Bingöl'e düşen Sarıçiçek'e çok benzeyen göktaşının nereden geldiği ortaya çıktı

2018 yazında bir göktaşı Bostvana göğünde ateş topuna dönüşmüş ve dikkatleri üzerine çekmişti. Kimyasal bileşimi açısından Türkiye’ye düşen bir başka göktaşına çok benzediği anlaşılan o meteoritin kökeni belirlendi.

Hakemli bilim dergisi Meteoritics and Planetary Science'ta yayımlanan araştırmada, göktaşının yüksek ihtimalle 4 Vesta (veya sadece Vesta) isimli, Güneş Sistemi’ndeki en büyük ikinci asteroitten geldiği ortaya kondu.

2018 LA ismi verilen bu göktaşı, daha Dünya atmosferine girdiği sırada tespit edilen ikinci meteorit olmuştu. İlki 10 yıl önce Sudan'a düşen 2008 TC3 isimli göktaşıydı.

Gökyüzünde görüldüğü ilk andan saatler sonra 2018 LA, atmosferde yanmaya başlamıştı. Ancak dikkat çekici olan, yanmadan önceki o anların Avustralya Ulusal Üniversitesi'nin SkyMapper Teleskobu’yla görüntülenmesiydi.

SkyMapper Proje Bilimcisi Christopher Onken, "Asteroidin Dünya atmosferine girmeden önceki bu son görüntüleri, SkyMapper'in en büyük katkısıydı. Hem Dünya'ya düştüğünde parçalarını nerede arayacağımızı gösterdi hem de göktaşının geldiği yeri belirlememizi sağladı" dedi.

Araştırma ekibi, göktaşının yolculuğunu uzaydan çarpma anına kadar takip ettiği için yörüngesini çok hassas biçimde hesaplayabildi. Sonunda Dünya çevresinde izlediği yörüngenin, başlangıç noktası açısından Vesta'ya da işaret ettiğini keşfetti.

Araştırma ekibi, bu astronomik gözlemlerden yola çıkarak, meteorun parçalandığı bölgeyi de saptamıştı. Göktaşının parçaları, Kalahari Çölü'ndeki bir milli parktaki Motopi Pan isimli bir alana düşmüştü. Bu nedenle göktaşına daha sonra Motopi Pan ismi verilmişti.

Ekip birkaç saha araştırmasının ardından parkta göktaşının 23 parçasını daha bulmuştu. Parçaların kimyasal bileşiminin analizi, göktaşının patlamadan önce hareket ettiği hızı ve boyutunu da ortaya çıkarmıştı.

Başlangıçta 1,5 metre çapında olduğu anlaşılan göktaşının Dünya'ya çarpmadan önce yaklaşık 22 ila 23 milyon yıl uzayda dolaştığı belirlenmişti. Buna göre kaya, atmosfere girmeden önce saatte yaklaşık 60 bin km. hızla hareket ediyordu.

Parçaların ileri analizleri, göktaşının 2015’te Türkiye'ye düşen Sarıçiçek adlı başka bir göktaşına çok benzediğini göstermişti. Bu nedenle iki göktaşı kümesi de kaynağı Vesta'ya kadar izlenen tek göktaşı sınıfı olan "howardit-ökrit-diyojenit (HED) göktaşları" diye kategorize edilmişti.

Bingöl'deki Sarıçiçek Köyü'nde bulunan o göktaşının da Vesta'dan kopup geldiği 2019’da ortaya konmuştu. Keşfin ardında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan’ın da aralarında bulunduğu 79 kişilik uluslararası bir ekip yer almıştı.

Ünsalan o dönemde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

NASA'nın DAWN görevi kapsamında elde ettiği verilerden de yararlanarak nadir görülen bu göktaşının, Mars ve Jüpiter arasındaki 4 Vesta asteroidinin güneyindeki Rheasilvia çarpma tabanında bulunan Antonia kraterinden 22 milyon yıl önce koptuğunu tespit ettik.

Sarıçiçek’in koptuğu tahmin edilen Antonia isimli genç krater, yaklaşık 22 milyon yıl önce bir çarpışma sırasında oluştu. Dünya'ya düşen tüm HED göktaşlarının üçte birinin 22 milyon yıl önce yerinden fırlatıldığı düşünülüyor. Bu da Motopi Pan’ın aynı kraterden koptuğu ihtimalini gündeme getiriyor.

Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den Kees Welten şöyle açıklıyor:

Analizler bu göktaşının 23 yıldır dolaştığını gösterdi. Ancak bu hesaplamada 4 milyon yıllık bir hata payı da var. Yani o da Vesta'daki aynı kaynak kraterden gelmiş olabilir.

 

Independent Türkçe, EurekAlert, Livescience, AA

Derleyen: Çağla Üren


PAYLAŞ