Kılıçdaroğlu: Erdoğan rüşvet alanı çok iyi biliyor

Fotoğraf: AA

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "AK Partili ve MHP'li kardeşlerime seslenmek isterim; siz hiç merak etmiyor musunuz her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiyi? Bu kişi AKP'nin kilit noktası. Erdoğan rüşveti alanı çok iyi biliyor" ifadelerini kullandı.

'ORTAYA ÇIKARMAZSA RÜŞVET ÇARKININ PARÇASIDIR'

"AK Partili ve MHP'li kardeşlerime seslenmek isterim" diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Siz hiç merak etmiyor musunuz her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiyi? Bu kişi AKP'nin kilit noktası. Gazeteler her gün yazıyorlar. Hiç demiyor musunuz, 'bu devlet böyle yönetilmez.' Rüşvet alan belli, rüşveti veren belli. Ama beyefendi diyor ki, 'ben elçiyim.' Yani parayı ben aldım daha üst makama verdim diyor. Kim o? Rüşveti ortaya çıkarmak devletin namusudur. İçişleri Bakanı 'burada rüşvet var' diyorsa bunu ortaya çıkarmak devletin namusudur. Erdoğan hiç sormuyor bu soruyu. Erdoğan rüşveti alanı çok iyi biliyor. Eğer onu ortaya çıkarıp görevine son vermezse rüşvet çarkının bir parçasıdır.

Açıklama yapıyor Erdoğan, 'suç örgütleri bir açıklama yapmışsa bunlar üzerinden tartışma yapmayız' diyor. Açıklamayı yapan suç örgütü değil ki, bu ülkenin İçişleri Bakanı. Bütün bu pislikler oluyor, devleti yönetenler devlete vergi vermemek için her türlü numarayı çekiyorlar. Biz bunu söylediğimiz zaman 'neymiş, devlet açmış, buyurun siz doyurun' diyor. Bizim doyurmamız için senin oradan ayrılman lazım. Devleti yönetme makamı haksızlıkları telafi etme makamıdır. Zaten seni doyurmak bir sorun. Türkiye'nin temel sorunu seni ve beslemelerini doyurmak. Doyamıyoruz sizi. Milyarları, dolarları veriyoruz doymuyorsunuz. "

'DOĞANIN ADALETİ'

Kürsüden iki şişe suyu gösteren Kılıçdaroğlu, "Doğanın da adaleti vasr değil mi? Bu Ergene Nehri'nin kaynadğaından alınan içilecek su. Allah'ın bize verdiği su. Bu kirlettiğimiz su. Doğanın adaletini burada görüyorsunuz. Nasıl olur da bu su bu hale gelir? Bu su nasıl olur da bu halden bu hale geliyor? Bu ülkeyi yönetenler nerede? "Ergene'nin suyu içilecek hale geldi" diye meydanlarda toplantı yapıyorlar. Buyurun beyler! İçebiliyorsanız için" diye seslendi.

Ergene Nehri'ne dökülen atık suların fotoğrafını gösteren Kılıçdaroğlu, "Dün çekilen foyoğraf bu. Bugün konumuz adalet. Doğanın da bir adaleti var. Eskiden bu suda balıklr vardı, kuşlar bu suyun kenarında su içerdi, çocuklar yüzerdi. Ne oldu da bu hale geldi?" diye sordu.

'ADALET'

Adaleti toplumun vicdanının sağlayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "İnançlıyız diyorlar. İnançlıysanız neden Peygamber Efendimizin söylediği 'Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır' demiyorsunuz. Adalet soylu bir kavramdır. Eğer bir ülkede adalet varsa, can ve mal güvenliği var demektir. İnsanlar düşüncelerini özgürce açıklarlar. Kimse düşüncesinden ötürü hapse atılmaz. Kimse farklı bir şey söyledi diye üniversiteden atılmaz" dedi.

'YÜRÜTME ORGANI TBMM'Yİ DİNLEMİYOR'

Devleti yönetenlerin adalet konusudan sorumluluğu olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, 2002'de Ergene Nehri'ndeki kirliliği araştırmak üzere Meclis'te oyibirliği ile komisyon kurulduğunu hatırlattı. 

CHP'nin verdiği önergenin AK Parti'nin de desteği ile kabul edilerek komisyon kurulduğunu ve 2003 yılında rapor hazırlandığını belirten ve TBMM Genel Kurulu'nda okunarak gereğinin yapılmasının söylendiğini hatırlatan CHP lideri, "2003'te bu kadar kirli değildi, şimdi daha kirli" dedi.

Ergene havasının 53 belediyenin alanını kapsadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Meclis'in yürütmeye "Ağır cezalar getirilmeli" önerisi getirdiğini belierterek, "Geldi mi? Gelmedi. Çünkü yürütme organı TBMM'yi dinlemiyor ki" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Ergene'de kimyasal artıma da yapılması gerektiğini, bunun takibini de hükümetin yapması gerektiğini ancak yapmadığını söyledi.

'ŞATAFAT'

Raporda DSİ'ye bağlı olarak "Trakya Su Kanalizasyon ve Katı Atık Genel Müdürlüğü" kurulmasının önerildiğini ancak kurulmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Niye kurulmadı? Her yere para buluyorsunuz. Şatafata para buluyorsunuz. Bir eliniz yağda bir eliniz balda. Peki bu suyu, bu doğayı kurtarmak için neden bu genel müdürlüğü kurmadınız? Doğaya karşı yapılan en büyük adaletsizlik. Bu suda yüzen balıkların, bu sudan içen kuşların hakkı var. Etrafındaki çayır çimenin hakkı var" şeklinde konuştu.

Marmara Denizi'nde ticari oalrak avlanan 124 tür balığın pek çoğunun tükendiğini elirten Kılıçdaroğlu, "Marmara'yı bir çöketme havuzu gibi kullandılar. Bütün kirlilikler oraya aktı. Deşarjın ivedilikle durdurulması lazım" dedi.

'İSTANBUL'A İHANET EDİLDİ'

Doğa haklarının korunmasının da adaletin korunması anlamaına geldiğin kaydeden Kılıçdaroğlu, "Kentlere ihanet edildi. Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapan İstanbul'a ihanet edildi. Devasa bir kent beton ormanına döndü. Şimdi nasıl daha yeşil bir kent olur diye mücadele ediliyor. Önlerine engeller çıkartılıyor. Ama söyledik. Engelleri aşacaksınız" dedi.

DİDİM BELEDİYE BAŞKANI'NA SALDIRI

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay'a yapılan saldırıya değinen CHP lideri şunları söyledi:

"Niçin biliyor musunuz? Didim'de yaılan iki tane kule var. Didim'e ihanet edilmesini istemiyor bizim başkanımız. Yasadışı pılan yerleri yıkacağım diyo. Önce havuz medyasının gazetesi, Sabah gazetesi (nasıl sabahsa) başka ne var onların, Akşam var, Takvim var. Başka ne var CNN Türk var, Kanal 24 var. Böyle bir sürü yayını var. Hepsi devletten besleniyor. Önce beldiye başkanımıza iftira attılar. Sen gazetecisin gazeten var. "Didim belediye başkanı tutuklandı" diye manşet atıyorlar. Tutuklama falan yok. Ama savcıyı tahrik ediyorlar,  tutuklasın diye. Araşştırma yapıdlı, hiçbri şey yok. Peki gazete özür diledi mi? dilemez. Dilemesi için yöneticisinin ahlak sahibi olması lazım. Ahlaksız bir adam özür diler mi? Bunu söylüyorum ki, bakalım yarın ne yazacaklar? Bi şey yazmayacaklarını da biliyorum"

Didim Belediyesinin söz konusu kulelerin yıkımı için açtıı ihaleye bir firmanın teklif vermesinin ardında nbu saldırının gerçekleştirğini belirten Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanımızın sağlığı yerinde. Kendisine geçmiş olsun dilekleirmizi iletiyoruz. Mücadelesi Didimliler için yapsın. Didim'in geçmişten gelen bazı sorunlarını çözmek için bütün iradesini ortaya koydu. O yüzden kendisine teşekkür ediyoruz" dedi.

'PARAYLA TUTULAN ADAMLAR'

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlar bizim üzerimize mafyalarıyla, çeteleryle, yeraltı dünyasının beslemeleri ile gelebilirler. Sanıyorlar ki CHP'ye geri adım attırırız. Ya siz CHP'yi bilmiyor musunuz? Kuvayı Milliye ruhunun bu toprakalrda olduğunu bilmiyor musunuz? Sizin feriştahınız gelse bize geri adım attırmaz. Kimsiniz siz? Birilerinden para alıyorsunuz onan sonra saldırıyorsunuz. Parayla tutulan adamlarda insanlık yoktur. Onlar kendi vicdanlarını ve beyinlerini kiraya vermiş adamlardır ve onların yüreklerinde insan sevgisi de, adalet duygusu da yoktur. Adaleti gerçekleştireceğiz. O ruhsatı olmayan binaları yıkacağız. Gerekirse bütün milletvekileri olarak ellerimizde bayozla gidip onların tamamını yıkacağız. Yeraltı dünyasına telsim olmak ayrı, yasanın yerinde olup mücadele etmek ayrıdır. Haram parayla karnını doyurmak ile kul hakkı yememek siyahla beyaz gibi farklı dünyalar"

'HIRSIZ OLAN AÇI DOYURMAK M ÜMKÜN DEĞİLDİR"

AK Parti'nin 19 yıldır iktidarda olduğunu ve Meclis çoğunluğunu elinde bulundurarak hiçbir engelle karşılaşmadan ülkeyi yönettiğini belirten Kılıçdaroğlu, 19 yılda devlette adaletin ve liyakayin bitirildiğini belirterek, "O kadar açlar ki; namuslu açı doyurmak kolaydır. Karnı doyduğu zaman dua eder, teşekkür eder ve ayrılır. Ama hırsız olan açı doyurmak mümkün değildir. Milyonlar işsizken, asgari ücretle çalışırken Saray beslemelri 4-5 yerden maaş alıyorlarsa ben AK Parti'ye oy veren yurttaşlarımıza seslenmek istiyorum: Sizin vicdanınız, adalet anlayışınız bunu kabul ediyor mu?" şeklinde konuştu.

'KUL HAKKI YİYEN CHP'YE OY VERMESİN'

Kılıçdaroğlu, "Sandığa gidince ya bu adaletsizliğin ortağı olacaksın ya da adaleten yana oy kullanacaksın. Bu kadar açık ve net şekilde söylüyorum. Şunu da söylüyorum; kul hakkı yiyen hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermesin. Haram oya ihtiyacımız yok, helale ihtiyacımız var" dedi.

Tükenmez Haber


PAYLAŞ