Üç dil bilen Galatasaray Üniversitesi mezunu genç inşaata çalışıyor

Türkiye'de genç işsizlik sorunu, giderek büyüyor. TÜİK verileri işsizlikte düşüş iddia etse de gnç mezunlar eğtimi aldıkları meslekleri yapamıyor. Bu gençler arasında Galatasaray Üniversitesi’nden mezun olup, üç dil bilen ve babasının yanında inşaat işçiliği yapan da var, üniversite sınavını Türkiye 87’ncisi olarak kazanıp, İstanbul’da avukatlık yapamayacağını anlayıp, memleketi Balıkesir’e döneni de...

Haftalık yayınlanan Gazete Oksijen'den Mine Şenocaklı; iyi eğitimli, dinamik, ülkesini çok seven gençlerle konuştu.  Bazıları ismini vermekten imtina eden, bazısı fotoğraf çekilmesini istemeyen gençlerle konuştum. İşte size kısa bir özeti…

ÜÇ DİL BİLİYOR, İNŞAAT İŞÇİLİĞİ YAPIYOR

Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunu, ardından Erasmus’la Polonya’da Varşova Üniversitesi’nde siyaset bilimi birikimini perçinlemiş, Canberk Tanoğlu...

25 yaşında, diplomalı, üç yabancı dil biliyor ve kendi deyimiyle inşaat ustası babasının yanında işçilik yapıyor!

Canberk, annesiyle birlikte yaşıyor… Kirası yok, kazandığını kendine harcayabiliyor ve ancak geçiniyor. İş için pek çok yere başvurmuş, ama hiç olumlu bir dönüş alamamış. "Hep siyaset bilimiyle ilgili iş aradım. ‘Diplomamı ezdirmem’ dedim. Yoksa bir çağrı merkezinden teklif gelmişti, maaş 4.250 TL idi. Babamın yanında da bu parayı boya, harç, zımpara yaparak kazanıyorum. Bari babama bir faydam olsun" diyor Canberk.

"Bu eğitimimle bir yere gelebilirim diye düşünüyordum"
Biraz umutsuz, biraz küskün ve biraz da kızgın anlatmayı sürdürüyor: "Başlangıçta iş bulamadığım için çok üzülmüştüm, çünkü liyakata inanıyordum.

Ben bu eğitimimle, bu çalışkanlığımla bir yere gelebilirim diye düşünüyordum. Ama gördüm ki, bu ülkede ne eşitlik var ne demokrasi ne de liyakat! Bakanlıkların ve üniversite kadrolarının nasıl doldurulduğunu görüyoruz. İşte Melih Bulu’nun atanması ve görevden alınması…"

AİLESİYLE BİRLİKTE YAŞIYOR

24 yaşında, çalışkan mı çalışkan bir kız İlayda Kurum. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Yönetimi mezunu…

İlayda dertli dertli anlatıyor: "Hiç nankörlük etmeyeyim, her şeyi ailem karşılıyor. Kazandığım bana kalıyor. Yeni yerler görmek, seyahat etmek istiyorum. Ama bu maaşla çok mümkün değil. Bu yıl, yine Gelişim Üniversitesi’nde yüksek lisansa başlıyorum. Hayalim Almanya’da hemşirelik yapmak. Bir arkadaşım Almanya’da huzurevinde işe başladı, 1.800 euro maaş alıyor.

Lojmanda kalıyor ve sadece 100 euro kira veriyor. Üstelik bu başlangıç maaşı… Türkiye’de aynı işi yapan arkadaşlarımın aldığı maaş ise maksimum 3.500 TL. O da iş bulabilirlerse… O sebeple çoğu memleketine ailelerinin yanına döndü. Çünkü kazandığınız para ne kiraya, ne yaşamaya yetiyor."

Tuğçe Aydın, 28 yaşında… Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık mezunu. Ardından Erasmus’la Prag’a gitmiş, bir mimarlık ofisinde çalışmış. Dönüşte, bir tasarım firmasında işe başlamış. "Anahtar teslimi kafe, restoran, pastane yapıyorduk. 1.800 TL maaşla başladım, iki yıl sonra 3.000 TL maaş alırken işi bıraktım. Sigortamı asgari ücret üzerinden yapmışlardı, aldığım maaşa göre çok fazla çalışıyordum.

Dayanamadım, ayrıldım. Ardından büyük AVM projeleri çizen bir firmada iş buldum, 3.500 TL maaşla… Ama inşaat sektörü krizine denk geldim ve dokuz ay sonra işten çıkartıldım. Son işe giren bendim, o sebeple ilk çıkartılanlar arasında ben de vardım. Yedi ay işsizlik parası aldım. Şimdi İstanbul’da bir ilçe belediyesinde çalışıyorum. Maaşım ortalama 5.000 TL." diye anlatıyor Tuğçe.

Tuğçe şimdi Sarıyer’de annesi, babası ve liseyi yeni bitiren erkek kardeşiyle yaşıyor. Kira 3.000 TL, kirayı Tuğçe ödüyor, diğer tüm ev masrafları babanın emekli maaşından…

İki üniversite bitirdi, ailesinin yanına döndü
26 yaşındaki Abdullah Talha Aslan, Balıkesir’de fen lisesinde okumuş, sınavda Türkiye 87’ncisi olarak Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanmış. Ardından açık öğretimde uluslararası ilişkiler bölümünü bitirmiş, şimdi de halkla ilişkiler ve reklamcılık okuyor.

Bitmedi, önümüzdeki dönem Galatasaray Üniversitesi’nde kamu hukuku yüksek lisansına başlayacak. Parlak bir gelecek tarifi bu olsa gerek değil mi? Şimdi basamakları üçer beşer tırmanacak dediğinizi duyar gibiyim…

Memleketine dönüp, ailesiyle birlikte yaşamaya başlamış. Devlet memuru olan anne babasının birikimleri ve borç harç derken, iki ay önce bir avukatlık bürosu açmış. Hedefi ilk iki yıl idare edip, sonra geçinecek kadar bir gelire sahip olmak Balıkesir’de.


PAYLAŞ