Yaşasın futbol, diğer branşları boş verin

Türkiye’de, futbol dışında başka bir branşta var olmak, çok zor artık. Bunun için futbol medyasının iznine, futbol taraftarının bütçe onayına ve kulüp yönetimlerinin istemesine ihtiyaç var. Bununla beraber, hangi branşın gerekli olduğuna, hangi sporcunun rol model olacağına ve gençlerin kimlerden etkileneceğine, futbol medyasının rating ustaları karar veriyor bir şekilde.

Saha dışında güçlü kalmak için yönetimlerin, yakın olduğu gazetecilere, yorumculara, verdikleri alan da kulüp yönetimlerini etkilemek adına kullanılıyor bir şekilde. Öyle ki saha içinde yorum yapmak yerine, kulüp politikasında söz sahibi olmak, bilgiye dayalı fikir beyan etmek yerine, teknik adam önermeye kadar, spor medyası ile yönetimler artık birbirinin içine girmiş durumda. Bu yüzden de kulüp içinden gelen bilgiler eşliğinde merak uyandırmak, duyumlar üzerinden yorumda bulunmak ve taraftarların etkileşim gücüne oynamak, Türk sporunun bir gerçeği oldu.

Bununla beraber, bu iç içe geçmiş ilişkiler ile baskın futbol yorumcuları, koskoca kulüplerin futbol dışında branşlarındaki tarihleri, başarıları, oyuncuları ve bu branşları gereksiz bulacak kadar ileri gidebiliyorlar.

Futbolda kulüpler dışın

Fakat futbol yorumculuğunun, spor yorumculuğu olarak kabul görülmesi ve futbolun diğer branşlar üzerinde tahakküm kurması da aslında Türkiye’nin spor ikliminden kaynaklanıyor. Tabiki burada asıl sorun, Olimpiyat ruhunun hiçbir zaman bu topraklara kendine yer bulamamasından kaynaklanıyor. Rekabeti sadece kazanmak ve kaybetmek olarak gören bu bakış açısının, en büyük kolonları da kendine anlam yükleyen bir takım futbol yorumcuları oluyor maalesef.

Spor kulüplerinin tarihleri, sadece futboldan oluşmuyor

Bir futbol yorumcusunun, yazısında belirttiği “Masa tenisinde şampiyon olunsa ne olur, bayan basketbol şubesi kapansa ne olur, erkek voleybol kapansa ne olur” şeklindeki anlatımları da aslında, spordan, rekabetten ve başka branşlara gönül vermiş insanlardan ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Zira endüstriyelleşmiş futbol ile diğer branşları kıyaslamak, amatör ruh ile yapılan branşların gereksiz olduğunu söylemek, bir fikirden öte, bir popülizm söylemi oluyor. Çocukların hayallerini kurabildiği, futbol dışı branşlarda kendilerine başarı hedefi koyabildiği amatör sporların yok sayılması, aslında hiçbir toplumun gelişimine de fayda sağlamaz ayrıca.

Spor kulüplerini var eden gerçekler ve tarihler, futbolun üzerine inşa edilmiş bir geçmişten ibaret değildir. Spor kulüpleri, binlerce gencin ve binlerce çocuğun, heyecanla içinde var olmaya çalıştığı bir kültürdür aslen. Amatör branşlar ile kulübün değerlerinden pay almak, kulüp kültürünün taşıyıcılığını yapmak, rekabet etmek, başarmak ve iddia koymaktır spor kulüplerinin bir misyonu da. Ticari işletme değildir kulüpler. Ve aynı değerler ve aynı hedefler ile yaşamaya çalışmak için sadece futbola ihtiyaç yoktur.

Türkiye’de spor kültürü, futbolun elinde esir kaldı

Guiza’lara, Meireles’lere, Van Persie’lere, Falcao’lara milyonlarca euro para akıtmak değildir spor yatırımları.

Ya da kulüpler dışında, yorumcuların, futbolcuların, menajerlerin, teknik adamların kazandığı, dar bir futbol pastası değildir spor ekonomisi.

Zarar ediyor diye, amatör şubeleri gereksiz bulmak değildir spor sevgisi

Ya da milyonlarca gencin yaşadığı bu ülkede, futbolun yarattığı bataklığın bedelini amatör şubelere ödetmek değildir spora bakış açısı.

Ya da etkileşim almak için taraftarı sürekli manipüle eden bir kısım spor medyasının, kendini sürekli kutsadığı, rating peşinde koşmak değildir spor medyacılığı.

İçinde koşan, kürek çeken, smaç vuran, blok yapan ellerin olduğu, milyonlarca insanın kendine amaç edindiği ve futbolu sevmek zorunda olmayan milyonlarca kişinin çıkış yeridir amatör sporlar.

Fenerbahçe basketbol takımın 2017 yılı şampiyonluğunda, 200’ün üzerinde ülkede canlı yayınlanan, dünyanın birçok bölgesinde bir Türk takımı gösteren, Şırnak’tan Edirne’ye kadar çocukların izlediği bir umuttur belki de bu amatör ruh.

Belki de Barselona’yı çaresiz bırakan Anadolu Efes’in, 45 yıllık mücadelesidir amatör ruh.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR