Demirtaş: Kimse bizi iki kötü arasında tercihe zorlamaya kalkmasın

Fotoğraf: Twitter

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP oylarını çantada keklik zannedilmemesi gerektiğini ifade ederek; kendilerini dışlayanların kaybedeceğini söyledi. 

Demirtaş, “Şu, iyice anlaşılmalıdır; biz bunca bedeli, mevcut iktidar zihniyetinin yerine bir benzeri gelsin diye ödemiyoruz. Kimse bizi iki kötü arasında tercihe zorlamaya kalkmasın. Gerçek demokrasi ve hakiki bir barışı savunamayanlar, buna yürekten inanmayanlar Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olamazlar, en azından biz buna payanda olmayız” dedi.

PEKER'LE HÜKÜMET ARASINDAKİ TEK FARK

Politikyol’dan Murat Aksoy’un sorularını yanıtlayan Demirtaş, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayımladığı videolarda ileri sürdüğü iddialarına ilişkin olarak, “Bence, Sedat Peker konuşmaya başlamadan önce de Türkiye’de siyaseti belirleyen özne mafyaydı. Anayasa’yı, yasaları, AİHM ve AYM kararlarını tanımadığını ve uygulamayacağını açık açık söyleyen, ilan eden bir zihniyetin mafyadan ne farkı var ki? Bu durumda, Sedat Peker ile hükümet arasındaki tek fark, Peker’in mafya olduğunu dürüstçe kabul etmesidir. Bu açıdan bakıldığında, Peker’in ifşaatları malumun ilamıdır. Benim açımdan şoke edici değil” değerlendirmesinde bulundu.

Söyleşinin devamı şu şekilde:

Muhalefetten beklentiniz nedir bu aşamada?

AKP kendi hesabına geldiğinde PKK ile doğrudan masaya oturabiliyorken (ki her zaman diyalog çatışmadan iyidir) muhalefet, yasal bir parti olan HDP ile diyalogdan kaçıyorsa ortada bir tuhaflık var demektir. HDP kimseden makam, mevki, ihale, rant istemiyor. Ülkeye barış gelsin, demokrasi gelsin diye uğraşıyor. Binlerce HDP’li bunun için hapishanelerde, on binlercesi de dışarıda direniyorken elini sıcak sudan soğuk suya sokmaya tenezzül etmeyenler HDP’ye ayar vermeye, rota çizmeye, akıl vermeye cüret edebiliyorsa burada da bir yanlışlık var demektir.

KİMSE BİZİ İKİ KÖTÜ ARASINDA TERCİHE ZORLAMAYA KALKMASIN

Şu, iyice anlaşılmalıdır; biz bunca bedeli, mevcut iktidar zihniyetinin yerine bir benzeri gelsin diye ödemiyoruz. Kimse bizi iki kötü arasında tercihe zorlamaya kalkmasın. Gerçek demokrasi ve hakiki bir barışı savunamayanlar, buna yürekten inanmayanlar Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olamazlar, en azından biz buna payanda olmayız.

Bu nedenle, herkesin şimdiden demokrasi ilkeleri etrafında buluşarak ortak bir gelecek vizyonunda anlaşması en doğrusudur. Buna karşı olan varsa da bugünden bilinmesinde fayda var. Seçim iş birliği ise sonraki iştir. Seçim dönemine girildiğinde bunlar da konuşulur. HDP Eş Genel Başkanlarının bu yöndeki açıklamaları çok net ve ön açıcıdır. Herkesin bu açıklamalara ciddiyetle kulak vermesi gerekir.

“KÜRT MEHMET NÖBETE” DEVRİ KAPANALI ÇOK OLDU

Sanırım HDP yönetimi, AYM’den çıkacak olası kararlara göre yeni bir siyasi hamle ve tutum geliştirecektir…

Önümüzdeki birkaç ay içinde her şey netleşmiş olur, izleyip göreceğiz. Bu süreç HDP için değil, daha çok da diğer partiler için turnusol kağıdı olacaktır. Kim demokrasiden, Kürt sorununun barışçıl çözümünden yana, kim gerilimin ve çatışmanın sürmesinden yana, görmüş olacağız.

Yedi milyon HDP seçmeninin gözü bu çevrelerin üzerinde olacaktır. HDP’liler ve demokrasi güçleri rahat olsunlar. Demokrasi için çok mücadele ettiler, ediyorlar; büyük bedeller ödediler, ödüyorlar. Biraz da diğer partilerin ne yapacağını, demokrasi için neyi ne kadar göze alacaklarını hep birlikte görelim çünkü “alavere dalavere, Kürt Mehmet nöbete” devri kapanalı çok oldu. Ya hep beraber demokrasiden yana olunacak ya da HDP tek başına da kalsa bu duruşundan, mücadelesinden taviz vermeyecek.


PAYLAŞ