İmralı'da görüşe izin verilmemesi AİHM'ye taşındı

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde bulunan Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım'ın aile görüşlerine izin verilmemesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.

22 yıldır İmralı'da bulunan Abdullah Öcalan, 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde avukatlarıyla görüşebildi. Öcalan, ilk telefonla görüş hakkından 27 Nisan 2020 tarihinde yararlanabildi. Öcalan'ın 25 Mart'ta kardeşi Mehmet Öcalan'la yaptığı ikinci ve son telefon görüşmesi ise yarıda kesildi.

2015 yılının mart ayında İmralı Cezaevi'ne götürülen Hamili Yıldırım, Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar da görüşme haklarından yararlandırılmadı. Bugüne kadar yapılan 750 avukat ve 350 aile görüş talebine karşın Yıldırım iki, Konar ve Aktaş üç kere ailesiyle görüştürüldü.

AYM: İHLAL YOK

Avukatlar, müvekkilleri hakkında verilen disiplin kurulu kararlarının dosya örneğinin kendilerine verilmesi, haksız ve hukuka aykırı disiplin cezaların kaldırılması için 2020 yılının aralık ayı içerisinde Bursa İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuru yaptı. Aktaş, Yıldırım ve Konar için yapılan başvurular reddedildi. Avukatlar, bunun üzerine kararların hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle müvekkilleri Konar, Aktaş ve Yıldırım için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM, üç kişi hakkında yapılan başvuruyu da "kabul edilemez" buldu. AYM, herhangi bir ihlalin olmadığını kaydetti. Öcalan için yapılan başvuru henüz karara bağlanmazken, avukatlar başvuruları reddedilen 3 müvekkilleri için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.

22-24 Eylül'de yapılan başvurularda, aile görüş hakkının anayasa, uluslararası ve insan hakları sözleşmelerle koruma altına alındığı belirtildi.

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Raziye Öztürk, Abdullah Öcalan'ın yanı sıra Konar, Yıldırım ve Aktaş’ın da ağır tecrit koşulları altında tutulduğunu, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesi görüşme başvurularının reddine “gemi bozuk” ve “hava muhalefeti” gibi gerekçeler gösterildiğini aktardı. Sonrasında başvurulara ya yanıt verilmediğini ya da "disiplin cezaları" gerekçe gösterildiğini anlatan Öztürk, Ocak 2021’den bu yana aile görüş başvurularına herhangi bir yanıtın verilmediğini söyledi. 

AYM’e Aralık 2020’de yaptıkları başvurunun nisan ayında karara bağlandığını ifade eden Öztürk, “Hızlı bir şekilde karar verdi. Kararda şöyle bir enteresanlık var; Tecrit durumunu bir bütün olarak değerlendirip, ‘aile ziyaret haklarının’ ihlal edilmesi sebebiyle ihlal kararı vermesini istedik. Buna rağmen ‘telefon görüş hakkı’ yönünden olumsuz bir karar çıktı. AYM, bizim hak talebinde bulunduğumuz hususlarda değerlendirme yapabilir. Talep etmediğimiz hususta karar verme hakkı ve yetkisine sahip değil. Bu durum aslında AYM’nin ne kadar etkisiz bir yol olduğunu bize tekrar gösterdi” dedi.

Avukat Öztürk, iç hukuk yolları tüketildiği için Yıldırım ve Aktaş için 22, Konar için 24 Eylül’de AİHM’ye başvuruda bulunduklarını ifade etti. 


PAYLAŞ