Baş: Türkiye, NATO isimli terör örgütünden çıkmalıdır

Fotoğraf: AA

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin haftalık basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Erdoğan’ın NATO zirvesindeki görüşmelerine ilişkin, “İçeride işe yarayan efelenmeler dışarıda doğal olarak bir kenara bırakıldı” yorumunda bulundu. Türkiye’nin NATO’dan çıkması gerektiğini söyleyen Baş, “NATO dünyanın ve bu bölge halklarının başına beladır.  Bu kanlı örgütten ve onun liderlerinden kurtulmak da dünya halklarının boynunun borcudur” ifadesini kullandı.

15-15 HAZİRAN BÜYÜK İŞÇİ DİRENİŞİ
 
Sözlerine "Bugün 15 Haziran. Bugün, Türkiye tarihinin gördüğü en şanlı, kitlesel direnişlerden olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 51. yıl dönümü" hatırlatmasıyla başlayan Baş şunları kaydetti:

"İşçi sınıfının “Ben buradayım, bu ülkenin ve dünyanın kaderini ben belirleyeceğim” dediği tarih. Sermayenin hala üretimden gelen gücümüzden korkmasına neden olan ilk büyük meydan okuma.  Bizim kadar Cengiz’lerin Limak’ın, Kalyon’un, Kolin’in, Makyol’un, Kod29 uygulayanların, iş cinayetlerini örtbas etmeye çalışanların, iş güvenliği tedbiri almayanların, işçinin emekçinin işsizlik ödeneğine çökenlerin, yasamada yürütmede işçinin emekçinin hakkını değil de sermayenin çıkarını gözetenlerin aklından çıkarmaması gereken bir gün. Ne mutlu ki 51. yılında onurla, gururlanarak andığımız bir işçi direnişi var. Ne mutlu ki her geçen gün emeğin, alın terinin önemi daha iyi anlaşılıyor. Emekçiler, ürettiği tükettiğinden daha fazla olanlar siyasette ben de varım diyor. Ne mutlu bize ki, emekçileri siyasette temsil etmenin onurunu yaşıyoruz.  Türkiye İşçi Partisi bu yıl 15-16 Haziran’da metal, maden, kundura, belediye, sağlık emekçileri arasında giderek büyüyor.  Bunu taçlandırmak üzere yarın Gebze’de başta metal işçileri olmak üzere işçi kardeşlerimizle buluşacağız."

’OLAY DEYİP GEÇİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR’

Karar duruşması 16 Haziran’a ertelenen Soma Davası hakkında konuşan Baş, "Patron Can Gürkan’ın savunmasındaki “Sermayeye bu kadar düşman olmaya gerek yok. Ben yatırım yapıp, insanlara iş verdiğimi düşünüyordum. Bir olay oldu, hop içeri alındım. Ömrüm cezaevlerinde çürüdü. Hala içeri girme ihtimalim var” sözleri çok tepki çekti. Bu bir zihniyeti yansıtıyor. Bir olay dediği 301 canın yitirilmesi. Karşısında feci şekilde can vermiş 301 madenci ve ailesi var. Olay deyip geçiştirmeye çalışıyorlar." ifadelerinde bulundu.

Baş, Somalı madenciler ve madenci yakınlarının taleplerini şöyle sıraladı:

  • 1- Soma Katliamı’ndan sonra devlete ait madenlerde geçmişe göre olarak daha iyi iş güvenliği önlemleri uygulanmaya başlanmış ancak yine de aksamalar oluyor. Denetimsiz kaçak madenlerde neredeyse hiçbir güvenlik yok. Tüm madenlerde daha sıkı iş güvenliği önlemleri alınmalı.
  • 2- Çok sayıda kaçak maden var. Bu madenlerde kaç madencinin sigortasız çalıştığı bile belirsiz. Kaçak madenlerin derhal kapatılması, kaçak olmayan özel madenlerin de çok sıkı denetimden geçirilmesi gerekiyor.
  • 3- Devlet madenlerinde boşta bekleyen çok sayıda norm kadro var ama bu kadrolara atama yapılmıyor. Bu hem işsizlik sorunu hem iş güvenliği sorunu yaratıyor, çünkü 5 kişilik işi 2 kişi yapmak zorunda kalıyor. İstihdam sorunun çözülmesi için kadrolara atama yapılması şart.
  • 4- Devlet madenleri verimsizlikle suçlanıyor ama asıl sorun kaynakların yandaşlara peşkeş çekilmesi. Kardemir’in yönetimi arpalık gibi. Sadece yandaşlar atanıyor. Böyle giderse madenler işçilere mezar olmaya devam edecek.
     

‘İÇERİDE EFELENİYOR, DIŞARIDA ‘ESKİ DOSTUM’ DİYOR’

Dün gerçekleştiren NATO zirvesine değinen Baş, şunları kaydetti:

"İktidara yandaş basın kuruluşlarında her gün sözde ABD karşıtı yazılar, haberler okuyoruz.  İktidar mensupları her hafta ABD, Fransa, Almanya gibi ülkelerin Türkiye’ye karşı bir operasyon içinde olduklarına dair konuşmalar yapıyor, mesajlar veriyor. 

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından “Ey Macron, ey Biden, ey Merkel” şeklindeki efelenmeler hatırımızda…
 
İktidar ve yandaşları bir yandan böyle sözlerle, uyduruk bir “Batı karşıtlığı” pompalarken, bir yandan da dün Brüksel’de NATO Liderler Zirvesi kapsamında yapılan görüşmelere tanık olduk. 
 
İlginç Erdoğan dün Biden için “eski dostum” ifadesini kullandı. Görüşmeden bir gün önce Ermeni Soykırımı konusunu gündeme getireceğini söylerken, görüşme sonrasında “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” dedi.  Esip gürlediği Macron ile Libya ve Suriye’de beraber çalışacaklarını söyledi. 
 
‘KİM BU DIŞ GÜÇLER?’

Erdoğan, Biden, Macron, Merkel ve Miçotakis’in açıklamalarından anladığımız, içeride işe yarayan efelenmeler dışarıda doğal olarak bir kenara bırakıldı. “Yatırımlar” konusu öncelikli gündem haline geldi. NATO’daki müttefiklere, bizi istediğiniz gibi kullanın, askerimizle istediğinizi yapın, yeter ki bölgede bizi gözetin, sıcak paranızdan da mahrum etmeyin” dendi. Erdoğan, Afganistan konusunda misyon üstlenmek istediklerini duyurdu. Libya ve Suriye’de Fransa ile ortaklık yapılacağını söyledi. Herkesi dostu ilan etti. Masadaki sorunlu başlıklar büyük oranda olduğu gibi kaldı. Şahsının delikten aşağı süpürülmemesi için büyük gayret sarf edildi."

Baş, "Hep “dış güçler” edebiyatı yapılıyor. Macron değil, Biden değil, Merkel değil? Papua Yeni Gine mi? Kim bu dış güçler?" dedi.

‘NATO BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR’
 
NATO'nun 'halk düşmanı kanlı bir terör örgütü' olduğunu söyleyen Baş, şöyle devam etti:

Gladio gibi terör örgütlerini bünyesinden çıkarmıştır.  Emperyalistler tarafından, halkların, işçilerin, emekçilerin umudu olan sosyalizme karşı kurulmuştur. 

Kore’den Afganistan’a kadar pek çok ülkede suçlar işlemiş, binlerce sivilin kanını dökmüş bir örgüttür.  Türkiye’nin, halkımızın NATO’dan hiçbir çıkarı yoktur. 

Bu iktidarın atası sayılabilecek Adnan Menderes iktidarı ülkemizin askerini Kore savaşına göndererek NATO’ya giriş bileti almıştır. Olan 700’den fazla insanımıza, binlerce Koreliye olmuştur. 

‘TÜRKİYE DERHAL NATO’DAN ÇIKMALI’

Bu ülkede emekçiler ayağa kalktığında egemenlerin en önemli güvencesi NATO ittifakı olacak. Türkiye derhal bu kanlı örgütten çıkmalı! 
 
Erdoğan’ın, Biden’ın, Macron’un, Merkel’in dünya halklarına savaş, zorunlu göçler, çatışmalar, gözyaşı, baskı ve sömürü dışında vereceği hiçbir şey yok.  Bunların hepsi birden delikten aşağı süpürülmeli. 
 
Yaptıkları görüşmelerden de emekçilere bir fayda çıkması beklenmesin. Erdoğan bu görüşmelerde, Türkiye halklarını korumak için değil kendi koltuğunu korumak için adımlar atmıştır.

Haftalardır, gerek Rusya konusunda attığı adımlarla, gerek ABD’li patronlarla yaptığı görüşmeyle, Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişkilere dair adımlarıyla, gerekse Suriye’de sergilediği tutumla, Biden’a “ben buradayım, beni istediğin gibi kullan” mesajı vermeye çalışıyor. 
 
NATO dünyanın ve bu bölge halklarının başına beladır.  Bu kanlı örgütten ve onun liderlerinden kurtulmak da dünya halklarının boynunun borcudur. 

Tükenmez Haber


PAYLAŞ