Ekonomist Demirel: Yangınlar yüzünden turizm bitecek, gıda fiyatları artacak

Türkiye'de 28 Temmuz'dan bu yana 38 ilde çıkan 163 yangından 152'si söndürüldü. Yangınlarda 8 kişi hayatını kaybetti. Binlerce hayvan telef oldu, orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle döndü. Bölgede 16 uçak, 9 İHA, 51 helikopter, 1 insansız hava helikopteri, 805 tanker, 155 iş makinesi, yaklaşık 5 bin 200 personel mücadele ediyor.

Yangının ekonomi boyutunu inceleyen Ekonomist Baki Demirel 'yaşanan felaketin gıda enflasyonuna dönüşeceğini ve yeşili yanan Türkiye'nin artık bir turizm ülkesi olmayacağını' açıkladı. Demirel, et ve gıda fiyatlarında yaşanacak fahiş artışın gecen yıllardaki gibi ithalat ile de dizginlenemeyeceğini vurgulayarak yetkilileri uyardı.

Karar'a konuşan Baki Demirel'in yanıtları şöyle;

Yaşanan felaketlerin ekonomiye getireceği yükü rakamlarla değerlendirmek için şimdilik erken ama görünen köyde kılavuz istemez. Küresel iklim krizi somut etkilerini göstermeye başladı. Bir taraftan seller öbür taraftan ormanlar yanıyor. Kuraklık ise kendisini iyiden iyiye hissettiriyor. Çevre ülkelerde de yangınlar çıkıyor ama bizimkindeki sorun yangının söndürülememesi oldu. Organizasyon tam bir fiyasko. Türk Hava Kurumu'nun elindeki yangın uçaklarının kullanılmaması, uluslararası yardım istemekte yaşanan gecikme, yangın için yardım etmek isteyen ülkelerin yardım talebini kabul etmemek, yangın bölgesindeki organizasyonluk, yangından etkilenen halkın taleplerine “zararları karşılayacağız” deyip kredi önerilmesi gibi sayılamayacak kadar çok yanlış yapıldı.

"TURİZM BİTECEK GIDA DA İSE ENFLASYON HIZLA YÜKSELECEK"

Yangının kısa ve uzun vadede etkileri olacak. Yaz aylarında olmamıza rağmen özellikle tarım ürünlerinin fiyatlarında bir düşme yaşanmıyor. Gıda fiyatları düşmemekte direndi. Şimdi ise hiç fiyatlarda düşme göremeyeceğiz. aksine önümüzde bir gıda enflasyonu yaşanacak. Aynı zamanda turizm gelirlerinde de bir gerileme olacak. Özellikle Akdeniz bölgesi Türk turizminin can damarıydı. Pandemi nedeniyle turizmde bir darboğaz yaşandı. Henüz daha turizmde bir toparlanma yaşanmamıştı. Evet bayram nedeniyle yerli turist etkisi hissedildi.

Ama asıl ülkeye döviz getirecek olan yabancı turistlerinin ülkeye tam anlamı ile girişi yaşanmamıştı. Cari açığın finansmanında önemli olan döviz girdisidir. Döviz getirecek olan yabancı turistlerin gelişi ertelenebilir hatta bu sezon turistsiz kapanabilir. Turist yeşile ve doğal güzelliklere geliyor. Yanan yerlerin nasıl bir cazibesi olabilir ki? Doğal güzellikler yangınla bozuldu. Yanan yerlerin eski haline gelmesi onlarca yıl alacaktır. Yani uzun vadede turizm ülkesi olmaktan çıkacağız. Türkiye'ye gelen turistlere baktığımız zaman insanları ayırmak yanlış olur ama ekonomik açıdan söyleyecek olursak gelir seviyesi düşük olan turistler olduğunu görürüz.

'YANGININ HIZLI BİR ŞEKİLDE SÖNDÜRÜLEMEMESİ TURİST İÇİN CAYDIRICI OLACAK'

Türkiye doğal güzelliklerini kaybettikçe bir turizm cazibesi olmaktan çıkacaktır. Yangınlar doğal güzellikleri öldürürken önlem alınamaması ve hızlıca söndürülememesi turistler için caydırıcı bir unsurdur. Çünkü müdahale etmekte yetersiz olduğunu düşündükleri ülkeye gelmekten çekinebilirler. Çünkü kimse uzun süren yangınların ortasında kalmak istemez ve can güvenliği olmayan ülkelere gitmezler. Akdeniz sahilini cazibe merkezi yapan doğa yenilenene kadar turizm gelirini unutun.

Yangın felaketleri hayvancılığı ve tarımı da etkileyecektir. Önümüzdeki günlerde gıda fiyatlarında yangın çıkacak ve fili yangına müdahale edemeyenler ekonomideki yangına hiç müdahale edemeyecek. Zaten Temmuz ayı enflasyon rakamları beklenenden yüksek geldi. Açıklanan TÜİK rakamı son 20 yılın en yüksek seviyesinde. Yaz aylarında biz enflasyonun düşmesini bekleriz ancak Temmuz enflasyon rakamları beklenenden yüksek geldi. Et ve gıda hızlı bir şekilde artacak. Özellikle yoksul kesimin hissettiği enflasyon daha çok can yakacak.

Tüm bunlar politik olarak da güvensizliği artıracaktır. Sürekli gelir enflasyonun altında kalıyor. Gelir kaybı yaşayan insanlar daha hissedilir bir gelir kaybı yaşayacak. Bu durum domino etkisi ile toplumsal gruplar arasında gelir uçurumunu daha çok keskinleştirecektir. Türkiye'nin bu gelir açığını düzeltecek çok ciddi ekonomik politikaya ihtiyacı var. Şu andaki durum yoksul kesimin bu felaketten daha çok etkileneceğini gösteriyor. Gıda enflasyonu hızla artacak ve bunu ithalat ile de dizginleyemeyecekler. Küresel anlamda da bir gıda enflasyonu yaşanıyor. Özellikle et tarafında fiyatlar inanılmaz yüksek. Geçen sene patates, soğan, et ithal ederek yurtiçi fiyatları kontrol altına almayı kısmen başardık. Ama bu taktik bu sene işe yaramaz. Çünkü birinci olarak küresel bir gıda enflasyonu var ikinci olarak da kur fiyatları yükselecek. İthalatında maliyeti otomatikmen artacak. Zaten bu ithalat ile yüksek fiyatların önüne geçmeye çalışmak sürdürülebilir bir durum değildi.

 


PAYLAŞ