Hürriyet'te teknoloji köşesi kandırmacası ve Onur Baştürk'ün kredi kartı reklamı

Hürriyet’in ekonomi sayfalarında yeni bir köşe başladı. Volkan Yılmaz’ın hazırladığı ve dört haftadır cumartesi günleri yayımlanan bu köşenin adı “Teknoloji”.

10 Nisan’da “En sağlıklı teknolojiler”, 17 Nisan’da “Evde eğlenceye teknoloji dopingi”, 24 Nisan’da “Evlerde akıllı yaşam” ve 1 Mayıs’ta da “Annelere özel teknoloji” başlığı altında seçilmiş markaların ürünleri tanıtılıyordu. Hem de ürünlerin fiyatı eklenmişti altına.

Fikir vermek açısından “Annelere özel teknoloji” başlığıyla yayımlanan son “Teknoloji” köşesinin içeriğini aktarayım. Anneler gününde teknolojik ürünlerle annelere sürpriz yapılabileceğinin anlatıldığı kısa sunuş yazısının yanı sıra sekiz kutudan oluşuyordu köşe.

Bu kutulardan sadece birinde bir markadan söz edilmiyordu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın 5 G frekans ihalesiyle ilgili açıklamasına yer verilmişti.

Diğer kutularda ise marka ve model ismi de verilerek kablosuz kulaklık, tablet, mini akıllı telefon, saç kurutma makinesi, akıllı bileklik tanıtılıyordu. Bu beş ürün, özellikleri sıralanarak -daha doğrusu övülerek- tanıtılıyordu, en altında da o ürünün fiyatı belirtiliyordu. Doğrusu bu kutularda özel bir uzman gazetecilik katkısı da yoktu.

Uzman gazetecilik mi reklam elemanı mı?

Teknoloji ve bilişim yazarlığı, teknoloji ve dijitalleşmenin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni bir uzmanlık alanı. Her medya okuru/izleyicisi aynı zamanda teknoloji tüketicisi olduğu için teknoloji ve bilişim yazarlarının okuru/izleyiciyi, bu alandaki gelişmeler, yenilikler, sorunlar ve kullanımı konusunda bilgilendirmesi, zaman zaman da uyarması gerekiyor.

Ancak insanları bilgilendirirken sınırın aşılmaması, içeriğin ürün tanıtımına dönüşmemesi önemli. Bu sınırı aşan teknoloji ve bilişim yazarları, şirketlerin reklam ve halkla ilişkiler projelerinin ara elemanı haline gelmeleri gibi büyük bir riskle karşı karşıya. Hürriyet’in “Annelere özel teknoloji” başlıklı ürün ve marka tanıtımı yapılan sayfası böyle bir örnekti.

Oysa Hürriyet’in bu sayfasının yayımlandığı 1 Mayıs günü, yine Demirören Grubu gazetelerinden Milliyet’te de bir teknoloji köşesi yer alıyordu. O köşe, Hürriyet’tekinden çok farklıydı.

Hanife Baş’ın hazırladığı “Tekno Hayat” başlıklı köşe “Tam kapanmaya tekno çözümler” başlığını taşıyordu. Pandemi nedeniyle 17 gün sürecek kapanma günlerinde evde yararlanılacak teknolojiyle ilgili bilgi veriliyordu. Video görüşmeler, anlık mesajlaşma ve video konferans uygulamaları, iş saatlerini takibe yönelik mobil uygulamalar, internet hızının artırılması gibi konular üzerinde duruluyordu. Yazı tek markaya odaklanmamıştı. Hele Hürriyet’teki gibi ürün fiyatlarının verilmesi gibi bir yöntem izlenmemişti.

Teknoloji mağazalarının reklam broşürü

Milliyet’teki köşe, teknoloji ve bilişim konusunda genel bilgi vermeyi hedeflemişti. Ama Hürriyet’in “Teknoloji” köşesi, okurunu bilgilendirmeyi değil marka model tanıtmayı, ürün pazarlamayı amaçlıyordu.

Hürriyet’teki köşede okurun yararı değil markaların çıkarı gözetilmişti. Okurun çıkarı gözetilmiş olsa, marka ve modeller arasında ayrım yapılmaz; o işlevi gören değişik marka ve modellerin tümü olumlu ve olumsuz özellikleriyle birlikte tanıtılırdı. Okuru, bir ürünü satın almaya yönlendirilme çabası içine girilmezdi.

Zaten aynı işlevi gören onlarca, yüzlerce marka ve model aygıt varken neden içlerinden biri seçilip sadece olumlu özellikleriyle yazılır? Örneğin piyasada o kadar çok marka ve model saç kurutma makinesi ve kablosuz kulaklık var ki, saymak mümkün değil. Ama Hürriyet’in teknoloji yazarı Volkan Yılmaz, bunların içinden D… markalı saç kurutma makinesini ve H... marka kablosuz kulaklığı yazmaya değer görmüş! Yazarken de övgülere doyamamış, hiçbir eksik ve olumsuz tarafını bulamamış bu ürünlerin.

 “Teknoloji” köşesinde fiyatıyla birlikte tanıtılan bu ürünlerin reklam bağlantısı olmadan seçildiğine inanmak mümkün değil. Okurun teknoloji yazısı adı altında kandırıldığı ve örtülü reklam yapıldığı besbelli. Zira bu köşe bir gazete yazısından çok, teknoloji mağazalarının reklam broşürüne benziyor.

Onur Baştürk’ün kredi kartı reklamı

Gazetecinin insanları bilgilendirmek yerine örtülü reklam yapmasının güncel örneklerinden biri de Hürriyet’in Kelebek ekinde yazan Onur Baştürk’ün sosyal medyada kredi kartı reklamı yapması.

Onur Baştürk, 21 Nisan günü bir çiçek saksısıyla çekilmiş fotoğrafını Instagram hesabından paylaştı. Elindeki saksının önünde bir de kredi kartı tutuyordu. Altında da pandemi döneminde çiçek ve bahçeyle uğraşmanın yararından ve bir bankanın kredi kartının getirdiği kolaylıktan söz ediyordu:

”...Tatlı, cool saksılarımı dijital evrende gezinirken buldum. Peş peşe siparişler filan.

..bank’ın yeni dikey kredi kartıyla da yarı yarıya indirimli oldu, o da işin bonusuydu. Dikey kart da bir ilk herhalde, cool ve benim sevdiğim renk, lacivert!

Bu yeni kredi kartıyla ilgili bilgiler için @denizkartım takipleyebilirsiniz. #KazandıranKartım... #işbirliği”

Daha önce defalarca yazmıştım. Bir gazetecinin reklam yapması, evrensel gazetecilik ilkelerine aykırıdır. Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde de gazetecinin mesleğini reklamcılıkla karıştırmaması gerektiği ilkesi yer alır.

Çünkü gazeteci insanlara gerçeği aktarır; para verenin sözcüsü olmaz. Gazetecinin maddi çıkar karşılığı reklam yapması, kendisini izleyenleri ve okurlarını kandırması ve gazeteciliğin güvenilirliğini satması anlamına gelir.

Üstelik Onur Baştürk, sosyal medyada bazı kullanıcıların reklam paylaşımlarında yaptığı gibi “#işbirliği” yazmış. Güya banka ile “işbirliği” yani reklam yaptığına işaret ediyor. Ama bunun kredi kartı reklamı olduğunu sosyal medya kullanıcılarının çoğu bilmiyor. Bu nedenle Onur Baştürk’ün yaptığı tam bir örtülü reklam…

Bir gazeteci olarak örtülü şekilde kredi kartı reklamı yapmasının yanlış olduğunu düşünmüyorsa paylaşımının başına “Bu bir reklamdır” yazmalıydı.

Asıl önemlisi, Onur Baştürk’ün sosyal medyada kredi kartı reklamı yapmasına ve Volkan Yılmaz’ın “Teknoloji” köşesinde örtülü reklam yapmasına Hürriyet yöneticilerinin sessiz kalması… Ticaret Bakanlığı’nın Reklam Kurulu’nun da bunları izlemekle yetinmesi…

Bu yazı https://farukbildirici.com/ dan alınmıştır


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR