Hukukçu Sürek: Soylu ancak Cumhur İttifakı isterse yargılanıp, cezalandırılabilir

TÜKENMEZ HABER - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun HaberTürk'te Sedat Peker'in iddialarına verdiği yanıtlar gündemdeki yerini koruyor.

Soylu, Habertürk TV'de Kübra Par'ın sunduğu, gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Saymaz, Veysi Ateş ve Mehmet Akif Ersoy'un katıldığı programda Peker'in iddialarını yalanladı.

Sedat Peker için "Bu suç örgütü lideri Türkiye Cumhuriyeti devletinden özür dileyecek, adalete teslim olacak, kuzu kuzu cezaevine girecek, cezasını çekecek” diyen Soylu, istifa etmeyeceğini de söyledi. 

Soylu, soruşturmaların yürütülebilmesi için istifa etmeyi düşünüp düşünmediği sorusuna da "Hiç düşünmedim. Benim istifa edeceğim hiçbir hukuki dayanak yok" yanıtını verdi.

Süleyman Soylu’nun ‘istifa etmeyeceğim’ açıklamasını Hukukçu Kamil Tekin Sürek, Tükenmez Haber'e değerlendirdi.

Kamil Tekin Sürek, ‘Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı görevini yürütürken, yargılanması mümkün mü?' sorusuna "Ancak Cumhur İttifakı isterse yargılanır ve cezalandırılabilir" yanıtını verdi. 

‘SOYLU’NUN GÖREV BAŞINDAYKEN YARGILANMASI MÜMKÜN’

- Yargılanma yapılması için hukuken nasıl bir yol izlenmeli? Soylu’ nun istifasını gerektiren bir durum söz konusu mu?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun görevine devam ederken yargılanması mümkün. İki farklı yargılanma usulü vardır. Birincisi görevi ile ilgili suçlar, diğeri görevi olmayan konularda işlediği suçlar.

Görevi ile ilgili suçlarda (Örneğin Soylu’nun emir ve talimatı ile Sedat Peker’e koruma, özel plaka, özel pasaport vb. verildiği iddialarına ilişkin) usul Cumhurbaşkanının yargılanması gibidir. Savcı direk soruşturma açamaz. TBMM’de 300 oyla verilecek önerge ile soruşturma açılması istenebilir. TBMM önergeyi en geç bir ay içinde görüşür (bir ay içinde görüşmezse önerge düşer) ve 360 gizli oy ile soruşturma açılmasına karar verebilir.

Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından, her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak on beş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.

Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır ve dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletvekillerinin 400 gizli oyuyla Yüce Divana(Yüce Divan Anayasa mahkemesi)  sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.

Görevi bittikten sonra da aynı usul ile yargılanır. Yüce Divan seçilmeye engel bir ceza ile Soylu’yu cezalandırırsa bakanlığı sona erer.

‘VEKİLLERE UYGULANAN PROSEDÜR UYGULANIR’

İkincisi, görevi ile ilgili olmayan bir suç nedeniyle yargılanması gerekirse, milletvekillerine uygulanan prosedür uygulanır. Yani, savcı soruşturma yapar, iddianame hazırlar, TMBB gönderiri, TBMM Başkanı istediği zaman gündeme getirir , TMBB dokunulmazlığını kaldırırsa Soylu normal ceza mahkemeleri tarafından yargılanır. Seçilmeye engel bir ceza verilirse milletvekilliği düşer, aynen Gergerlioğlu gibi. Dokunulmazlık kalkmazsa bakanlığı sona erdiğinde normal vatandaşlar gibi yargılanır.

‘SOYLU, CUMHUR İTTİFAKI İSTERSE YARGILANIR’

- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Ben adalete teslimim' ifadesini sık sık dile getiriyor. Soylu’nun şeffaf yargılanması mümkün mü? Şeffaf bir süreç için nasıl bir yol izlenmeli?

Soylu’nun yargılanması AKP ve MHP’nin elinde. Onlar TBMM’ de izin vermezse zaten Soylu yargılanamaz. Çünkü muhalefetin TBMM’ deki üye sayısı Soylu’nun yargılanması için yeterli sayının altında. Diyelim ki, AKP izin verdi ve Soylu yargılanmaya başladı bu kez de iktidara bağlı bir mahkeme tarafından yargılanacak. Bu nedenle, Soylu ancak Cumhur İttifakı isterse yargılanır ve cezalandırılabilir.

- Bir diğer iddiada Uğur Mumcu, Kürt iş insanları ve Kutlu Adalı cinayetleri üzerinde gündeme geldi. O dönemde gerçekleşen yargılamalara ilişkin yorumlarınız nelerdir? Günümüz açısından, Sedat Peker’in bu iddiaları üzerinden yargılamada yeni bir sayfa açılabilir mi?

Bunların bir kısmı zaten zamanaşımına girdi. Faili meçhul ise 20 senede düşer. Faili belli ise 20 sene içinde dava açılırsa yargılanabilir. Zamanaşımına girmeyen varsa yine Cumhur İttifakı izin verirse, isterse yargılanır. Kıbrıs’ ta bizdeki gibi zamanaşımı uygulaması yok deniyor. Var mı, yok mu bilmiyorum. Zamanaşımı Kıbrıs’ ta yoksa orada Korkut Eken ve tetiği çeken yargılanabilir. Kürt iş insanları ile ilgili dava açılmadı sanıyorum. Ayhan Çarkın’nın itirafları da muhtemelen 20 sene sonra yapıldı.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR