'MB ağustosta faiz indirmeye niyetlenirse dövizde neler olur neler...'

Fotoğraf: AA

Bayram tatilinin sona ermesiyle, Dolar ve Euro haftaya yükselişle başladı. Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, Türkiye ekonomisinin bir fotoğrafını çektiği yazısında, uzun bir tatil arasından sonra beklenen tabloda, yoğun işsizlik, enflasyon ve faiz-döviz döngüsüne işaret etti.

Aktaş, "Bugünlerde işsizlik sandığımızın çok üstünde çünkü biz hala mayıs tablosunu görüyoruz. Bugünün gerçeğiyle ancak eylülde yüzleşeceğiz. Birkaç aya kalmaz TÜFE ile ÜFE farkı kapanmaya başlar; ama nasıl? Merkez Bankası ağustosta faiz indirmeye niyetlenirse dövizde neler olur neler... Memura, işçiye, emekliye, esnafa para yok, uçak inmeyen havaalanına var" ifadelerini kullandı.

Aktaş yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"İşsizlik: Resmi işsiz sayımız 4.5 milyon dolayında. Aydan aya artı eksi birkaç yüz binlik oynamalar oluyor. Aslında buna görünür işsiz demek daha doğru. TÜİK’in atıl işgücü oranı olarak tanımladığı, bir anlamda geniş işsizliği gösteren oran yüzde 27 düzeyinde. Yani gerçekte 100 kişiden en az 27’si işsiz. Gençlerde ve üniversite mezunu olanlarda işsizlik çok dramatik boyutlara varıyor. işsiz sayısı ne kadar artmıştır, bunu eylülde göreceğiz.

Enflasyon: Haziran sonu itibarıyla yıllık TÜFE yüzde 17.53, Yİ-ÜFE ise yüzde 42.89 artmış durumda. İki endeks arasında şimdiye kadar hiç böylesine fark oluşmamıştı. Bu fark böyle devam etmeyecek. Makas bir şekilde kapanacak. Hep vurguladığımız gibi kapanma ya Yİ-ÜFE'nin gerilemesi sayesinde olacak ya da TÜFE’deki artışın hızlanması. Yİ-ÜFE'den bire bir olmamakla birlikte TÜFE’ye birkaç aylık gecikmeyle bir yansıma gerçekleşeceğine göre beklenmesi gereken TÜFE’deki artışın biraz daha hız kazanacağı. Yani yıllık yüzde 17’leri arayabiliriz.

Döviz: Dolar yaklaşık ilk yedi aylık dönemde TL’ye karşı yüzde 16, euro yüzde 12 değer kazandı. (Dikkat, bu oranlar TL'nin değer kaybı değil!) Bu oranlar yedi ay için bile çok, kaldı ki ilk altı aydaki oran daha yüksekti ya da baz olarak geçen yıl sonu değil de bu yılın şubat ayı alınsa oran daha da yüksek çıkacaktı. Yani biz TL’nin değer kaybı kadar, yaşanan hızlı dalgalanmanın sancısını da çekiyoruz.

Bir de vatandaşın dövizden TL’ye döneceği umudumuz vardı. Umut olarak kaldı, kimsenin döviz hesabını bozdurup TL’ye geçtiği yok.

Faiz: Merkez Bankası’nın politika faizi piyasadaki mevduat faizinin temel belirleyicisi. Politika faizi son beş aydır yüzde 19 düzeyinde. Yani marttan ağustosa kadar. Ağustosta değişikliğe gidilir mi, bilemeyiz. Olur ya, değişiklik aşağı yönde yapılırsa neti yıllık Enflasyon civarında olan ve şu durumda bile reel kazanç sağlamayan TL mevduatın faizi daha da aşağı inecek ve “ters dolarizasyon” beklerken, “tam dolarizasyon” gerçekleştirilmiş olacak demektir.

Vatandaşın iki günde bir “Faiz indirilecek” denilirken neler yaşanacağını okuyamadığını sanmak... Sonra niye dövize hücum ediliyor, niye dövizden vazgeçilmiyor diye hayret etmek..."

 


PAYLAŞ