Hendek iş cinayeti davası | 'Denetimlerden birkaç gün önce haberimiz oluyordu'

Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 7 kişinin hayatını kaybettiği, 128 kişinin de yaralandığı patlamaya ilişkin açılan davanın dördüncü duruşması görülüyor. Müşteki ve katılanlar vekillerinden Avukat Evren İşler, “Delillerin karartılması noktasında patlama günü bilgisayarların olay yerinden kaçırıldığı sanık tarafından ikrar edilmiş olup sanık, siyasi iktidarın da onayının olduğunu açıkça söylemiştir” iddiasında bulundu.

MİT 'SABOTAJ' İDDİASINI CEVAPLADI

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 4'üncü duruşmada, mahkeme heyeti tanık ve şikayetçileri dinlemeye devam etti. Önceki duruşmalarda sanıklar ile sanık avukatlarının patlamanın sabotaj nedeniyle kaynaklandığı iddia etmesi üzerine mahkeme heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yazı yazarak bilgi istedi. MİT tarafından mahkeme heyetine verilen cevapta, patlama ile ilgili kendilerine ulaşan herhangi bir sabotaj ihbarının olmadığı belirtildi.

Duruşmanın başlamasından kısa bir süre önce, fabrikada yaşanan patlamada hayatını kaybeden işçilerin yakınları, yaralanan bazı işçiler ile avukatlar duruşma salonu önünde toplanıp basın açıklaması yaptı.Duruşmada ilk olarak müşteki Oktay Tarım dinlendi. Tarım, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtti. Sanık Yaşar Coşkun Müştekiye, fitil bölümünde çalışırken yanmaz kıyafet verilip verilmediğini sordu. Tarım, "Evet veriliyordu ama o bez parçası bizi korumuyordu ki" dedi.

Özdemir OSGB'nin sahibi Tanık Remzi Özdemir dinlenilmek üzere kürsüye çağrıldı ancak bir kısım müşteki vekilleri, sanık olma ihtimali bulunduğundan yeminsiz dinlenilmesini talep etti. Mahkeme talebi kabul etti. Tanık Remzi Özdemir, denetimlerde sağlık kısmında görev aldığını, dosyaların kendisine ibraz edildiğini, Aslı Bozkurt'un istifa dilekçesini 28 Mayıs'tan sonra verdiğini belirtti. Özdemir, “Aslı Bozkurt bana denetlerken karşılaştığı olumsuzlukları belirttiğini, yaptığı uyarılara karşı terslendiğini söylemişti. Hasan Ali Velioğlu bizim asıl muhatabımızdı” dedi.

ESİKLİKLER SONRADAN GİDERİLMİŞ

Sanık Yaşar Coşkun Müdafi Abdurrahim Burak Tanık'a, öneri tespit defterinin kendine teslim edilirken Aslı Bozkurt'un eksiklik ve önleme dair hususları belirtip belirtmediğini sordu. Tanık, eksikliklerin mutlaka yazıldığını ve yazıldıktan sonra işverenin imzalanmasının zorunluğu olduğunu belirtti. Sanık Müdafinin sorusu üzerine tanık, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini, çoğu zaman işçilerin çalıştıkları yerde bizzat Aslı Bozkurt ile birlikte eğitim verdiklerini belirtti. Sanık Müdafinin sorusu üzerine tanık, fabrika kendileri ile çalışmaya başladıktan sonra iş güvenliğine ilişkin kıyafetlerdeki eksiklikleri giderdiklerini ancak kullanılmadığını belirtti.

Sanık Müdafi Abdurrahim Burak tarafından sunulan tanık listesinde yer alan 5 tanığın dinlenilmesi ile duruşmaya devam edildi.

‘DENETİMLERDEN BİRKAÇ GÜN ÖNCE HABERİMİZ OLUYORDU’

Tanık Muhsin Gürler'in yemini alındı ve beyanında; fitil bölümünde çalıştığını, ekipmanların verildiğini, usta başından emir ve talimat aldığını, O'nun da üstünde Erşan Öztürk'ün olduğunu, personel müdürü Hasan Ali Velioğlu olduğunu belirtti. Sanık Müdafii Abdurrahim Burak'ın sorusu üzerine tanık, işyerinde fazla mal üretimi konusunda kendi bölümünde herhangi bir baskı olmadığını, iş sağlığı güvenliği eğitimi aldığını, sorumlu fabrika müdürünün kim olduğunu bilmediğini belirtti.

Tanık Remzi Yılmaz'ın yemini alındı ve beyanında; Sarma/kağıt bölümünde çalıştığını, işyerin hiç bir olumsuzluğun olmadığını, ekipmanların verildiğini, Müdür Asiye Hanım, Erşan Öztürk ve Hasan Ali Velioğlu’ndan emir ve talimat aldığını belirtti. Tanık devamında; Sorumlu müdürün Asiye Hanım olduğunu belirtti.

Bir kısım katılanlar vekili Evren İşler'in sorusu üzerine tanık beyanında; “Denetimlerden birkaç gün önce haberimiz oluyordu” dedi.

Yaşar Coşkun'un sorusu üzerine tanık beyanında; patlayıcı bölümünde çalışmadığını, makinelerle sarma yaptıklarını belirtti.

Asiye Angın'ın sorusu üzerine tanık beyanında; kendisinden doğrudan emir ve talimat almadığını belirtti.

Tanık Aynur Semizoğlu'nun yemini alındı ve beyanında; volkan bölümünde çalıştığını, iş yerinde hiçbir olumsuzluğun olmadığını, Sorumlu Müdür'ün Asiye Hanım, personel müdürünün Hasan Ali Velioğlu olduğunu, emir ve talimatları Erşan Öztürk'ten aldığını belirtti.

'ÇORLU'YU SOMAYI ANLAMAZDIK'

Patlamada yaşamını yitiren İşçi Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade ederek, “İçimizdeki çaresizliği, acıyı ne kadar anlatsam anlayamazsınız. Bundan bir yıl önce biz de Çorlu’yu, Soma’yı anlayamazdık. Maalesef artık anlıyoruz. İnşallah siz de bizler gibi anlamak zorunda kalmazsınız. İçimizdeki acıyı size anlatamam ama öfkemden bahsedebilirim. Öfkemin asıl sebebi, şu içeride çıkacak karardan, içerideki sanıklardan ziyade bizlerin daha çok korkuyor olmasına öfkeliyim. Defalarca kez yaşanmış olaylara rağmen hiçbir önlem almayarak bu olaylara zemin hazırlanmasına öfkeliyim. İçerideki sanıkların bu olaydan hiçbir vicdan azabı çekmeyerek verdikleri ifadelere öfkeliyim. Ne kadar ne söylesek de az. Ben artık adaleti aramak istemiyorum çünkü adalet aranması gereken bir şey olmamalı adalet yerini bulsun istiyorum” diye konuştu.

‘PATLAMA GÜNÜ DELİLLERİN OLDUĞU BİLGİSAYAR SİYASİ İKTİDARINDA ONAYI İLE KAÇIRILDI’

Müşteki ve katılanlar vekillerinden Avukat Evren İşler, tanığın savcılık ifadesinde “Ali Rıza ve Yaşar bize gelirdi ve talep edilen fazla imalat yapılmadığında eksik kalan imalatın tamamlanması yönünde talimat verirlerdi” yönündeki beyanının gerçek olup olmadığını sordu. Tanık beyanın ona ait olduğunu ama o anki psikolojik koşullar sebebi ile böyle söylediğini öne sürdü. “Denetim zamanlarında üretim diğer günlerdeki gibi aynı şekilde devam eder miydi?” sorusu üzerine tanık, savcılık ifadesinin aksine üretimin her günkü gibi devam ettiğini belirtti. Av. Evren İşler tanığa, ifadesini 1,5 yıl önce yanlış olarak aldığını beyan eden savcılık hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmadığını sordu. Tanık bu soruya bir cevap vermedi. Tanık Semizoğlu’nun savcılık beyanında, 2008 yılında bir kere eğitim aldığı ve bir daha eğitim almadığı yönündeki ifadesine dikkat çekildi. Semizoğlu’nun, bu ifadesinin yalan olduğunu söylemesi üzerine katılan ve müştekiler Semizoğlu’na tepki gösterdi.

İşler "Delillerin karartılması noktasında patlama günü bilgisayarların olay yerinden kaçırıldığı sanık tarafından ikrar edilmiş olup sanık, siyasi iktidarın da onayının olduğunu açıkça söylemiştir" dedi.

"ADALET YERİNİ BULSUN İSTİYORUM"

Duruşmanın başlamasından önce fabrikada yaşanan patlamada hayatını kaybeden işçilerin yakınları, yaralanan bazı işçiler ile avukatlar duruşma salonu önünde toplanıp basın açıklaması yaptı.

Patlamada yaşamını yitiren İşçi Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade ederek, “İçimizdeki çaresizliği, acıyı ne kadar anlatsam anlayamazsınız. Bundan bir yıl önce biz de Çorlu’yu, Soma’yı anlayamazdık. Maalesef artık anlıyoruz. İnşallah siz de bizler gibi anlamak zorunda kalmazsınız. İçimizdeki acıyı size anlatamam ama öfkemden bahsedebilirim. Öfkemin asıl sebebi, şu içeride çıkacak karardan, içerideki sanıklardan ziyade bizlerin daha çok korkuyor olmasına öfkeliyim. Defalarca kez yaşanmış olaylara rağmen hiçbir önlem almayarak bu olaylara zemin hazırlanmasına öfkeliyim. İçerideki sanıkların bu olaydan hiçbir vicdan azabı çekmeyerek verdikleri ifadelere öfkeliyim. Ne kadar ne söylesek de az. Ben artık adaleti aramak istemiyorum çünkü adalet aranması gereken bir şey olmamalı adalet yerini bulsun istiyorum” diye konuştu.

İleri, DHA


PAYLAŞ