GS iyileşiyor FB geriliyor

Fatih Terim’in takıma defansa derinlik vermesini yasaklaması, otomatik olarak Galatasaray oyununa bir üst seviye kazandırdı. Geride daraltılan alanlar, Lazio’nun oyun iktidarını ele geçirmesine engel oldu. Daralan alanları hücumda genişleyerek aşmaya çalışmak hem Lazio’nun temposunu düşürdü hem de pas bağlantılarını sorunlu hale getirdi. Immobile, sadece etkisizleşmedi, aynı zamanda oyunu tamamlama şansını bile bulamadı. Sarrı, Galatasaray defansını az adamla yakalayacak taktiği maç boyunca üretemedi. Öyle ki, bu oyunu çözeceğini düşündüğü diğer oyuncu Anderson'u da oyundan almak zorunda kaldı. Hücumda genişleme zorunluluğu, Zaccaggni gibi yüksek hızda çok iyi işler çıkaran bir oyuncuyu bile işlevsizleştirdi.

Galatasaray oyununda görülen diğer iyileşme, hücum oyuncularının tek blok halinde davranmasını sağlayan, Halil’in alan açan yüksek oyun görüşüydü. Halil sadece gölge koşular yapmadı, temaslı oyunda çok başarılı hamlelerle ya top kaptı ya da oyunun yönünü değiştirdi. Kerem, Morutan ve Cicaldau çok yetenekli ve dinamik oyuncular. Halil ile birlikte bu üç oyuncunun doğaçlama oyunu bile, Lazio ve Sarrı’ yi şaşırtmaya yetti. Bir de bu oyuncular arası için hakikatten bir plan ile düzenlense, işte o zaman Galatasaray çok ciddi bir futbol takımına dönüşür.

Terim’in geride oyuna derinlik verilmesini yasaklaması ne kadar doğruysa, bütün hücumcuları üçüncü bölgede tutması da bir o kadar yanlış ve iyi düşünülmemiş bir davranıştı. Çünkü hücum gücünü üçüncü bölgede bir blok olarak tutmak, rakibe gönüllü defans yaptırmak demektir. Buna gerek yok. Halil’i rakip arkasına kaçırmanın daha basit yolları var ve bu yolların tümü, Halil’i ikinci bölgenin sınırları içine çekmekten geçiyor. Halil ve Cicaldau, rakip stoperleri ikinci bölgeye çekerek hem Kerem hem de Morutan daha geniş alan kazanır. Hem de Halil ve Cicaldau rakip defansın arkasına daha kolay sarkabilir.

Fenerbahçe, sadece Sivasspor maçındaki savunma zaaflarının tümünü son maçta tekrarlamadı, bir de üstüne inanılmaz kör vuruş sayısını ekleyerek Frankfurt’u oyuna ortak etti. Frankfurt ataklarının tümünde Fenerbahçe kendi savunmasını beşleme şansını bulamadı. Hem savunma beşlenmedi hem de savunmanın önü hep açık kaldı. Nitekim, kaleci Altay başta olmak üzere Fenerbahçe savunmasının her topa uzun vurmasının sebebi de buydu.

Valencia,  Rossi ve Mesut hiç savunma yapmadı. Onlar savunmaya katılmayınca da  Samuel ve Ferdi ileri geri koşmaktan bitap düştü. Fenerbahçe bir kişinin savunma yapmamasını tolere edebilir o da Mesut Özil’dir. Her takım ancak bir iyi oyuncunun yüklünü kaldırır. Oyuncu sayısı çoğalınca takım savunması çuvallar. Bereket Frankfurt iyi bir takım değil. Yoksa Fenerbahçe çok ciddi yaralar alabilirdi.

Bu maçta da görüldü ki, Fenerbahçe’nin çok acil olarak kaleci Altay’dan başlayacak açılış pasları organizasyonuna ihtiyacı var. Yoksa Altay’ın her uzun vuruşu rakiplere ikram olacak. Top rakibe geçtiğinde savunmayı beşli hale getirmek yetmiyor, bir de o savunmanın merkezini mutlaka kapatmak gerekecek. Gustavo bu iş için biçilmiş kaftan, ama o hücuma katıldığında onun işini başka birileri yüklenmeli.

Vitor Pereira hücum planına da organize etmek ihtiyacını duymalı. İki kenarda iki hızlı oyuncu var diye bu kadar dikine oyun oynamak hiç mantıklı değil.  Frankfurt maçında savunmanın aciz durumlara düşmesinin bir nedeni de bu hızlı ve dikine oyundu. Yanlış ya da hatalı bir pas bütün takımı yukarıda yakalıyor. Bu çok dengesiz. 

Toparlarsam, Galatasaray ileriye dönük umut veriyor. Fenerbahçe ise kaygılandırıyor.

Bu yazı Duvar'dan alınmıştır


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR