'Mülteciler etkisiz eleman değil, onlar hem üreten hem de değiştirenler'

TÜKENMEZ HABER – 'Göçmen Emeğinin Küresel Devinimi - Sekizinci Kıta' kitabının yazarı Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve kitapta hikayesi anlatılan Kongolu mülteci Enzo İkah kitap söyleşisinde bir araya geldi.

Türkmenistan, Özbekistan, Gürcistan, Ermenistan, Pakistan, Afganistan, Kongo, Nijerya ve Gambiya’dan Türkiye’ye gelen, göçmenlerin hikayesini anlatan Ercüment Akdeniz, kitabında yer alan isim metaforunu şöyle anlattı;

“Dünya üzerinde 272 milyona ulaşan göçmen nüfusu var. Bu sayıyla, göçmenler aslında dünyanın bir kıtası haline geldi. Göçmen ve mültecilerin oluşturduğu ‘Sekizinci Kıta’ kapitalistler ve emperyalistler için bir sömürü cenneti."

Kitabın mültecileri ve onların hayat hikayelerini tanımak için yazıldığının altını çizen Akdeniz, “Bu kitap göçmenleri ve mültecileri tanımak için yazıldı. Sadece tanımak için değil elbette aynı zamanda da ‘ne yapabiliriz’ sorusunu da gündem etme gayesini taşıyor” şeklinde konuştu.

‘ONLAR HEM ÜRETENLER HEM DEĞİŞTİRENLER’

Göçmen ve mültecilerin her zaman 'acınacak kişiler' olarak yansıtılmasını eleştiren Akdeniz, mültecilerin ve göçmenlerin üretici bir güç olduklarının altını çizdi:

“Göç edenler, aynı zamanda üreticiler. Onlar etkisiz eleman değiller. Savaş ve yoksulluk nedeniyle meslekleri kaybettiler. Onlar aynı zamanda hem üretenler hem de değiştirenler. Birlikte değiştirmek deneyimini ilk olarak 2017 yılında yaşadı Suriyeli ve yerli işçiler. Türkiye’nin ilk kez tanıklık ettiği mülteci ve yerli işçi direnişi Saya olabilir.”

Emperyalizm ve kapitalizmin mültecilerin ucuz emek gücünü altın değerinde gördüğünün altını çizen Akdeniz şöyle devam etti; “Sermeye mültecilerin kayıtsız, sigortasız çalışmasından oldukça memnun. 21 yüzyılda emperyalizm bir rezerv buldu: Onun adı göçmenler. Emperyalizm Afganistan ve Afrika’dan göçmen emeği çekiyor artık. Çünkü güvencesiz ve kayıtdışı çalışıyorlar. Türkiye’de sermeye için bu göçmenler can simidi oldu”

Afganistan ve Taliban arasındaki barış görüşmeleri, Afrika’daki gelişmelerle birlikte göçmen ve mülteci sayısının artacağını vurgulayan Akdeniz, BM Küresel Göçmen Paktı anlaşmasını da eleştirdi.

‘ÜRETİM ALANLARINDA DAHA FAZLA MÜLTECİ GÖRECEĞİZ’

BM Küresel Göçmen Paktı’nın ‘sadece kalifiye mültecileri alarak, gerisini Türkiye’de tutmayı hedeflediğini söyleyen Akdeniz;  "Yeni göçmen ağına karşı yeni sömürü teknikleri hazırlanıyor. Elbette uluslararası göçmen kaçakçılığı sermeyenin talebi olmadan bu kadar rahat hareket edemez. BM Küresel Göçmen Paktı, Türkiye sermayesini de göçmen işçilerinden faydalanmak için olanak sağlıyor. Artık sanayilerde, üretim alanlarda daha fazla göçmeni göreceğiz. Buna karşı sendikaların ve emek örgütlerinin bir bu sömürü düzenine karşı birliktelik oluşturması lazım" çağrısı yaptı.

Panelin bir diğer konuğu ise Enzo İkah oldu. 12 yıldır Türkiye'de yaşayan İkah, müzik yaparak yaşamını sağlıyor. Şarkılarının çoğu da göçmenlik, ırkçılık, savaş ve ülkesi Kongo üzerine.

‘HER GÜN BİR DİŞİM SÖKÜLDÜ’

Enzo İkah, Kongo'dan Türkiye'de uzanan hayat hikayesini şöyle anlattı;

"Cumhurbaşkanlığına düzenlenen bir suikast sonucu pilot babamı ve annemi kaybettim. Akrabalarım benimle ilgilendi, üniversiteyi Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde okudum. Tez çalışmam çocuklar üzerineydi. Kongo'da koltan madenlerinde çalışan çocukları yazmak için gitti. Ancak hem müziğim hem de yaptığım çalışmalar hükümeti rahatsız edince, beni hapse attılar. Her gün bir dişim söküldü işkencede. Ardından mahkemede 10 yıl ceza aldım.”

‘İLK UÇAKLA İSTANBUL’A GELDİM, 12 YILDIR BURADAYIM’

‘Kaçmaya çalışırken gelen ilk uçağın İstanbul olmasıyla Türkiye’ye geldiğini’ anlatan  Enzo İkah, “Kaçmaya çalışırken ilk uçağa binmem gerektiği söylendi. İstanbul'a geldim ve bir daha geri dönemedim. 78 gün gözaltında tutulduktan sonra Karaman’a yolladılar beni. Uzun süre sonra Karaman'da kaldım. Dil bilmiyordum ve hiç param yoktu. Günlerce karpuz yediğim oldu. Bir arkadaşım sayesinde İstanbul'a geldim. İstanbul’a geldiğim gün mutlu olmaya karar vermiştim ve hayatımı burada kurdum."

Mültecilerin sadece fakir ve yoksul görülmek istendiğini söyleyen Enzo İkah, “Çok yetenekli insanlar var ama Türkiye onlara şans vermiyor. Sadece Suriyeli mülteciler konuşuluyor ancak Afrikalılar hiç gündem değil. ‘Nasıl para kazanacaksın? Nasıl yemek alacaksın?’ bir açıklama yok. Benim mahallemde tek Afrikalı benim” İfadelerini kullandı.

Mülteciler denince akla ilk olarak Suriyeli mültecilerin geldiğini söyleyen Enzo İkah sözlerini şöyle tamamladı;

"Buraya çok fazla Afrikalı mülteci de geliyor. Ancak hiçbiri kalmak istemiyor burada. BM ise tüm desteğini çekti. BM ya da Avrupa ülkeleri bir yeteneği olan mültecileri alıyorlar artık, onu kullanıyorlar. Mütelciler burada kendi başlarına bırakıldı." 

Söyleşinin ardından imza günüene geçildi. Ardından Enzo İkah, gitarıyla Kongolu çocuklar için yaptığı şarkıları söyledi. 


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR