Gazeteciye şiddet davasında polisten savunma: Ben hiyerarşinin alt tarafıyım

Gazeteci Beyza Kural’a “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” diyerek şiddet uygulayan üç güvenlik şube polisine açılan davanın ilk duruşması bugün İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Sanıklardan Y.Ş., kendini "Ben hiyerarşinin alt tarafıyım" diyerek savundu.

'HİYERARŞİNİN ALT TARAFIYIM'

Bianet'te yer alan habere göre bugünkü duruşmada sanık polisler savunma yaptı. Sanıklardan Y.Ş., “Ben hiyerarşinin alt tarafıyım. Söylediğim sözler o sene içinde bulunduğumuz terör olayları sebebiyle sarf edilmiştir. Beyza Kural’a yönelik değil. Kendisini kesinlikle sürüklemedim” dedi.

Polisler K.A., N.D. ve Y.Ş. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 117/1 ve 119/1-e maddeleri uyarınca “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali”nden yargılanıyor.
Kural’ın avukatı Meriç Eyüboğlu ise, Kural’ın “Ben basınım” dedikten sonra sanık Y.Ş.’nin dönüp, “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” ifadelerini sarf ettiğini söyledi.

'KARTIMI GÖSTERDİM'

Söz alan Beyza Kural, haber takibi yaptığı sırada bir polisin gelip gazeteci olup olmadığını sorduğunu, onayladıktan sonra da yanından ayrıldığını söyledi.

'BİLMİYORDUM'

Sanık Y.Ş. “Basın mensubu olduğunu bilmiyordum” iddiasında bulundu.

Avukat Eyüboğlu sanık polise, gözaltı sırasında çekilmiş videolarda, Kural’ı elinde basın kartıyla gösteren ve “gazeteciyim” dediği hatırlatılan görüntüleri sordu. Polis yine de “Bana gösterilmiş bir kart yok” diyerek kendini savundu.

'KENDİNİ İKTİDAR YERİNE KOYUYOR'

Avukat Eyüboğlu beyanında, “Özensiz bir iddianame var. Sanık kendisini iktidarın yerine koyarak görevini yapan bir gazeteciye müdahale ediyor. Darp raporu var, başından beri “gazeteciyim” diye tekrarlayan birisine bu muamele nasıl yapılır? Tehdit ve darptan da ek savunmaları alınmalıdır” dedi.

Mahkeme savcısı, soruşturmanın genişletilmesi talebiyle ilgili “takdir mahkemenindir” mütalaasını verdi. Mahkeme Başkanı ise sanık polislerin tehdit ve darptan da ek savunmalarının alınması talebini iddianamenin bu hususu kapsamadığı gerekçesiyle reddetti.

Bir sonraki duruşma 24 Eylül 2021’de görülecek.

NE OLMUŞTU?

6 Kasım 2015’te, İstanbul, Beyazıt'taki YÖK protestosunda polis, bianet muhabiri Beyza Kural'ı ters kelepçe takarak gözaltına almak istedi, bu sırada da “Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” diye bağırdı. Diğer muhabirlerin müdahalesi sonucu Kural serbest bırakıldı.

Avukat Eyüboğlu’nun polisler hakkında yaptığı şikayetler takipsizlik ve itirazları da mahkemelerce, polislerin “zor kullanma yetkisini aşmadığı” gerekçesiyle retle sonuçlanmıştı.

AYM TAZMİNATA MAHKUM ETMİŞTİ

Anayasa Mahkemesi (AYM), Beyza Kural’ın avukatı Oya Meriç Eyüboğlu aracılığıyla yaptığı başvurusu 18 Şubat 2021’de sonuçlandırmıştı.

AYM’nin gerekçeli kararında, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı, 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve 28. maddesinde güvence oluna alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmedilmişti.

Ayrıca, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı ile ifade ve basın özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasına ve Kural’a 15 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verilmişti.


PAYLAŞ