Trans kadınlara saldırı davası ertelendi, polis basını engelledi

10 yıldan uzun süredir Yargıtay ve mahkemeler arasında gidip gelen Eryaman- Esat davası yeniden görüldü.

2006’da Ankara’da trans kadınlara saldıran çeteden dört kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava 24 Eylül'e ertelendi.

Duruşmayı LGBTİ örgütlerinden temsilciler ve Halkların Demokrasi Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da takip etti. İzleyiciler pandemi nedeniyle duruşma salonuna alınmadı. İzleyiciler duruşmayı salon dışından takip edebildi. Duruşmaya Eryaman-Esat mağdurlarından bir kişi katıldı. Mağdurların Avukatı Senem Doğanoğlu, 17 Mayıs Derneği’nden Av. Kardelen Yılmaz ve Kırmızı Şemsiye Derneği’nden Av. Evrim Demirtaş duruşmada yer aldı.

Sanıklardan Şammas Taşdemir, duruşmaya cezaevinden katıldı. Duruşmanın sonuna doğru sanıklardan Ayhan Günay da salona girdi. İfadesini tekrarladığını belirtti.

DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMAYA MÜDAHALE

Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği ve LGBTİ'ler adliye önünde basın açıklaması yapmak istedi. Polisler basın açıklamasını engelledi. Adliyenin karşısında, Pembe Hayat Derneği’nden Efruz Kaya basın açıklamasını okurken polisin engellemesine maruz kaldı.

Bunun üzerine basın açıklaması yürüyerek okunmaya başlandı ancak açıklamaya katılanları polis Dil, Tarih, Coğrafya binası önünde durdurdu. LGBTİ'lere fiziki müdahalede bulunan polis, basının da görüntü almasını engelledi.

GAZETECİYE MÜDAHALE

Sivil giyimli bir polis, KaolGL editörü Yıldız Tar’a müdahale etti. Tar, ‘gazeteci’ olduğunu söylemesine ve uluslararası basın kartını göstermesine rağmen, Tar’ın saldırarak görüntü almasını engelledi. Çevredekilerin itirazı üzerine Tar telefonunu geri alabildi.

Yıldız Tar yaşananları şöyle anlattı:

“Polis ilk andan itibaren agresif bir tutum sergiliyordu. Adliye önünde açıklamaya izin vermedi. LGBTİ+ aktivistleri adliyenin karşısına geçti. Pembe Hayat’tan Efruz Kaya basın açıklaması okurken polis aktivistleri iteklemeye başladı. Bunun üzerine aktivistler yürümeye ve yürürken açıklamayı okumaya başladı. Aktivistlerin, “Sadece açıklama okuyup dağılacağız. Süreci siz uzatıyorsunuz” demesine, avukatların polislere bütün itirazlarına rağmen polisin saldırıları devam etti. Birden orta yaşlı, sivil giyimli bir polis memuru aktivistlerin ortasına dalarak trans bayrağını almaya çalıştı. O anı yakalamaya çalışırken bana da saldırdı. Omuz ve dirsek darbeleriyle itti. Gazeteci olduğumu söyleyip, basın kartımı gösterdiğimde ise telefonumu zorla elimden aldı. İtiraz ettiğimde beni uzaklaştırıp telefonuma el koymaya çalıştılar. Aktivist ve avukatların itirazı üzerine telefonumu alabildim. Ardından yüksek bir yerde çekim yapmaya çalışırken bu sefer sivil giyimli üç polis gelerek, ‘İn aşağı, git buradan’ diye bağırmaya başladı. Yine gazeteci olduğumu söylememe rağmen zorla indirdiler.”


PAYLAŞ