Yabancı teknik direktörler neden gelsin ki?

2014 yılının Haziran ayında Galatasaray'dan ayrıldığında, yönetim gitmesi için bütün şartları oluşturmuştu nerdeyse. Ayrıldığı için kimse mutsuz değildi ve şimdi kulüp önüne bakabilirdi.

Ayrıldıktan sonra İtalya basınına verdiği demeçte, "Bana anlatılan hedefler ile şimdi söylenenler farklı" demişti.

Şimdi ise Euro 2020'de sükseli ve havalı finalist İtalya'nın, teknik direktörü Roberto Mancini. Ve şimdi İtalya ile Avrupa Şampiyonluğu'na bir maç uzaklıkta duruyor İtalyan teknik adam.

2016 Haziran'ında Fenerbahçe, teknik direktörünün kulüpten ayrılmasını ve istifa etmesini istiyordu. Hatta antrenmana katılmayan teknik direktörü için tutanak bile tutturmuştu.

Kulüp kaynaklı çıkan haberler ile teknik direktörüne, git mesajı veriyordu. Spor medyası da her gün gitmesi üzerine haberler yapıyordu.

Bir süre sonra, taraftar gözünde de değersizleşmişti. Ve en sonunda, Türkiye'den ayrılmak zorunda kaldı.

Portekiz basınına verdiği demeçte, tehditlerin ve gerginliğin olduğu bir ortamda, çalışmanın imkânsız olduğunu söylemişti Vitor Pereira.

2005 yılının Ocak ayında Beşiktaş'tan ayrıldı ve  sonrasında, bir Dünya Kupası ve bir Avrupa Şampiyonluğu kazandırdı İspanya'ya.

Türkiye'de görev yaparken manav, kasap gibi yakıştırmalara maruz kalırken, bir söyleşisinde, "Türkiye'de günlük başarılar bekleniyor" diye konuşmuştu Vicente del Bosque.
 

1.jpg

Süper Lig'de sadece 2 yabancı teknik adam var

2021 yılına geldiğimizde ise Türkiye Süper Ligi'nde 20 takımın ikisinde yabancı teknik direktör görev yapıyor. Hatta 2019-2020 sezonu başlarken, yabancı teknik adam sayısı bir.

Artık son yıllarda Süper Lig takımlarının yüzde 80-90'a yakını Türk teknik adamlardan oluşuyor. Ve Türk teknik adamlarının dolaşımında, kullanımında olan oluyor Süper Lig.

Aynı cümleler, aynı vaadler, aynı şikâyetler, benzer taktikler ve değişmeyen sonuçlar. Kendi dışında kimsenin yaşayamayacağı, barınamayacağı, ligi bilen diye klişe bir kriter üzerine kurulan, kendine bir dünya oluşturdu Türk futbolu.

Bu yüzden, özellikle Fenerbahçe'nin teknik direktör ararken ortaya çıkan bir durum, pek konuşulmadı. Teknik direktörlerin tercih edebileceği ya da gelmesi için bir motivasyon yaratmadığı bir lig oldu Süper Lig ve Türk futbolu.

Zaten uzun süredir, üst sınıf ya da orta sınıf bir yabancı teknik direktörün de gelmediği ortada.

Gelenleri de itibarsızlaştırmaya çalışan yorumcular ve bir kısım spor medyası ile kaotik futbol iklimi, yabancı teknik adamların yaşamasına, nefes almasına pek imkân tanımıyor.

Kimine kasap derken, kimine fazla sessiz, kimine de komisyoncu diyerek itibarsızlaştırıldı gelen hocalar. Sportif bir ortamdan çok, bir savaş ve bir kaos ortamı ile çalışmak zorunda kaldılar çoğu zaman.

Hatta bazıları, yaşanan süreçlerin etkisi ile futbolcular tarafından istenmeyen hoca oldu.
 

2.jpg

Yabancı teknik adamlar, yerel futbol ikliminde barınamıyor

Geçtiğimiz haftalarda Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un, "Birçok önemli teknik direktör Türkiye'de çalışmak istemediğini iletti. Kimse gelmek istemiyor" şeklindeki açıklaması, aslında bazı şeyleri açıklıyor.

Yüksek paralar verilse de üst sınıf teknik adamlara, kendi gelişimi ve yükselişi için proje arayan orta sınıf teknik adamlara, Süper Lig ve bu ligin büyük takımları, bir şey ifade etmiyor artık.

Gelen yabancı teknik adamların, nasıl gittikleri ortada. 

Çünkü bu yabancı teknik adamlar, Türk futbol ikliminin sakinlerinden, futbolu daha iyi bilmiyorlar. 

Süper Lig'i tanımıyorlar, dengelerden haberi yok.

Milyonlarca TL kazanırken profesyonel olan, oyunda duygusallaşan Türk futbolcusunun ruhundan da anlamıyorlar.

Ellerini masaya vuramıyorlar.

Medya mensupları ile iyi geçinme öncelikleri yok.

Rakip yerli teknik adamların kaybetmeme üzerinde kurdukları, tek tip oyun anlayışına da cevap veremiyorlar.

Ve bu yüzden Süper Lig'de yabancı teknik adamların barınması ve artık gelmesi zorlaşıyor.

Ve yabancı teknik adam sayısı azaldıkça oyun çeşitlenmediği gibi tek tip diziliş, tek tip amaç ve tek tip bir bakış açısı ortaya çıkıyor.

Artık fazla para vermek de işe yaramıyor. Bu yüzdendir ki ortaya çıkan isimler ve yapılan görüşmelerden sonra, zorunlu olarak tutanak tutularak gönderilen, eski teknik adamını getirmek zorunda kaldı Fenerbahçe. 

Teknik adamlığı, futbol bilgisi ve futbol eğitimi yeterli olmasına rağmen gönderilmişti Vitor Pereria. Ve şimdi tekrar döndü Türk futboluna.

Fakat Türk futbolunda hala hiçbir şey değişmedi.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber’in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR