Sedat Peker’den Süleyman Soylu’ya: Yüce Divan’a gideceksin

Hakkında organize suç örgütü lideri olmaktan yakalama kararı bulunan Sedat Peker, 9. videosunu yayımladı. 

'YARGILANACAKSIN'

Peker, Türkiye’nin gündemine oturan videoda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef aldı. Peker, Soylu'nun hakkında yakalama kararı olan Bodrum'daki Paramount Otel'in sahibi Sezgin Baran Korkmaz'ı bakanlığa çağırıp, yurt dışına çıkmasını söylediğini iddia etti.

Peker, şunları söyledi:

"Engin Sigorta. Süleyman diyordu ya, ‘Ben o poliçe o sesi çok seviyorum’ Lan şirketin yüzde 5 bin, 7 bin, 57 kat büyümüş. Dünyanın neresinde böyle bir şey var. O poliçenin sesinde ben de uyurum, herkes uyur. Erdal Baba’ya araba, 20 sene evvel sana getirip sigortalattığında Erdal Baba diyordun. Şimdi Erdal Baba lazım değil ki. Bütün holdingler sende, poliçe sesi. E uyursun tabii. Sülü Allah’a yemin olsun, iğnenin deliğinden geçireceğim seni kibrit kutusundan alıp. Bugün senin son günün. Sen Yüce Divan’a gideceksin, yargılanacaksın, hiçbir şansın yok. Anlattıklarımın altlarını da hazırladım, delilleri de bende, sen bitireceğim."

SEZGİN BARAN KORKMAZ'I SÜLEYMAN SOYLU YURTDIŞINA GÖNDERDİ

Hakkında yakalama kararı olan Sezgin Baran Korkmaz'la ilgili de iddialarda bulunan Peker, şunları kaydetti:

"5 Aralık Resul Holoğlu, Organize Suçlardan Sorumlu Emniyet Müdür yardımcısı telefon açıyor Korkmaz'a. Bu adamı arıyor, İçişleri Bakanlığı'na çağırıyor. Saat 10.30, 12.30 çıkış. Sezgin Baran Korkmaz 45 milyon dolar bir iş adamından alacağı var. Süleyman buna 'Senin hakkında tahkikat yapıldı, yurtdışına çık. Yukarının haberi var, bu parayı da sil, sorun çıkacak' diyor. Yukarısı da Tayyip abi. Amerika'dan da büyük para gelmiş diye herkes biliyor ya.. Bütün kayıtlar çıkacak. Sezgin Baran Korkmaz, 6 Aralık'ta yurtdışına gidiyor. İçişleri Bakanı, Organize Suçlar Daire Başkanı'nı telefonla arayıp, hakkında 6 aydır dosya hazırlanan adamı İçişleri Bakanlığı'na çağırıyor ve görüşüyor ve yurtdışına çıkmasını söylüyor. Bu 45 milyonu kabul etti ya Sezgin Baran, ne yapsın devlet var karşısında. Oteli de istediler. Böyle bir namussuzluk olur mu? Siz muhaliflere baskıyı kuracaksınız, 5 Aralık'ta Sezgin Baran Korkmaz İçişleri Bakanlığı'na geldi mi kamera kayıtlarını çıkarın. 6 Aralık'ta yurtdışına çıkmış mı? Sezgin Baran Korkmaz bakıyor her şey elden gidecek, dönmüyor. 28 Aralık'ta operasyon yapıyorlar. 29 Aralık da 45 milyon doların ödenme günü, haciz olacak o gün. Karısını gözaltına alıyorlar. Bu Veysi.. Ben olayı toparlayayım diye arayan da bu Veysi. Aranan adamın oteline gidip kalıyorsun, onbinlerce, yüzbinlerce euro hesap hiçbiriniz ödemiyorsunuz sonra adamı gasp ediyorsunuz. Mehmet Ağar'dan öğrenmiş bu taktiği. Siz bu adamın arkadaşı değil misiniz? İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı izin vermiyor, Cumhurbaşkanına gidiyor, haberiniz varmış. Haberim yok diyor. Hangi savcı hangi hakim kaldı hepsinin listesi bende."

'KORKMAZ'IN OTELİNE GİTTİLER'

"Bu arkadaş Türkiye’de de ABD’de de aranıyor" DEDİĞİ Sezgin Baran Korkmaz'ın Bodrum’da Paramount adında bir oteli olduğunu söyleyen Peker, şu iddialarda bulundu:

Sezgin Baran Korkmaz’ın otelinde kimler var? Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toplu, Ankara hani İçişleri Bakanlığı’nın koyduğu yasakları kaldıran makam var ya o. Bu adam o kadar rahat bir adam ki x5 ile görevine gidip geliyor. Devlet bunlara Opel, Passat veriyor. Artık sınırları aşmışlar, güç zehirlemesi böyle bir şey. Her yer onlarda, yapılanmayı biliyor, Tayyip Abi niye alamıyor bunu? Onu da anlatacağım.

'100 BİN LİRA YAPIYOR'

Başka, bunun eski koruması, kendi korumasıydı, onu koruma dair başkanı yaptı. Kim, Ekrem Güler, kim Silivri'deki genç emniyet müdürünün intihar etmesine neden olan canavar hain, bunalıma soktu, kafasına sıktı. Veysi Ateş, tatil ekibinde. Bunlar tatili de birlikte yapıyorlar, kesmeyi de birlikte yapıyorlar. Resul olaya sonradan dahil olacak, bunlar tatil ekibi. Bir de Muğla Emniyet Müdürü, Marina vardı ya, el konulan, şimdi de otele el koyuyorlar. Sezgin Baran Korkmaz, en son Mübariz de demişti, sendeki belgeler benim şirketim ama bende yok demişti, bende var kardeşim. Sakın onlarla anlaşayım deme, patlatırım rezil olursun. Müşteri portföyünün tamamı bende, hangi hakimler savcılar. Siz aranan adamın otelinde ne işiniz var? Hani lan faturalarınız? Suit odada kalıyorsunuz, 100 bin lira yapıyor, lan sizin maaşınız kaç para, hani fatura.

Koruma daire başkanını neden yapıyor biliyor musunuz, en önemli adamların yanına adam veriyorlar, polislerini koydu. Kıbrıs'taki adam kayıt yapıyordu ya, bu da polislere yaptırdı."Ekrem'i Emniyet'ten ayırdı, İş Bankası'na soktu, emniyet müdürünün İş Bankası'nda ne işi olur? Parasını ödeyemeyen, İş Bankası'na kalanlar var ya, büyük oteller, arsalar var ya, oraya operasyon. İş Bankası’nın yönetiminin de aynı şekilde FETÖ soruşturması var, CİMER’e bir mektup, savcılıktan bir kâğıt gösteriyorlar terörle mücadeleden. Adamın aklı çıkıyor. Adamı köle ettiler. Koskoca MASAK Başkanı’nı kendine köle yaptı, Sadık Soylu köle gibi kullanıyor. Bunlar var ya FETÖ’nün yanında leblebi çekirdek. Bunlar yüzünden insanların o soruşturmalara inancı kalmadı, yeni nesil inanmıyor FETÖ soruşturmaları.

'TAYYİP ABİ BANA AJAN DEDİ'

Süleyman'ı kimse alamıyor. Tayyip abiye dedim bu da bunları diye, döndü bana ajan dedi. Ben kötü bir şey mi söyledim. Daha da çıkacak. Hemen kursaydınız ya soruşturma komisyonunu bütün hepsi araştırılsın Veysi, senin kayıtlar da çıkacak Veysi...Bu Rasim Ozan Kütahyalı var ya, o da bizim Paramount Otel ekibinden.
 

ABDULKADİR SELVİ'YE TEPKİ

Bir yazısında “Erkam Yıldırım’ın yardım maksadıyla götürdüğü test kiti ve maskenin yolcunun yanında taşıyabileceği miktarda olduğu için gümrük kayıtlarında yer almadığı ifade edildi” şeklinde bir ifade kullanan Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’ye sert ifadelerle yüklenen Peker, şunları söyledi:

"Binali Yıldırım beyefendi bir adam. 'O uyuşturucu işinde değil' dedim. Oğlunu korumak için o çıkmış meydana. Sayın Başbakan senin oğlunu korumak için ortaya çıkmana gerek yok ki... Adam 15 senede kaç milyar dolarlık servet yapmış. Biz sadece Hollanda ayağını biliyoruz, onu da Hollanda devleti açıkladı. Diğer ülkelerde kaç milyar dolar daha var? Bu adam süper dahi olmaza milyar dolarları nasıl kazansın? Bırak senin çocuğun kendini savunsun. Kit getirmiş.

Hele o Abdulkadir. Yahu sen gerçekten delisin. 150 kiloluk bir adam Venezuela'ya giderken Cumhuriyet gazetesi gümrük kayıtlarını patlattı, kit gitmemiş. Torbayla getirdi nasıl dersin. Bu nasıl bir onursuzluk, bunu kim diyebilir? Hiç utanmadın mı bunu yazarken? Sen şerefi, onuru öldürdün. Bunu yaz deyip kafama gülle vursalar yazmam. Ben suç örgütü lideriyim tamam ama siz insan değilsiniz. 150 kiloluk adam pazar filesiyle... Bir de bu da diyor; MİT kafasına sıkar. Sıkıyorsa Süleyman'la gelin. O konuşmacıların hepsi asker, hadi siz gelin."

'SİLAH VERDİM'

Akit gazetesinden Murat Alan’a silah verdiğini söyleyen Peker, şu ifadeleri kullandı:

" Bu Akit TV’nin Yazı İşleri Müdürü var Murat Alan. İyi bir adam. Kardeşim sen saldırıya uğradığında hastaneye ilk gelenlerden biri ben değil miydim? En sevdiğim silahımı çıkarıp sana verip… Seni çocuğunun yanında dövdüler. Bir baba çocuğunun yanında dayak yememeli. Bir daha gelirlerse Murat hepsini vur, sana cezaevinde ben bakacağım demedim mi kardeşim. Biz göz göze baktık, o kadar muhabbet ettik seninle. Din tarihinden her şeyden konuştuk. Sen yazı işleri müdürü oldun ve ben senin çocuğun için bu duruşu sergilerken benim çocuğuma yapılan… Ulan bu olayı buraya ben mi getirdim."

'AK PARTİ BENDEN KAHVE ALDI'

AKP'nin seçim zamanı kendisinden kahve aldığını öne süren Peker, "AK Parti'nin seçim zamanlarında dağıttığı onlarca milyon liralık kahveleri benden almadınız mı? Hani ben pisliktim? 'Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi' benim. Her yerde dağıttınız. Bir lira mı verdiniz? Verdiyseniz hani fatura?" diye konuştu.

'10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİ' İDDİASI

Sedat Peker, AKP MKYK üyesi Metin Külünk'le olduğu iddia edilen bağlantısını ise şu sözlerle anlattı:

"Tefeciler yeğenimin yerini elinden almış, 300 bin TL değerinde yerini. 'Bir konuşsana' dedi. 'Abi, kaç paraysa ben vereyim' dedim. Biz para verdik mi böyle veririz. Veya Almanya'da derneklere el altından para yollardım. Seçim arabasına para bırakırdık. Ben böyle deyince diğer milletvekili tanıdıklarım da... Biz kimseye bir şey söylemeyiz. Biden falan beni sakinleştirmek için film yap, sonra beni karalama kampanyasına abilik yap... Ne bir eksik ne bir fazla. İstesem gömmek için evet o derdim. Daha çoğunu verdim. 10 bin vermedim, çok daha fazlasını verdim."

'DEMİRÖREN, KREDİYİ ÖDEMEDİ'

Demirören Holding’in Hürriyet ve diğer medya organlarını Doğan Holding’ten satın alırken Ziraat Bankası üzerinden kullandığı 750 milyon liralık krediyi de gündemine alan Peker, şöyle konuştu:

Şimdi bizim bu Pambukören var ya, şimdi biz gazeteyi bastık, Aydın Doğan kargaşadan korktu verdi yerleri 750 milyon dolara, aslında bir tanesi o kadar ederdi, hepsini o paraya aldı. Bu 750 milyon doları Ziraat Bankası verdi, banka devletin. Bu 750 milyon doların hiçbirini ödemedi biliyor musunuz bu sahtekar. Faizlerini bile ödemedi, bırak ana parayı. Faizleriyle bir milyar doları geçti borç. Bunu ödemek için Kemerburgaz'da bir arsayı belirlediler bunun üzerine yapacaklar. Bu televizyon onun değil, emanetçi, Serhat ile Berat yönetiyor. Sabah grubu da öyle. Böyle kişiliksiz zenginlerin üzerine yapıyorlar sadece, yat kalk. O Kemercountry'deki yer var ya, tarla olarak verecekler, Süleyman'ın Ankara'da bu işleri yapan akrabası, 10 milyonluk yer bir milyarlık oluyor.

Tükenmez Haber


PAYLAŞ