Bu yıl grip salgını bekleniyor

Koronaviürsle benzer semptomlar gösteren grip her yıl toplumun yaklaşık yüzde 30’unu yakından etkiliyor. Özellikle 65 yaş üstü kişiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar gribe yakalanma konusunda oldukça duyarlılar.

Ama son iki yılda gripte vaka sayısı neredeyse sıfıra kadar indi. Uzmanlar bu durumu geçen iki yıllık süreçte insanların maske, mesafe ve el hijyeni gibi önlemlere çok dikkat etmesinden kaynaklandığını söylüyor.

Fakat bu yıl öngörüler işlerin tam tersine döndüğü şeklinde.

Hürriyet'ten İsmail Sarı'ya konuşan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Alper Şener de Dünya Sağlık Örgütü'nün raporu doğrultusundan bu yıl oldukça etkili bir grip salgını beklediklerini belirtiyor.  Daha da kötüsü geçen yıl grip vakalarının çok az görülmesi, gribe karşı direnç ve bağışıklık düzeylerinde azalmaya neden oldu.

EKİM-KASIM GİBİ SALGIN BAŞLAYACAK

Bu yıl grip ve diğer solunum yoluyla bulaşan virüslere karşı bağışıklık sisteminin daha duyarlı hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. İsmail Balık, geçtiğimiz yıllara göre daha ağır grip vakalarının olabileceğinin altını çiziyor.

“Her yıl grip ve nezle gibi virüsler alındıkça bağışıklık sistemi bunlara karşı bir anlamda daha hazırlıklı olur ve direnç gösterir. Bir yıl bağışıklık sisteminin, bu enfeksiyonlara karşı boş geçmesi onlara karşı tanınırlığını azalttı. Çünkü bu tip virüsler, her yıl az çok değişim gösterebilirler. Bağışıklık sistemi eğer çok fazla tanımaktan uzak kaldıysa, geçmişe göre daha ağır grip geçirme vakaları oldukça artacaktır.”

Prof. Dr. Alper Şener ise bu yıl grip ile ilgili dünya genelinde büyük bir artış beklendiğini ve Ekim-Kasım ayında da salgın döneminin başlayacağının altını çiziyor.

“Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı izlemelerde gribin, Kuzey Yarım Küre’de görülmeye başlandığına dair rapor yakın zamanda yayınlandı. Ama rapora göre son iki yıla göre bölgesel olarak artan yerlerle birlikte aynı kalanlar da var. Ama şu kesin ki bu yıl önceki iki yıla kıyasla grip salgını göreceğiz. Ekim-Kasım ayları gibi de başlamış olur.”


GRİP BELİRTİLERİNİ KORONAVİRÜS BELİRTİLERİNDEN AYIRMAK ZOR

Grip ya da nezle gibi virüslerin başlamasıyla en büyük sıkıntının, bu iki virüsün belirtileri ile koronavirüs belirtilerinin birbirinden ayırmanın zor olacağını söyleyen Prof. Dr. İsmail Balık, iki salgın da ortak belirtilere sahip diyor ve bu durumun sağlık kuruşlarındaki iş yükünü de artıracağına dikkat çekiyor.

“Salgın sırasında mutlaka salgını yapan enfeksiyonun ispatlanması gerekiyor. Yani hangi belirtiyi gösterirse göstersin bu kişilerin hepsine PCR testi yapmak zorunda kalacağız. Dolayısıyla bu durum sağlık kuruluşlarındaki iş yükünü artıracak. Ayrıca ekonomik olarak da maliyet getirecek.”

Tedbirlere uyulması konusunda da uyarılarda bulunan İsmail Balık, delta varyantına dikkat çekerek önemli detaylar paylaşıyor:

“Şu anda insanların bir kısmında aşılı olmalarına rağmen koronavirüs görmeye devam ediyoruz. Bunun nedeni de delta varyantı. Ayrıca aşı olmayan insanlar arasında da koronavirüs salgını yayılmaya devam ediyor. Bir de koronavirüs aşısı olduğu için aşıya güvenip maskesini ihmal eden kişiler var. Tüm bu saydığım gruplar, grip ya da nezle yapan virüslerle karşı karşıya geldiklerinde çok kolaylıkla hasta olacaklar.”

BU YIL ÇOCUKLAR DÂHİL HERKES GRİP AŞILARINI MUTLAKA OLMALI

Grip aşısının her yıl yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İsmail Balık, özellikle koronavirüsteki gibi risk gruplarında olanlar için grip aşısının çok önemli olduğunun altını çiziyor.

“Grip geçirildiğinde risk gruplarında ağır ve ölümcül şekilde seyir gösterebiliyor. Bu nedenle her yıl başta risk grubunda olan kişiler olmak üzere herkese grip aşısını öneriyorum. Grip ya da nezle, ister görülsün ister görülmesin risk grubunda olanların kendilerini garanti altına almaları adını aşı olmaları şart.”


Olaya çocuklar açısından da bakarsak, bir çocuk yılda en fazla 8-10 kez solunum yolu enfeksiyonu geçirebiliyor. Özellikle Covid-19 döneminde belli bir süre evde oldukları için hemen hemen hiç hasta olmadılar. Ama şimdi durum tamamen değişmiş durumda. Çocuklar okulda birbirleriyle çok sık temas hâlindeler. Bu durum çocuklarda koronavirüs dışında grip ya da nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarının önünü açar mı?

Prof. Dr. İsmail Balık’ın bu soruya cevabı çok net bir şekilde ‘Evet’. Balık, buna dur demenin en önemli yolu ise tedbirlere uymak olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Okullarda maske, mesafe ve temizlik kuralına çocukların çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu noktada hem öğretmenlere hem de ailelere büyük iş düşüyor. Ayrıca risk grubunda olan örneğin, kalp yetmezliği, diyabet, bağışıklık sistemi yetmezliği, kronik akciğer hastalığı olan çocuklar, hemen grip aşılarını olmalılar.”
 


PAYLAŞ