra iktidar neden değişmiş onu bir öğrenin. Millet sizi o krizi bir daha yaşatmayın diye o koltuğa oturttu. 17 yıl sonra 2001 yılına geri döndürdüler. İsraf içinde sefa sürmeyi bırakın işinizi yapın.

Dalgacıların şahı da ekonominin başında oturuyor. Geçen gün Damat Bey’e sokakta soruyorlar, “Ne olacak bu halimiz?” diyorlar. Damat da diyor ki; “Petrol ve doğalgaz araştırsın diye gemiler gönderdik.” Sonra da devam ediyor; “Hele şu petrolü bir bulalım, siz Türkiye’yi o zaman görün” diyor. Gel de Nasreddin Hoca’yı anma. Alacaklı kapıya dayandığında ne diyor hoca; “Şuraya çektiğim çiti görüyor musun? Koyunlar mecburen o çitten atlayacak. Çalılara yünleri takılacak. Ben de onları toplayıp satacağım, senin borcunu ödeyeceğim.” Karikatür karakterlerine ekonomi teslim ederseniz olacağı budur. Ay sonu diyorum, ay sonu. Vatandaşım ay sonunu getiremiyor. Damadın bulduğu çözüme bak; “petrol aramaya gemi göndermiş.” Bulduklarında hepimiz yaşayacakmışız. Aslında söylediği şu: “Benden bir şey olmaz da, petrol bulursak, bir ihtimal ekonomi düzelebilir.”

‘TÜRKİYE’NİN KADINLARI GENÇ AMA HAYALLERİ YAŞLI’

Alman kadınları bilimden sanayiye her alanda ülkelerinin gelişmesine katkı sağlarken, bizim kadınlarımız hayata tutunabilmek için mücadele ediyorlar. Önlerine konulan bariyerlerle uğraşıyorlar. Türkiye'nin kadınları genç ama hayalleri yaşlı. Kızlarımızın en büyük hayali evlenebilmek. Evlenenlerin ise ailesi dağılıyor. Boşanan çiftlerin sayısı 2018 yılında yüzde 11 artmış. Ruhu yaşlanmış umutsuz kadınlar ülkesi Türkiye. Türkiye'de boşanmanın asıl mağduru kadınlardır. Boşanmış kadınlar hem ekmeğinin peşinde hem çocuklarının geleceği için didinirler. Boşanmanın yükü ağırlıklı olarak kadının üstündedir. Boşanmaların özellikle ekonomik mağduru olan kadınların hak ve hukukuna dikkat edin.”


PAYLAŞ