Erdoğan-Biden görüşmesinde en muhtemel senaryo

Fotoğraf: AA

En muhtemel senaryo aynı zamanda en gerçekçi beklenti anlamına da geliyor. Unsurlarını şöyle sıralamak mümkün:

1- ABD bakımından en önemli mesele Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S400 füzeleri. Türkiye de buna karşılık en önemli meseleyi ABD’nin PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG ile işbirliği olarak öne çıkarıyor. En muhtemel çözüm, Erdoğan’ın yeni parti S400 alımını durdurması, mevcut füzeleri -aktif saldırı hali dışında- kullanıma almaması, Biden’ın da Kongre’den gelen yeni yaptırım taleplerini durdurması olabilir. O arada Türkiye’nin İtalya ve Fransa ile başlattığı ortak SAMP-T füzesi çalışmalarının NATO çerçevesinde raftan indirilmesi söz konusu olabilir. ABD yönetimi bu konularda Kongre’ye Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Yunanistan’a tehlike oluşturmayacağını söyleyerek teskin edebilir.

2- Aynı şekilde Suriye’de ABD’nin PKK/YPG ile işbirliğini Türkiye sınırlarının uzağına, IŞİD-El Kaide bölgelerine kaydırması, bir şekilde Türkiye’yi bunun denetim sürecine dahil etmesi ve Irak’ta PKK’ya karşı işbirliğini artırması beklenebilir. Buna karşın Türkiye’nin ABD ile Suriye’nin batısında Rusya’yı dengeleyecek karşı işbirliğine gitmesi muhtemel çözüm olabilir. ABD’nin -kabine üyesi- BM Daimi temsilcisinin “insani yardım” çerçevesinde 4-6 Haziran Türkiye ziyareti bunun işareti.

3- Biden, ABD askerinin Afganistan’dan çekilmesi ardından Türkiye’nin orada kalmasını ve etkisini kullanmasını istiyor. Bunun bir boyutunda Afgan hükümetiyle Taliban arasındaki barış görüşmelerinin yürütülmesi var. Diğer boyutundaysa, Afganistan’ın dış dünya ile resmi bağlantısını sağlayan Kabil havalimanının korunması ve işletilmesi. Biden bunu kendi kamuoyuna “Türkiye’ye duyulan ihtiyaç” olarak sunabilir. Ancak bunun Türkiye kamuoyu açısından başarı değil “Alavere dalavere, Kürt Memet nöbete” şeklinde anlaşılması muhtemel.

4- Görüşme sonrası her iki tarafın açıklamalarında belli farklılıklar olacaktır. Örneğin ABD tarafı Türkiye’deki demokrasi ve insan hakları meselelerine değinildiğinden söz edecektir. Ancak bu durumun askeri ve ekonomik çıkarlara baskın gelmesi muhtemel değil. Erdoğan’ın geçenlerde ABD şirket yöneticileriyle yaptıkları görüşme sonrasında, Biden görüşmesinin sonucuna bağlı olarak özellikle enerji, tarım, ilaç gibi alanlarda Amerikan şirketlerine bir dizi teşvik/taviz verilebilir.

5- Erdoğan’ın Biden görüşmesinden en büyük kazancı, eğer işler tahmin ettiğimiz gibi giderse yeni bir döviz şokuyla sarsılmamak ve kötü giden ekonomiye bir nefes payı sağlamak olacaktır. Erdoğan böylelikle muhalefetin erken seçim çağrılarına karşılık verecek duruma gelebilir. İç politika açısından de Erdoğan’a getirisi en fazla bu olacaktır.

Erdoğan’ın psikolojik propaganda ekiplerinin kontrol altındaki medya aracılığıyla kamuoyuna “Biden görüşmesinde yumruğunu masaya vurdu” yolunda yönlendirme yapması mümkün. Ama gerçekçi bir tahlille en muhtemel senaryo bu görünüyor.

Bu yazı ilk olarak yetkinreport.com'da yayımlanmıştır. Tamamını okumak için tıklayın.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR