İsmail Saymaz'dan iddiaları yalanlayan Veyis Ateş'e: Kaydı dinledim, doğru söylemiyorsun'

Veyis Ateş Halk Tv canlı yayında hakkındaki iddiaları yanıtladı. Sezgin Baran Korkmaz'dan 10 milyon avro almadığını iddia etmesi üzerine yayına bağlanan Korkmaz, "Yalan söylüyor, gözümün içine baka baka yalan söylüyor. Benden kimin için para istediğini açıklaması lazım. 20 sene de bunun mücadelesini vereceğim" dedi.

Organize suç örgütü kurduğu iddiasıyla aranan Sedat Peker'in, 6 Haziran Pazar yayımladığı 9'uncu videoda, Veyis Ateş'in Sezgin Baran Korkmaz'a ait otelde ücretsiz kaldığını ve kara para aklamakla suçlanan Korkmaz için arabuluculuk yaptığını ileri sürmesinin ardından hakkında birçok iddia ortaya atılan ve Habertürk'teki işine son verilen Veyis Ateş, HalkTV'de İsmail Saymaz'ın soruarını yanıtlıyor.

Veyis Ateş'in Sezgin Baran Korkmaz'dan 10 milyon avro istemediğini söylemesi üzerine İsmail Saymaz "Doğru söylemiyorsun" diyerek telefon konuşmasını dinlediğini açıkladı. Ateş'in iddiaları yalanlamasının ardından canlı yayına bağlanan Sezgin Baran Korkmaz, "Veyis Ateş'in benle konuşmasını kanıtlayamazsam yarın uçak bileti alıp Türkiye'ye döneceğim" dedi.

Halk TV'de İsmail Saymaz'ın sorularını yanıtlayan Ateş'in açıklamalarından satır başları şöyle:

"İlk gün sana dedim ki bir süre daha konuşmayacağım ama söz konuşmaya karar verirsem ilk sana konuşacağım dedim, bu yüzden teşekkür ederim. Halk TV'ye teşekkür ederim, ekranlarını bana açtığı için. Ben de bir sürü sorular aldım, ben de şunu istiyorum ki olmayan, atlanan bir şey olursa cevap vermek isterim.

PARAMOUNT OTEL

Sezgin Baran Korkmaz'la ben Temmuz 2020'de, 20'leri olabilir, meşhur Paramount Otel'e davetli olarak gittim. Ben zaten Bodrum'da tatildeydim. Arkadaşımın teknesindeydim. Ben o tekneye bindikten, İstanbul'a döndükten sonra orada çekildiğim bir fotoğrafı attım, Instagram'a koydum. Bizim aramızda geçen diyalogla, benim bir teknem yok. Benim arkadaşlarımın teknesi. Paramount Otel'e Cihan Ekşioğlu beni davet etti. Bir defa gittim. Ya cuma ya da cumartesi pazar akşamı, para ödemedim, davetli olarak gittim. Bu ve benzer otellere davetli olarak zaten gittim. Daha lükslerine de gittik, gördük. O günün kaldığım sabahın ertesi sabahı kahvaltı sofrasında biri yanıma geldi, merhaba ben Sezgin Baran Korkmaz dedi. Tanışma bir. Temmuz dediysem, eylül ekim gibi olabilir, bir balıkçının kapısında bir kez daha tanıştık.

O tatil buraya gelecek tatili ne zaman, bir kez daha tatile gitmek istemişim. Arkadaşlarımızla kendi Instagram hesabımda goy goy yapıyoruz. Bakılsın bugüne kadar tekne almış mıyım, satmış mıyım. İş adamı bir arkadaşımın iş adamı bir arkadaşıyla teknede fotoğrafım var, onu da linç ettiler.

Savcılığa başvuracağım, soruşturulsun isteyeceğim. Herhangi bir şekilde servet çoğalması, aşırı zenginleşme var mı hepsini buyursunlar araştırsınlar.

SEZGİN BARAN KORKMAZ

Kasım-Aralık olabilir, yurt dışına çıktıktan iki hafta sonra bir ortak tanıdığımız dedi yurt dışında, seni aramak istiyor dedi. Ben dedi çok mağdur edildim dedi. Tarihini hatırlamıyorum, 5 Ocak olamaz. Ben aramadım, o aradı beni. Senden ricam, sayın bakan beni yanlış anlıyor, ben şöyle mağdur edildim, lütfen bu mesajımı iletir misin? Ben yarın-bugün gidebilirim, gittiğimde iletirim dedim. İki üç hafta sonra gittiğimde Sayın bakan Sezgin Baran Korkmaz diye biri var, beni aradı dedim. Keşke açmasaydın dedi. Dedim böyle böyle şeyler var, kesinlikle doğru değil dedi.

Bunu kabul etmemin sebebi çoluğum çocuğum burada, Türkiye'de, yalnız kaldım, yanlış anlaşıldım dedi, bu bana ulaşıyor. Şu bakanlıkta, şu tayinlerde bana telefon geliyormuş ya bana, çoluğum çocuğum var, insanlar bu tür durumlarda arayanlarda yardımcı olmaya çalışırım.

İsmail bilmiyorum neyden arandığını, mağduriyetini iletiyor bana, ben de iletiyorum. O beni arıyor, diyorum ki böyle böyle...

"Böyle bir gaflet, böyle bir dalaletten dolayı... Şu başıma gelenlere bakar mısın? Ben 2006'dan beri haber anlatan bir insan olarak böyle bir yanlışa düşmüş bir insan... Hata bu telefona cevap vermek. Biz Sayın bakana mesajını ilettim, sayın bakan bana böyle diyor, şöyle diyor temasımız olmamış. Aradan geçti, tekrar arandım, abi çok zor durumdayım, benim bu hikayeden çıkmam lazım... Dedim ki bu işlerin yargı, hukuk yolları... Dedi abi bunun lobileri var, temasa geçelim, derdimizi anlatalım... Avukat ordun yetmemiş ki buraya gelmişsin. 'Abi ne gerekiyorsa yapayım, ne gerekiyorsa vereyim, benim çoluğum çocuğum burada... Şöyle yapayım böyle yapayım...' Bu konuşma 7 Ocak... Bu 7 aylık zaman diliminde ben 10 milyon euro istemişim değil mi? Bu zaman kadar neredeyiz bir. İki, Sezgin Baran Korkmaz bana bir mesaj atmış, Emre Uslu'nun attığı bir tweet... Diyor ki Veyis Ateş SBK'dan 10 milyon TL koparmış, onu da İbrahim Kalın'la paylaşmış, altında SBK'nın arabası. Aradım, 'Abi Allah bu FETÖ'cülerin belasını versin, görüyor musun neler oluyor'... 10 milyon euro'luk bir talep bir talep aramızda geçmedi. Diyelim ki istedim, geldi ya bana, kaç para yapıyor, nereye saklayabilirim. İstemedim diyorum. Madem benim böyle bir telefon konuşmam var, nerede?"

"10 milyon avroluk bir talep aramızda geçmedi. İstemedim. Madem böyle bir telefon konuşmam var. Nerede? Diyelim ki 10 milyon euro'yu ben istedim, ben 10 milyon euro'yu nereye saklayabilirim İsmail?" diyen Ateş'e, İsmail Saymaz "doğru söylemiyorsun" diyerek konuşmayı dinlediğini söyledi.

"(Klikler ve lobilerin geçtiği konuşma) Abi madem bu iş olmuyor ya, bu adam bana diyor ki 'Bu memlekette lobiler var, klikler var...' Ne anlarsın? Devletin bakanı diyor ki konu kapalı, gelecek yargıya teslim olacak. Ben diyeceğim ki, lobiler klikler var gönder bana 10 milyon euro ben bu işi çözerim. Böyle bir konuşmamız yok. (İsmail Saymaz: Ben bu konuşmayı dinledim. Sen konuşmada diyorsun ki, beklenti ve isteklerini göstermen lazım. O da diyor ki samimiyetimi nasıl göstereceğim abi. Sen de diyorsun ki onlar da çok güçlü pozisyonda olduğu için olur mu olmaz mı sormadım diyorum. Ben dinledim. Sen bu görüşmeyi yapmışsın. Bunu nasıl açıklıyorsun?) 10 milyon euro istemiş miyim, böyle bir kayıt var mı, ben kendi ellerimle götüreyim. Benim 7 aydan beri çıkmayan sesim, çıkmayan konuşmam, neresi önü, neresi arkası bilmediğim bir konuşma. Ben 10 milyon euro istemedim, böyle bir konuşmayı yapmadım". 

Saymaz: Sana söz ettiğim meblayı istiyorlar dedin mi?

SEZGİN BARAN KORKMAZ YAYINA BAĞLANDI

Türkiye'den kaçan SBK Holding'in sahibi Sezgin Baran Korkmaz yayına bağlandı.

Sezgin Baran Korkmaz şunları söyledi:

"Kendisi benim hukukçum üzerinden beni defalarca aradı. Veyis Bey'le konuştuğumda bana yardımcı olabileceğini, birileri ile görüşeceğini söyledi"

"Benimle uğraşan bir klik ve lobinin bana bunu yaptığını ve bu lobinin benden 10 milyon avro istediklerini söyledi"

Veyis Ateş de şöyle devam etti:

- Pazartesi günü gelsin, suç duyurusunda bulunsun. Buradayım. Avukatı da isterse telefona bağlansın. Babamın servetine kadar her şey araştırılsın.

"SÜLEYMAN SOYLU YAYINA ÇIKMAK İÇİN BENİ ARADI"

"Sayın Bakan beni aradı, ben Habertürk'e çıkmak istiyorum dedi. Türkiye'nin meşru hükümetinin İçişleri Bakanı üzerinden bu devletin Cumhurbaşkanı'na, hükümetine operasyon çekilirken bu organizasyonu ben yapmışım, eski hukukumuzdan dolayı beni aramış.

"Erdal Aras, DYP İstanbul İl Yönetiminde beraber çalıştık. Erdal Aras da yönetimdeydi, yardımcısı değildim. Erdal Aras, biz yayın arasındayken 'insan da biraz bizden bahseder' diye şakalaştık. Erdal Aras, bu ülkenin meşru, aranmayan adamlarından biri. Peker'in adamı mı bilmiyorum. Ben bunu Sedat Peker'den öğrendim. O zaman telefon açtığında da bilmiyordum.

KORKMAZ TEKRAR YAYINA BAĞLANDI

"(İsmail Saymaz: Sezgin Baran Korkmaz sınırlı bir iddia etrafında bağlanmıştı. 10 milyon Euro istendiği yönündeydi. Veyis Ateş de kendisine cevap verdi, biz kendisini bu sınırlı iddia ile yayına almıştık. Kendisi Türkiye'de aranıyor, bu nedenle kendisine de sorulması gereken sorular var. Biz Türkiye'ye döndüğü takdirde kendisiyle program yapmak da istiyoruz. Henüz elinde olduğunu anladığımız kaydı kamuoyuyla paylaşması icap ediyor. Başkası bürokrat ve gazetecilerle ilgili çeşitli iddialar da yer alıyor. Kendisi tekrar yayına bağlanmak istiyor diye arkadaşlarım iletti.)

"Türkiye'de aranan bir adamdan bahsediyoruz, Türkiye'de aranan ve uluslararası bir krize sebep olan bir adamla muhatap olmak istemiyorum. Sorduğu soru, 10 milyon Euro istemiş miyim. Gelsin Türk yargısına neyi verecekse versin, ondan sonra hep beraber görelim.

"(Saymaz: Arkadaşlarım bağlamamızı ve yanlış bir şey olduğunu söylüyor. Savcıların kendisini yapması lazım, savcılar gereğini yapmadığı, komisyon kurulmadığı için, böyle bir toplumsal sorumluluk doğdu. Dolayısıyla böyle bir yayın, kendisini sınırlı ölçüde dahil ettik. Yayından almamız özel bir maksat taşımıyor.)

"2001'den 2009'a kadar din öğretmenliği yaptım, Bahçeşehir Kolejleri'nde. 2002 yılında AK Parti iktidarda, DYP değil. 2002'de AK Parti iktidara geldiğine göre, ben de 2006 yılında televizyonculuğa başladığıma göre, demek ki öyle siyasi ilişkilerim var ki, izlediğim hiçbir program izlenmiyor, beni siyasi ilişkilerimden dolayı ekranda tutuyorlar. Öyle bir hikaye düşeceğim ki, günlerdir, yıllardır haberlerini yaptığım bu ve benzeri işlerle ilgili o kadar cahilim ki, adamın bir tanesinin zor durumda açıktan telefonda diyeceğim ki 'Bana 10 milyon euro gönder, ben senin bu işlerini halledeceğim'. Ben neymişim ya... Ben nasıl bir ilişkiler ağına sahipmişim ki yatım varmış, katım varmış... Süleyman Bey siyasette 14-15 yaşından beridir, sokaklarda afiş asmakla başlayıp buralara kadar gelen bir isim. Onun benim nikah şahidim olması, bir hukukumuzun olması... Neresindeyim ben bu hikayenin?

KORKMAZ: "10 MİLYON EURO İSTEDİ, VERMEDİM"

"(Sezgin Baran Korkmaz yeniden bağlandı: Lafı ağzıma tıkadınız, problem değil. Bu konunun dışına çıkmayacağıma söz verdim ama Veyis Ateş çok haklı, diyor ki neden bugüne kadar kaydı dinletmedi? İsmail Bey, kaydı siz hepiniz dinlediniz, Veyis Ateş'in gözünün içine bakıp yalan söylüyorsun, ben dinledim demeniz lazım. Kaydı siz dinlediniz, milyonlarca insanın saygı duyduğu bir gazetecisiniz. Ben 10 milyon Euro vermedim. İstendi. Sen kendin dinledin ya. 10 milyon Euro bir klik adına istedi, Veyis Bey, hakem olacağını söyledi, istedi. Ben bu olaylar olunca, adamlar falan gözaltında, ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Gerçekten ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Ben ABD'den hakkımda mallarına el koyun diye bir şey yok. Ben ne olduğunu biliyorum, ne yaşadığımı da biliyorum. Bu sırada bir umuttur dersiniz ya... Veyis Bey benden Ankara'da bir görüş yaptığını, hukuki problemi çözmek için değil, problemi yaratan klik ve lobi olduğunu, onlara 10 milyon Euro vereceğini söyledi. Seninle uğraşan lobi ve klik var, onlar bu parayı istiyor. 2, neden bugün açıklamak mecburiyetinde kaldı. Ben hayatım boyunca İbrahim Kalın'ı bir kere gördüm, merhaba dedim, tanımıyorum. İbrahim Kalın'ı da tanıyan bilen herkes bilir, devlet ahlakına sahip olduğu için kimseyle samimiyeti olan biri değil. Temiz insanları kirletmek için bu kadar mı çaba gösterilir ya? Bende kayıt olduğunu düşünmediği için başkalarını ona doğru çekmeye çalıştığı için ben Selivay'a dinlettim. Sevilay yönetimine söyleyecekti, bu adalet önünde hesap verene kadar konuşmayacaktım. Ben bunu kastetti demem, beyefendinin kendisi orada, gözlerinizin içine bakıp... Benim çocuğum 6 aydır tedavi göremiyor aşağılık herif, yalan söylüyor, gözümün içine baka baka yalan söylüyor. Benden kimin için para istediğini onu açıklaması lazım. 20 sene de geçse 20 sene bunun mücadelesini vereceğim.)

VEYİS ATEŞ İDDİALARA CEVAP VERMEDİ

"Bu tür sinir krizlerine giren insanların psikolojisini de seyircilerimizin takdirine bırakıyorum. Mutabık kaldığımız tek şey şu, hukuk önünde... Bekliyoruz kendisini Türkiye'ye, elinde bu kadar bilgisi belgesi varsa. Benim bir kliğim, bir lobim yok. Ben bir klik adına, bir klik adına 10 milyon Euro, 10 milyon dolar, hiçbirini istemedim. Bunların bir lirasını, bir poundunu da almadım. Buradan da yargıya, yüce Türk adaletine sesleniyorum ki versin her şeyini, ben de gideyim ifade vereyim. Benim neyim var neyim yok araştırılsın, kamuoyu da bunu görsün.

"Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı'nın, ki onlar saygılı olmamız gereken bakanlardır, benim onu korumama ihtiyacı mı var? Süleyman Soylu isminden bahsediyoruz, benim korumama mı ihtiyacı var? Onu korumak adına ne yapabilirim?

"Bir ikincisi, bu vesileyle paylaşmak isterim, bir gün böyle olacağını gerçekten hiç düşünmezdim ama şu bir haftalık zaman içerisinde de bizim mahallede 40 kişiyiz İsmail, hepimiz birbirimizi biliriz. O kadar çok şey yağıyor, o kadar şey duyuyorum ki, şunu da bunu da, bunları biriktireceğim, hepsi elimde toplandığında hiç beklemediğim, ummadığım, tahmin bile etmediğim, nazları düştüğünde bir koparalım, ısıralım diyen ne kadar çok insan varmış.

"Bir savunma verseydim, bir hikaye anlatsaydım, bundan sonra da çıkacak çok şey, hepsini yargıya taşıyacağım, bekledim ya, herkes eteğindeki taşları bir döksün, bakalım ne olacak ne bitecek. Ben kimsenin ablası değilim, kimsenin abisi değilim. Kimse beni aramış değil. Şu ana kadar gördüğüm bir tablo var.

"Krediyle aldım, pandemide araba fiyatları yükseldi, sattım. Bundan önce çok daha iyi araçlara da bindim. Benim aklımda kalmamış...

"Biz bugün bana az önce ağır hakaretler eden bu adamı iyilik meleği, çocuğunun sünnet töreninde çok güzel şeyler yapan, okullar yapan bir insandan, böyle küçük bir tanrıcık haşa kendisini yaratan, oluşturan, az önce bana hakaret eden, hakkımda iddialarda bulunan, bir ara 12 gazeteci vardı... Çok ilginç bir profili konuşuyoruz. Varsa bir derdin gel, Türk adaletine teslim ol.

AFRİN'DEKİ ÇEVİRİ HATASI

"Afrin'e ilk değil, ikinci ya da üçüncü giren gazeteciydim. AFAD'dan bir mütercim arkadaşla gittik. Ben soruyorum, o tercüme ediyor, onun tercümesini ben yayına veriyorum. Ortada bir editoryal hata olmuş olabilir. O günlerde Türkiye Cumhuriyeti devleti, ÖSO'yla beraber hareket ediliyordu, güya oradaki vatandaş demiş ki, biz ne ÖSO istiyoruz, ne PKK istiyoruz, biz Türk askeri istiyoruz diye çevirmiş, aslında tam tersi şeyler söylemiş. Fakat ben Kürtçe bilmediğim için yayına bu şekilde verdik. Bilseydim bunu bu şekilde vermezdim herhalde. Bilmiyorum İsmail, bilseydim ben müdahale ederdim.

HDP AÇIKLAMASI SORULDU

"Bugün de HDP'liler konusunda aynı görüşteyim. Terörle arasına mesafe koymadıktan sonra söyledim. Didem de söyledi, ben söyledim, Mehmet Akif söyledi. O zamanlar inanılmaz bir saldırı geldi üstümüze, arkadaşlarımıza da koruma tahsis edildi. Bilmiyorsun ki İsmail başımıza ne geleceğini, kendini güvende hissetmek istiyorsun. O günlerde de Habertürk'ün kurumsal bir kararıydı, biz de üç ekran yüzü olarak duyurduk.

"Devlet politikası buydu, denedi, analar ağlamasın, buna karşı çıkan vardı, ben destekleyenlerden biriydim. FETÖ meselesinde attığım tweetler utancımızdır dedim. Hala silmedim o tweetleri, utanç olarak orada dursun diye. Oralara gittik, bir sürü röportajlarımız var, yayına verdiklerimiz ve vermediklerimiz var. Devlet böyle düşünüyor diye böyle hareket eden birisi değilim. Devlet denen kavrama da ayrıca bir saygım var.

NE OLMUŞTU?

Sedat Peker, Habertürk TV sunucusu Veyis Ateş'in Sezgin Baran Korkmaz’a ait otelde ücretsiz kaldığını ve kara para aklamakla suçlanan Korkmaz için arabuluculuk yaptığını ileri sürmüştü.

Ateş'in Instagram paylaşımları, adı "Resort Be Premium" olarak değiştirilen Bodrum'daki Paramount Otel'de kaldığını doğrulamıştı.

Gazeteci Fatih Altaylı, Sezgin Baran Korkmaz'ın Veyis Ateş'le ilgili kendisini aradığını belirterek, iddiaları "Tehdit, şantaj iddiaları, 10 milyon avroluk talepler, bir ekip adına aracılıklar, kriminal nitelikte suçlamalar" olarak nitelemişti.

Habertürk yazarı Sevilay Yılman da Sezgin Baran Korkmaz'ın kendisini arayarak Veyis Ateş ile aralarında geçen telefon konuşmasını dinlettiğini yazmıştı.

Yılman, konuşmalarda Veyis Ateş'in Sezgin Baran Korkmaz'ın Türkiye'ye dönebilmesi için Ankara'da görüşmeler yaptığını, bunun üzerine Korkmaz'ın "Abi diyelim yolladım 10 milyon euro… Peki ya sonra bu insanlara ulaşamazsak… Ne olacak o zaman" diye sorduğunu, Ateş'in de Korkmaz'a "Hiç merak etme… Ben her iki tarafın da hakemi ve kefiliyim. Para, iş bitene kadar bende duracak" dediğini aktarmıştı.

​Veyis Ateş, hakkındaki iddialarla ilgili kendisinden savunma isteyen Habertürk TV yönetimine istifasını sunmuştu.

Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ da Ateş'in "Daha fazla tartışmaların odağına girmemek ve yıpranmamak açısından savunma vermek yerine istifa etmeyi tercih ediyorum" dediğini aktarmıştı.

Sedat Peker, Sezgin Baran Korkmaz'ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun uyarısıyla yurt dışına gittiğini ileri sürmüştü.


PAYLAŞ