Hayalden hurdaya: Türk Hava Kurumu'nun 96 yıllık hikayesi

Dört günde 30 ilde 100'e yakın orman yangını…

Yangın öyle bir şey ki 1 kilometre yakınında da olsanız televizyondan da seyretseniz elinizdeki hep aynı çaresizlik. 

Alevler, önüne çıkan her canlıyı, bölgede yaşayanların onlarca yıllık birikimlerini küle çevirirken herkesin ağzında aynı isyan: Şu ateşe su dökecek bir uçak yok mu? 

Daha birkaç yıl öncesine kadar Türk Hava Kurumu'nun (THK) medar-ı iftiharı olarak gösterilen, Yunanistan'dan İsrail'e kadar onlarca yangına yardım etmesinden övgüyle bahsedilen yangın söndürme uçaklarının "eski ve yetersiz" olduğu gerekçesiyle kullanılmaması toplumda pek çok kesim tarafından kabul edilemiyor. 

Rusya'dan kiralanan üç uçağın ise aynı anda Antalya, Muğla, Mersin ve Adana'da devam eden 10 yangında birden bulunması mümkün değil. 

Peki THK'nın uçaklarını hurdaya çıkaran, ofislerini kapatan, pilotlarını emekli eden bu sürece nasıl gelindi? 

"Hayalini geniş tut. Uçak yapmayı bile düşün. Cemiyeti kur ve bana çalışmaya başladığınızı bildir" demişti Mustafa Kemal Atatürk, Bolu Milletvekili Cevat Abbas Bey'e Türk Tayyare Cemiyeti'nin kuruluşunun talimatını verirken.

Havacılığı askeri bakımdan "olağanüstü önemli" gören Atatürk'ün hedefinde "bilgili, yürekli, kanatlı bir gençlik yetiştirmek" vardı. 

16 Şubat 1925'de Türk Tayyare Cemiyeti adıyla kurulan, 24 Mayıs 1935'te Türk Hava Kurumu ismini alan kuruma o yıllarda, alyansından arazisine, canlı hayvanından tarladaki mahsulüne kadar pek çok şeyini bağışlayan bir halk desteği vardı.  

NUTUK'UN TELİF HAKLARI TÜRK HAVA KURUMU'NA 

1935'te Türk Hava Kurumu'na 10 bin lira bağış yapan Atatürk, "Nutuk" adlı eserinin basım-yayım haklarından elde edilen gelirin de THK'ya verilmesini istemişti. 

Hatta 2003 yılında senaryosu için Nutuk'tan faydalanılan "Kurtuluştan Kuruluşa" adlı tiyatro oyununun yönetmeni Mehmet Ege, THK'ya telif ödeyeceklerini açıklamıştı. Bu, Atatürk'e ölümünden sonra ödenen ilk telifti. 

1986'DA ALINAN 11 UÇAK 2020'DE SATILDI

Peş peşe paraşüt, planör, motorlu uçuş ve model uçak okulları açan Türk Hava Kurumu'nun ilk yangın uçağı ise ilk kez 1986'da uçurulan tek motorlu tarım uçağı M-18 Dromader'dı. 

Polonya yapımı uçak, 2 bin 200 litre su kapasiteliydi. THK'nın envanterinde 11 adet vardı. 

Bu uçaklar 2012'de Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün (SHGM) denetiminden geçmiş, "çok sayıda aksaklık" gerekçesiyle THK'dan bakım yetkileri alınmıştı. Kasım 2014'te de emekliye ayrıldılar. 

Yaz aylarında yangın nöbeti tutan, küçük oldukları için sarp arazilerde yüksek hızlı hareket kabiliyetine sahip, yangına ilk müdahale aracı olarak da bilinen bu uçakların tamamı, 2020 yılında ihaleyle satıldı. İhale şartnamesi için istenen para 500 liraydı.

1990'lı yıllarda pek çok ulusal ve uluslararası havacılık müsabakasının organizasyonunu da üstlenen THK için 2000'li yılların başı altın çağdı. Öyle ki 10 Ekim 2004'te Türk Hava Yolları ile pilot yetiştirme sözleşmesi bile imzalanmıştı. 

Yangınla mücadelede ise 2007 kritik bir yıldı. 

Çünkü o güne kadar Orman Bakanlığı, yangın söndürmede kullanılacak uçakları yurt dışındaki firmalardan kiralıyordu. 17 Mayıs 2007'de yangın söndürme uçağı alım kampanyası başlatıldı. Türk Hava Kurumu'nun aldığı ihale, yedi yıllık bir yatırımı kapsıyordu. 

Tarihler 2 Haziran 2009'u gösterdiğinde iki adet amfibik CL 215 tipi yangın söndürme uçağı, Türk Hava Kurumu Gökçen Havacılık İktisadi İşletmesi siciline kaydedildi. 

SHGM'nin internet sitesinden yapılan açıklamada 5 ton su taşıma kapasitesine sahip söndürme uçaklarının alımıyla "artık önemli miktarda döviz yurt içinde kalmış olacaktı". 

O dönemki hedef, göl, deniz ve barajlardan su alabilen 12 adet yangın söndürme uçağı ile filosunu güçlendirmekti. 

PİLOT OLMAK İSTEYENE KREDİ KOLAYLIĞI SUNULMUŞTU 

2009, pilot olmak isteyenlerin de desteklendiği bir yıldı. Akbank, Denizbank gibi özel bankalar o dönem 50 bin euroyu bulan pilotaj kursu için esnek geri ödeme imkanı olan kredi kampanyaları başlatmıştı. 

58, 59 ve 60'ıncı hükümetlerde Devlet Bakanlığı yapmış Kürşat Tüzmen dahi, Türk Hava Kurumu'ndan pilotluk eğitimi alan isimler arasındaydı. 

MAVİ MARMARA SALDIRISININ OLDUĞU YIL İSRAİL'DEKİ YANGINLARA YARDIM EDİLDİ 

2010 yılına gelindiğinde Türkiye, yedi adet CL-215 tipi söndürme uçağı ile orman yangınlarına müdahale konusunda dünyanın önemli ülkeleri arasına girmişti. 

2010'un sonunda İsrail'de çıkan orman yangınına verilen desteğin ardından dönemin Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, "Sayın Başbakanımız talimatı verdikten sonra hiç tereddüt yaşamadık. 'İsrail'de yangın var. 'İki uçak kaldıracaksın insani bir şey' dendi. Biz de hemen hazırlandık" demişti. 

Aynı yılın mayıs ayında İsrail Savunma Kuvvetleri'nin Mavi Marmara adlı yardım gemisine yaptıkları saldırı sonrası Türkiye-İsrail ilişkileri gerilmişti. 

THK KENDİ UÇAKLARINI ÜRETECEKTİ

2009-2014 yılları arasında Türk Hava Kurumu'na başkanlık yapan Osman Yıldırım, 2012'de yaptığı açıklamalarda ABD, İtalya, Brezilya ve Kore'de çıkabilecek yangınları söndürme çalışmalarına katılabilmek için görüşmelerin devam ettiğini, THK'nın üreteceği yüzde 90 yerli uçakların 2014'te satışa sunulacağını söyledi. 

Ancak bu vaatler olmadığı gibi Osman Yıldırım, 2014'ün ekim ayında yolsuzluk, zimmet ve rüşvet iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında oğlu ile birlikte tutuklanmıştı. 

Paravan şirket kurmak, oğlu Emre Yıldırım'a "danışmalık ücreti" adı altında 1 milyon liralık rüşvet vermek, THK'ya bağlı 6 farklı şirketten maaş almak, bir yıla yakın cezaevinde kalan Osman Yıldırım'a yöneltilen suçlamalar arasındaydı. 

TÜRK HAVA KURUMU İÇİN İŞLER, 2013'TE TERS GİTMEYE BAŞLADI

Kurumun 22 Mart 2013'te aldığı kararla "Ataşehir, Adalar, Kartal, Tuzla, Şile, Ümraniye, Üsküdar, Başakşehir, Küçükçekmece, Avcılar, Eyüp, Sancaktepe, Bayrampaşa, Güngören, Bağcılar, Bakırköy, Çatalca ve Büyükçekmece" şubeleri kapatıldı. 

Gerekçe olarak ise şubelerin zarar etmesi gösterildi.  Şubelerin kapatılmasından elde edilecek yıllık 500 bin liralık ek kaynakla eğitim merkezleri açılacağı söylendi. 

O dönem Cumhuriyet Gazetesi'ne konuşan THK Çatalca Şube Başkanı Erkan Ülger, kapatılma kararının altında siyasi hesaplar yattığını söylemiş, "Atatürk'ün kurmuş olduğu bu kurumun içini boşaltmaya çalışılıyor. Türkiye genelinde 800 şubesi olan THK'nın şube sayısı 600'e indi, bunun 100'e indirileceği söyleniyor. Alınan kararlar ile AKP hükümetine yaranılmaya çalışılıyor" demişti. 

KURBAN DERİLERİNİN TOPLANMASI YETKİSİ THK'DAYDI; HERKESE AÇILDI

"Faal olarak çalışma yürüten şubeler dahi kapatılıyor" diyen Ülger, toplanan fitre ve zekatın yüzde 40'ı THK'ya kaldığını ve THK'nın kuruluşundan bu yana hiç zarar etmediğini belirtmişti. 

26 Eylül 2013'te Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile Türk Hava Kurumu'nun kurban derisi ve bağırsak toplamada "tek yetkili kurum" olma özelliği kaldırıldı. O dönem değeri 100 milyon liralara varan kurban derisi pazarı, toplamak isteyen herkese açılmış oldu.

2015'e gelindiğinde CL-215 tipi amfibik yangın söndürme uçaklarının sayısı çoktan dokuza çıkmıştı. 

Bu uçaklardan üçünün Kasım 2016'da İsrail'de 13 noktada çıkan yangınlara müdahale etmesi sonrası İsrail Başbakanı Netanyahu, "Ateş Kuşları" ekibini bizatihi tebrik etmişti. 

2018 yazı, "Ateş Kuşları" için onuncu ve son sezondu. 

Hatta beş amfibik CL-215 model yangın söndürme uçağının yeni sezon öncesi görev yerleri Adana, İzmir, Milas ve Antalya'ya gönderilmesi Anadolu Ajansı'nda da haber olmuştu. 

Türk Hava Kurumu için kriz yılı ise 2019'du. 

Merkez Denetleme Kurulu Başkanı Bayram Duman, üyeler Muzaffer Başer ve Gökhan Doğan da bu istifaların ardından 20 Temmuz'da ‘Olağanüstü Büyük Genel Kurul toplantısı' yapılması yönünde karar alsa da mahkeme bu talebi kabul etmedi. 

ESKİ THK GENEL BAŞKANI'NA 'BENİ CUMHURBAŞKANI YARI KAYYUM OLARAK GÖNDERDİ' SUÇLAMASI

Merkez Denetleme Kurulu'nun Ankara'da yaptığı basın açıklamasında şu iddialar yer aldı: 
 

Bertan Nogaylaroğlu 94 yıllık geçmişi olan ve havacılıkta ülkemize paha biçilmez hizmetler yapan güzide kurumumuzu büyük bir kaosa soktu. Kendisini seçen iradeyi küçümsedi, aşağıladı hatta yok saydı.

Kendisinin Cumhurbaşkanımız tarafından buraya yarı kayyım olarak gönderildiğini söyleyerek korku yaratmaya çalıştı.

Bu süreçte olağanüstü genel kurul yapılmalı diye görüş beyan eden eski genel başkan dahil birçok şube başkanı ve üyeyi yetkisi olmadığı halde görevden el çektirip olmayan disiplin kuruluna sevk etti.


Bunun yanı sıra 10 Temmuz'da Muğla'nın Dalaman ilçesinde çıkan ve Göcek'e kadar uzanan orman yangını, 17 saatte kontrol altına alınmış, Türk Hava Kurumu Genel Sekreteri Rafet Yavuz, RS FM'de yaptığı açıklamada THK'nın Göcek yangınına neden müdahale etmediği ile ilgili "İki uçağımız göreve hazırdı ama gerek yok dendi" açıklamasını yapmıştı. 

Yavuz, gerekçenin, Orman Bakanlığı ile her yıl yapılan sözleşmenin 2019'da yenilenmemiş olabileceğini söylemişti. 

"Olası yangınlarda 3 veya 4 merkezde uçaklarımızı hazır edip anında müdahale ediyorduk" diyen Rafet Yavuz, "Fakat 2019 yılı için Orman Bakanlığı ile sözleşme imzalama imkanını bulamadık. Sebebi maliyetlerin yükselmiş olması ve ihalelerin kamuoyuna, yerli ve yabancı firmalara açık olması sebebiyle mali konularda zorluk yaşamamızdı" açıklamasını yapmıştı. 

İZMİR'DE 'UÇAKLAR NEREDE?' SORUSUNUN FİTİLİNİ ATEŞLEYEN YANGIN 

Bu olaydan bir ay sonra İzmir, tarihinin en büyük yangınını gördü. 

18 Ağustos öğlen saatlerinde başlayan yangın, 2 gün 5 saatlik çalışma sonrası söndürülebildi. 

Her şey temmuz ayında yönetimdeki tartışmalar ile başladı. 

Ekim 2018'de yeni başkan seçilen Emekli Tümgeneral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu'nun tüzüğe aykırı kararlar aldığı ve kurumu zarara uğrattığı iddiasında bulunan bazı yönetim kurulu üyeleri, istifa etti. 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yangında 500 hektarlık alanın zarar gördüğünü söylemiş ancak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı "Bizim yaptığımız tespitler 5 bin hektar alanın üzerinde bir alanın yanmış olduğunu gösteriyor" demişti. 

"THK'nın uçakları neden kullanılmıyor?" sorusu en çok bu yangın sonrası yükseldi. 

'VİZONTELE'DE AÇIYORLAR YA HANİ 'MOTOR YOK' DİYORLAR, AYNEN ÖYLE MOTOR YOK'

Bakan Pakdemirli'nin tarihe "Vizontele açıklaması" olarak geçen cevabı çok tartışılmıştı: 
 

Benim teşkilatım bunlarla uçmak istemiyor. Nokta. 

Memuriyeti olan insanlar ‘Ben bu uçağa binmem, beni memuriyetten atın, ben yine de bu uçağa binmem' diyor.

Belge üzerinde ne olursa olsun bu uçaklar artık emniyetli olarak addedilmiyor. Hele ki bu saatten sonra devletin bir Bakanı "Biz bu uçakları emniyetli bulmuyoruz" demiş. Konu bitmiştir. 

En büyük filo nedir? Hani neredeymiş 20 tane uçak nerede? 6 tane apronda uçak gözüküyor, 3 uçağın içine kuşlar yuva yapmış, motor yok. Vizontele'de açıyorlar ya hani ‘motor yok' diyorlar, öyle. Böyle bir trajikomik tiyatro ile karşı karşıyayız. Hükümete siyasi bir saldırı var. 


22 Ağustos 2019'da konuşan Pakdemirli, "Türk Hava Kurumu, siyasetin oyuncağı olmuş, ana muhalefet partisi ile birlikte hareket etmektedir" demişti. 

Türk Hava Kurumu'nun (THK) finansal sıkıntıda olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, THK'dan yapılan açıklamalara ilişkin "4 milyon euro vermedik diye mi böyle oldu?" sorusunu sormuştu. 

Pakdemirli'nin açıklamasından tam bir hafta sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türk Hava Kurumu hakkında konuştu. 

Türk Hava Kurumu'nun arkasında kim var? CHP'li milletvekili. Onun arkasında CHP.

Bunu savunuyorlar ve 'Bakanlık neden Türk Hava Kurumu ile çalışmıyor?' diyorlar.

Yahu bu adam zaten mezarlığa dönüştürmüş Türk Hava Kurumu'nu. Oradaki uçakların motorları, pervaneleri yok.

Yani rezillik diz boyu. Şimdi büyük ihtimalle şurada birkaç gün içerisinde orayı da masaya yatıracağız. Yani bu Türk Hava Kurumu ile bir yere varamayız.

ERDOĞAN'IN RUSYA SEYAHATİ SONRASI RUS YANGIN SÖNDÜRME UÇAKLARI TÜRKİYE'DE 

Erdoğan bu açıklamayı, Rusya seyahati sonrası yapmıştı. Aynı seyahatte, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davetlisi olarak MAKS-2019 Havacılık ve Uzay Fuarı'nı ziyaret etmiş ve bugün kullanılan Rus yapımı Be-200 ES uçaklarını incelemişlerdi. 

12 ton su kapasiteli B-200ES amfibi yangın söndürme uçağı, 17-22 Eylül'de gerçekleşen Teknofest 2019'da görücüye çıkmış, ilk testini de 30 Eylül'de Manisa'daki Soma Sevişler Barajı'nda gerçekleştirmişti. 

Aynı Teknofest'te Türk Hava Kurumu'nun yangın söndürme uçakları da gösteri uçuşu yapmıştı. 

'UÇAMAZ' DENİLEN UÇAKLARIN 'UÇUŞA ELVERİŞLİLİK RAPORLARI' 

Bakan Pakdemirli'nin "Belge üzerinde ne olursa olsun bu uçaklar artık emniyetli değil" dediği CL 215 tipi yangın söndürme uçakları ile ilgili yanıt muhalefetten belgelerle geldi. 

Ocak 2021'de Memleket Partisi'ne geçen dönemin CHP Milletvekili Mehmet Ali Çalışkan, 21 Ağustos 2019'da Twitter'dan yaptığı paylaşımda 1970'li ve 1980'li yıllarda üretilen 124 uçağın Batı'da gelişmiş ülkeler tarafından kullanıldığını söylemiş, uçakların 2020 ortasına kadar devam eden "Uçuşa Elverişlilik Raporları"nı paylaşmıştı. 

Çalışkan, "THK uçaklarının eski kullanılamaz ve emniyetsiz olduğunu belirtmek Türkiye'de Hava Yolları dahil tüm sivil uçuşları töhmet altında bırakır. SHGM'yi işlevsiz güvenilmez kılar" demişti. 

THK'NIN TARİHİNDEKİ İLK KAYYUM VE 1,8 MİLYAR LİRALIK BORÇ 

16 Ekim 2019'da ise Türk Hava Kurumu tarihinde bir ilk yaşandı ve THK Başkanlığına Cenap Aşçı, Adnan Zengin ve Abdullah Kaya'dan oluşan üç kişilik kayyum atandı. Cenap Aşçı 63'üncü Hükümette Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak görev yapmıştı. 

Aşçı, 2020 sonunda yaptığı Türk Hava Kurumu'nun 1 milyar 850 milyon lira borcu olduğunu, 10 bankaya olan yaklaşık 1,7 milyar liralık borcun yapılandırıldığını söylemişti. 

Borçların 2 yıl ödemesiz, 8 yılda ödenmek üzere yüzde 7 faizle yapılandırıldığını duyuran Cenap Aşçı, İlk ödememiz 2023 yılının ocak ayında başlayacak. Ödemenin olmayacağı 2 yılda sermaye ve yatırım için ihtiyaçlarımızı gidereceğiz, Kurumun faaliyetlerini yeniden canlandıracağız" demişti. 

Aynı yıl Türk Hava Kurumu'nun 11 adet M-18 A/B Dromader uçağı ve depoda bulunan formlu/formsuz malzemeleri satışa çıkarılmış, 2021  başında ise kurumun taşınmazları üzerinde fiili haciz ve muhafaza işlemleri mahkeme kararıyla kaldırılmıştı. 

PAKDEMİRLİ: HALA ANTİKACI DÜKKANI GİBİ '60'LARDAN KALAN UÇAKLARI KULLANALIM' DENİYOR 

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Antalya, Muğla, Mersin ve Adana başta olmak üzere 28 Temmuz'dan bu yana devam eden yangınlar sonrası yükselen eleştirilere ilk yanıtı 30 Temmuz'da Antalya Manavgat'ta gerçekleşen basın toplantısında verdi. 
 

THK ile problemimiz yok, olmaz da. Elindeki uçakla ilgili problem, uçabilecek kapasitede değil, uçsa da performans verecek kapasitede değil.

Biz son teknoloji diyoruz hâlâ antikacı dükkanı gibi 60'lardan kalan uçakları kullanalım deniyor. Orman teşkilatı istemediği için iki senedir bunları kullanmıyoruz, iki senedir daha verimli uçaklar kullandık. 

Bir tane bu işlerden anlayan insan şunu demeli, helikopter sayınız arttı, noktaya atış yapabiliyorsunuz, bravo. Havada ne kullandığımız değil, yere ne kadar su attığımız önemli olmalı.


30 Temmuz'da açıklama yapan ve sözleri hayli tepki çeken bir isim daha vardı: THK Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı

Katıldığı CNN Türk yayınında "Düğündeydim. Aramaları duymamışım" diyerek tartışmaları alevlendiren Aşçı'nın Temmuz 2020'de Habertürk'e yaptığı açıklamayı, Gazeteci Murat Ağırel, Twitter sayfasından paylaştı: 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 30 Temmuz'daki Cuma namazı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada "THK'nın uçakları varmış falan. Bunu neye göre söyleyebiliyorsunuz. THK'nın elinde kullanılabilecek uçak yok. Biz 45 helikopterle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. 

31 Temmuz'da Manavgat'ta incelemelerde bulunan Erdoğan, "Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi, uzun yıllardır bu görevi yürüten Türk Hava Kurumunun filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olmasıdır. Buna rağmen 2021 yılında da artık hurda görünümüne bürünen bu uçaklardan üçü ile 18 helikopter, Türk Hava Kurumu ortaklığındaki bir şirketten kiralanmıştır" dedi. 

KILIÇDAROĞLU: 2002'DE 19 UÇAK VE PİLOT VARDI

Antalya'daki kriz merkezinde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Türk Hava Kurumu'nun 2002'de yangınları söndürmek üzere 19 uçağı ve pilotu olduğunu söyledi. 

"2002'de bunlar varken neden şimdi yok?" diyen Kılıçdaroğlu, "19 yıldır iktidarsanız her yıl 1 tane yangın söndürme uçağı alınsa bugün 19 uçağımız olacaktı" ifadelerini kullandı. 

Yangın söndürme uçaklarının ihalesinin yıllık olamayacağını aktaran CHP lideri, "Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir garabet yoktur. 10-15 yıllık yaparsınız. Ona göre insanlar uçaklarını alır. Bir sürü aksaklık var. Bugün geldik bu noktaya, buradan Türkiye'nin çıkması lazım. Var olan sistemin Türkiye'yi ne hale getirdiğinizi görüyoruz. Her olay çıktığında yeniymiş gibi kabul ediyorlar" dedi. 

ESKİ THK PİLOTLARI: UÇAKLAR BİR AY İÇERİSİNDE UÇUŞA HAZIR HALE GELEBİLİR 

Uçaklarla ilgili bir önemli açıklama da THK Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı'nın "2020 yılında pilotların sözleşmesi bitmişti ve ben de uzatmadım. Pilotları iş yapmadan oturtsaydım THK'ye iki yıllık masrafı 25 milyon liraydı" dediği, iki yıl önce işten çıkartılan pilotlardan geldi. 

Türkiye'nin ilk yangın söndürme uçağı pilotu olduğunu söyleyen ve "Ömrüm yangın söndürmekle geçti" diyen İsmail Çınar, BirGün'den İsmail Arı'ya verdiği röportajda "Tarım ve Orman Bakanlığı THK'den yangın söndürme uçağı kiralamadığı için biz de çalışamıyorduk. Biz başarıyla görev yaptık. Kullandığımızın uçakların da herhangi bir sıkıntısı da yoktu" ifadelerini kullandı. 

THK'nin söndürme uçaklarıyla 12 yıl uçan 33 yıllık pilot Yücel Akyol ise "Bu uçakların hemen uçması mümkün değil ama bir ay içerisinde uçuşa hazırlanabilir. Şu an o uçaklar hurda gibi duruyor. Ülke bizim ülkemiz, ormanlar bizim ormanlarımız. Biz yıllara bu işi layıkıyla yaptık" diye konuştu. 

Türk Hava Kurumu'nda uzun yıllar görev yapmış Süleyman Selçuk 2009'da verdiği röportajda CL-215 modeli amfibik uçakları şöyle anlatıyordu: 

Denize de inebilen CL-215 modeli amfibik uçak, 6.1 ton su taşıma kapasitesi ve güçlü motoruyla alçak irtifada yüksek manevra kabiliyetiyle orman yangınlarında etkin söndürme sağlıyor. 

Dört ayrı su tankı ve boşaltma kapağı sayesinde bir "sorti"de değişik yerleri hedefleyebilen CL-215, su üzerine indikten sonra 12 saniyede tanklarını doldurup havalanabiliyor. 

 

Su doldurmak için yalnızca 1,3 kilometrelik bir mesafenin yeterli olduğu uçak, bir saatte ortalama (yangınla su kaynağı arasına 11 kilometre olması durumunda) 54 ton suyu yangına boşaltabiliyor. 

Geniş kanat açıklığı ve özel aerodinamik yapısıyla yüklüyken kolaylıkla kontrol edilebilen CL-215, yangın ihbarı alındıktan sonra (motorlar soğuk ve kapalıyken) altı dakikada havalanabiliyor. 

Dört saat havada kalabilen CL-215, 20 dakikalık yakıt ve diğer bakım hizmetlerinden sonra tekrar göreve dönebiliyor. Alevin ve yangının durumuna göre 10 -15 metreye kadar alçalabiliyoruz. 

Bu uçakları orman yangınlarında kullanılan diğer uçaklar ve helikopterlerden ayıran en büyük özellik amfibik olması, yani havaalanında uçağa su yükleme gibi zaman kaybettirici işleme gerek duymamasıyla su kovası taşıyan helikopterlere nazaran yüksek taşıma kapasitesi ile özel dizaynı ve motorlarıyla orman yangınlarına alçaktan müdahale edebilmesi olarak gösteriliyor

Orman Fakülteliler Derneği ise Ağustos 2019'da yaptığı yazılı açıklamada uçakların 1960'ların teknolojisine sahip olduğunu, modernasizyonları yapılmadığı için su kapasitelerinin 4 tonun altına düştüğünü iddia etmiş, "1 helikopter yangın mahalline 1 saat sürede 20 ton su atabiliyorken 1 uçak en fazla 8 ton su atabiliyor" ifadelerine yer vermişti. 

Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan 1 Ağustos 2021'de yapılan açıklamada ise "THK'nin uçakları 100 litre için ihale dışında bırakılmaktadır" iddiasına yanıt verildi: 

2020 ve 2021 yılında kiralama yoluyla hizmete alınan uçakların su kapasitesi 5 bin değil, 12 bin litredir. 

Uçakların piston motorlu değil turboprop veya turbofan motorlu olma şartı bulunmaktadır. 

Ayrıca bu uçakların yangınlara attığı su miktarı 4 bin 900 litre değildir. CL 215'ler yakıt durumuna göre en fazla 3,5- 4 ton su taşıyabilmektedirler.

THK'nın kayyum heyeti Başkanı Cenap Aşçı, 31 Temmuz 2021'de Sabah Gazetesi'ne verdiği röportajda THK'daki mali krizin 2010 sonrası başladığını söyledi. 

Kanada yapımı CL-215'ler için Kanada'da bir heyetin geldiğini, bazı parçaların "standart dışı" olduğunun tespit edildiğini söyleyen Aşçı, "Bu uçaklarımızı 2020-2021 ihalelerinde kullanamadık. Uçakları kaldırmamız için 4 milyon dolarlık bir yatırım yapmamız lazım. Türk Hava Kurumu'nun yangın tecrübesini kullanmak için Rusya'dan uçak kiraladık" dedi. 

 

THK uçaklarının bakımı için 4 milyon dolar verilemezken, Rus uçakları için harcanan para çok daha yüksekti. 

Aşçı'nın bahsettiği, mayısta gerçekleşen Orman Bakanlığı yangın söndürme uçağı kiralama ihalesine Türk Hava Kurumu'nun (THK) katılamadı. 

İhale, en pahalı teklifi sunan firmaya verildi. Anlaşmaya göre firmanın getireceği Beriyev 200 tipi üç uçak için 1 Haziran-31 Ekim arasındaki 153 gün için toplam 203 milyon TL ödeme yapılacak.

Geçen yıl aynı firmadan kiralanan Beriyev 200 tipi iki uçağa 120 gün için 84 milyon lira kira ödenmişti. Her bir uçağın günlük kiralama bedeli 350 bin lirayı aşıyordu. Bu miktar bu yıl 442 bin liraya çıktı. 

Amerika'nın Sesi'nden Hilmi Hacaloğlu'na konuşan Türk Hava Kurumu eski başkanı Erdoğan Karakuş, "İki buçuk yıl önce 1 milyon dolarlık yatırımla sonuç almak mümkündü" yanıtını verdi.

Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, ayrıca, Beriev BR-200'lerin Türkiye'nin batı ve güneyindeki ormanlarda çıkan yangınları söndürmekte başarılı olamayacağı görüşünde: 

Kiralanan Rus uçakları, geniş gövdeli uçaklar. 10 ton su atıyorlar Ege ve Akdeniz bölgelerimizde bulunan dağlık, engebeli, dar vadilerin bulunduğu coğrafyadan çok Sibirya gibi Moskova'nın doğusu gibi düz arazilerde çok daha verimli. Ama bizim dağlık arazilerde küçük, atik, uçaklara ihtiyacımız var. 

Kaldı ki İspanya, Fransa, İtalya, Kanada bu uçakları kullanıyor. Avrupa Birliği'ndeki kurtarma faaliyetlerinde de yer alıyorlar. Küçük uçak olmadıkça yangınlar ancak gecikmeli olarak söndürülebilir.

THK'de dört yıl boyunca yangın söndürme uçağı pilotluğu yapan ve 26 yıllık pilot Burhan Güler, BirGün'den İsmail Arı'ya verdiği röportajda "Rus uçakları manevra yapamıyor, vadilere de giremiyor. Çok yüksek irtifadan su atıyorlar. Yangının 30 metre üzerinde suyun bırakması lazım. Bu uçaklar 150- 200 metre yükseklikte su bırakıyor. Bu yüzden de yangını kontrol altına almada çok etkili olamıyorlar" demişti. 

Independent Türkçe/ Gökçen Tuncer

 


PAYLAŞ