Reuters, MB’deki operasyonun perde arkasını yazdı

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz gün TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile görüştükten sonra faiz kararlarında oy hakkı bulunan TCMB başkan yardımcıları Semih Tümen, Uğur Küçük ile PPK üyesi Abdullah Yavaş'ı görevden aldı.

Gece yarısında Resmi Gazete'de yer alan atama kararına göre başkan yardımcılığına Taha Çakmak ve PPK üyeliğine Yusuf Tuna atandı.

Dolar/TL, enflasyonun yükseldiği bir dönemde faiz indirimlerine başlayan Merkez Bankası'nda (TCMB) aralarında indirim kararına itiraz edenlerin de yer aldığı üç yöneticinin görevden alınması ardından 9.19'a yükselerek yeni zirveyi gördü.

Yatırımcılar küresel merkez bankalarının sıkılaştırma yönlü adımları değerlendirdiği, enflasyonun 2.5 yılın zirvesine yükseldiği bir dönemde TCMB'nin geçen ay 100 baz puanla başladığı faiz indirimlerine devam edip etmeyeceğini ana gündem maddesi olarak izliyorlar. Görevden almaların kararlara nasıl etki edeceğini de piyasalar anlamaya çalışıyor.

Reuters’a bilgi veren kaynaklara göre, piyasanın iktisadi gerekçelerle açıklamakta zorlandığı faiz indirim kararına eylül ayında da itiraz eden Küçük, ABD’de yaşayan ve sadece PPK kararları için Türkiye’ye gelen ve birçok karara katılmayan Yavaş ve başkan olmak istediği basında yer alan Tümen, MB’den gönderilmiş oldu.

MB’de yaşanan bu değişim Reuters’ın geçen hafta yayınlanan ve aynı gün yalanlanan Erdoğan’ın Başkan Kavcıoğlu’ndan da ‘soğuduğu’ haberinin ve dün akşam Erdoğan ve Kavcıoğlu’nun görüşmesi ve ikilinin resminin yan yana paylaşılmasının ardından geldi. Reuters ajansının haberinin ardından piyasada “Kavcıoğlu topun ağzında” yorumları yapılmıştı.

Analistler bir süredir MB’de yönetim değişikliği olup olmayacağını ve bunun politika kararlarına yansıyıp yansımayacağını yakından izliyordu.

'İTİRAZLAR DEVAM EDİYORDU'

Reuters’a bilgi veren bir kaynak, “Yavaş bankada sürekli bulunmadığı için her görüşünü bilmiyoruz. Ancak son dönemdeki kararlara karşı çıkan biri olduğu biliniyor. Uğur Küçük ise geçmişte de rezerv satışı gibi birçok kez karara itiraz etmişti. Bu itirazları son dönemde de devam ettiği bankada biliniyordu” dedi.

Aynı kaynak şöyle devam etti: “(Küçük) Bankada PPK’da hatırlanan bir sözü var: ‘Verimliliğe dayalı kalıcı ekonomik büyüme ve gelişme için TL’nin istikrarı, itibarı ve bununla birlikte gelecek olan fiyat istikrarı ön koşuldur. Bunun dışında bir yolla sağlanacak büyüme kalıcı olmaz. Bugün faizi olması gerekenden düşük yerde tutarsanız, yarın faizi yükseltmeniz gereken yer, bugün olması gereken yerden daha yüksek olur.’ MB açısından kayıp olduğunu düşünüyorum.”

Analistler kredibilite sorun yaşayan MB’de piyasa dostu adımlara yakınlıklarıyla bilinen üyelerin bankadan gönderilmesinin MB’yi daha da zora sokacağına inanıyor.

Bir yabancı yatırımcı, “MB yöneticilerini gece yarısında bir kararla, iyi bir açıklama yapmadan göndermek MB’ye kredibilite sağlamanın yolu ya da piyasaya güven vermenin bir yolu değildir” dedi.

MB çalışanlarının verdiği bilgiye göre ABD’de yaşayan ve sadece PPK toplantıları için Türkiye’ye gelen Yavaş ise Covid-19 geçirdiği için eylül ayı kararında Türkiye’de bulunmuyordu ve 100 baz puan faiz indirim kararında ismi yer almadı.

Yatırımcılar MB’nin geçen ay 100 baz puanla başladığı faiz indirimlerine devam edip etmeyeceğini TL’de ana gündem maddesi olarak izliyor.

Piyasalar faiz indirimlerinin devamı için politik baskı olduğundan da endişeliler. Bu belirsizlikler de TL’de satış baskısını artırıp enflasyon beklentilerini yükselterek TL’de değer kayıplarının devam edeceği bir kısır döngü oluşturuyor.

Sadece eylül ayı başından beri yüzde 10’a yakın değer kaybeden TL’de kayıplar sürüyor. Bu bile yaratacağı iki puana yakın geçişkenlik etkisiyle TÜFE’yi yüzde 20’li seviyelere tek başına yükseltebilecek bir neden. Enflasyon yüzde 19,58 ile iki buçuk yılın zirvesinde bulunuyor. TL yılbaşından beri ise dolar karşısında ise yaklaşık yüzde 20 değer kaybetti.

Ekonomistler faiz indirimi sonrası enflasyon tahminlerini 2021 için yukarı çekerken 2022 için yukarı yönlü revizyonları ise eskisine kıyasla büyük boyutta yapılmaya başladı.

MB ise enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu, enflasyonun yeniden düşüş trendine gireceğini belirtiyor.

Birçok bankacı MB’nin faiz indirimlerinin devam etmesi halinde ani faiz artışlarına kısa sürede ihtiyaç duyulabileceği endişesini dile getiriyor.

Erdoğan geçen 2,5 yılda çoğunlukla faiz politikalarında yaşanan görüş ayrılığını neden göstererek üç MB başkanını aniden görevden almıştı. Bu dönemde MB’nin kredibilitesi ve para politikası öngörülebilirliği azaldı.

Erdoğan son olarak politika faizini yüzde 19’a yükselten Naci Ağbal’ı mart ayında görevden almış ve yerine Kavcıoğlu’nu getirmişti. Daha sonra Erdoğan, haziran ayında MB başkanı ile görüştüğünü, ağustos itibariyle enflasyonun düşüşe geçeceğini söylemişti. Bunu takiben halka hitaben aynı konuşmasında ağustos ayı sonrası için enflasyon düşüşü ve faiz indirimi sinyali vermişti. Enflasyonda beklenen düşüş ise gerçekleşmedi.


PAYLAŞ