AKP’li Kurtulmuş: Kürtçe konuşan birini duyduğumda Allah'a olan inancım artıyor

Kurtulmuş “Diller bizim için bir ayrılık vesilesi değil, bir bütünleşme vesilesi ve zenginlik meselesidir” ifadelerini kullandı

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Ben şahsen bilmediğim bir dil olan Kürtçe konuşan bir kardeşimi duyduğum zaman 'Ya Rabbi sen ne büyüksün' diyerek Allah'a olan inancım ve bağlılığım artıyor. Çünkü Kürt, Arap, Çerkez, Acem ve Türk'ün de dilini yaratan Allah'tır. Benim annem Türk olduğu için ana dilim Türkçedir. Diller bizim için bir ayrılık vesilesi değil, bir bütünleşme vesilesi ve zenginlik meselesidir” dedi.

Kurtulmuş, Mardin'deki temasları kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen, partisinin Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı.

Burada konuşan Kurtulmuş, 2023 seçimlerinin önemine işaret etti.

"Türkiye'nin ve bölgenin ne kadar zor bir süreçten geçtiğini bizzat yaşamış olan bir bölgenin halkısınız. Güven ve istikrar yan yana olduğu zaman bir ülkenin kalkınması, barışı ve demokrasisinin yükselmesine öncü olur. Siyasi hayatımız boyunca hep güven ve istikrarın sağlanması için çalıştık, hep, Türkiye'de tüm toplum kesimlerinin fikirlerini açık bir şekilde söylemesi, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesinden yana olduk. Onun için Türkiye'de hiçbir karanlık odağın söz sahibi olmasını arzu etmedik ve buna iktidarlarımız sırasında müsaade etmedik" diyen Kurtulmuş, Türkiye'de on yıllar boyunca verdikleri siyasi mücadelede hep millet iradesinin yanında durduklarını aktardı.

Kurtulmuş, "Faili meçhul cinayetlerden, yol kesip adam kaçırmalara, şehirlerin içerisinde insanların malına mülküne çökülmesine iktidarımızda fırsat vermedik. Yolların çevrildiğini, insanların bir şekilde dağa kaçırıldığı haberlerini çok duymuşuzdur. AK Parti iktidarlarından önceki Türkiye'nin bu karanlık savruluşuna Allah'ın izniyle bir daha Türkiye geri dönmeyecek, geri döndürülmeyecektir" diye konuştu.

TERÖRLE MÜCADELE

Türkiye'nin terör örgütlerine karşı verdiği mücadelenin uzun yıllardır devam eden bir mücadele olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

1984 Eruh baskınından bu yana maalesef PKK ile Suriye'nin karıştırılması, alt üst edilmesinden sonra da hem DEAŞ ile hem de PYD-YPG ile mücadele eden bir milletiz. Terörden, faili meçhul cinayetlerden, siyasi suikastlerden Türkiye'nin ne kadar büyük yara aldığını en iyi bilen siyasi kadroyuz. Bunları ne için söylüyorum? Bir daha bu dönemler geri gelmeyecek. İnşallah sizler de bu huzur, güven ve istikrar ortamında çok daha iyi çalışarak terörün Türkiye'ye verdiği zararı, birlik ve beraberliği, kardeşliği bozmak isteyenlerin Türkiye'ye verdiği zararı halkımıza çok daha iyi anlatacaksınız.

Kurtulmuş, sükunet, barış ve huzur varsa ekonomi, üretim, eğitim, istikrar, gelişme ve kalkınmanın olduğuna işaret ederek, "Nusaybin ile Kamışlı'yı birbirinden ayıran nedir? Suruç ile Kobani'yi birbirinden ayıran nedir? Aradaki bir tren yoludur. Emperyalistler inançla, meydanlarda mücadeleyle ve savaşla yenemedikleri bu bölge halkını etnik çatışmalar üzerinden birbirlerine düşman kılmaya çalıştılar. Sınırları çizdiler. 'Burası Suriye', 'burası Irak', 'burası Türkiye' diyerek, suni sınırlarla Kürt, Arap, Türk, Türkmeni birbirinden ayırdılar. Sınırlarını ayırdıkları insanların gönüllerini ayıramadılar. Gönüllerini ayıramadıkları bu bölge halklarının arasına da eli kanlı terör örgütlerini koyarak, onları silahlandırarak, onları güçlendirerek, onlara lojistik ve siyasi destekler vererek, bu halkların birbirinden ayrılacağını düşündüler" ifadelerini kullandı.

SİYASİ CİNAYETLER İŞLENECEĞİ İDDİASI

AKP olarak bölge halklarının birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını arzu ettiklerini, bu coğrafyanın halklarının birbirlerinden ayrılmasına asla rıza göstermeyeceklerini dile getiren Kurtulmuş, bunun için kullanılan tüm karanlık yolların hepsine karşı mücadele edeceklerini kaydetti.

Kurtulmuş, bu karanlık yollardan bazılarının, terörün yol kesmesi, adam öldürmesi, faili meçhul cinayetler işlemesi, insanları birbirine düşman etmesi ve baskınlar yapması, bazı karanlık çetelerin halkın arasına fitne sokmak için siyasi cinayetler işlemesi olduğunu aktararak, "Bunu çok yaşamış ve faturasını ödemiş bir milletin çocukları olarak konuşuyoruz. Son günlerde Türkiye'deki güven ve istikrar ortamını bozmak için muhalefetten bazılarının ve ne yazık ki Türkiye'nin en çok oy alan ikinci partisinin genel başkanı, bir siyasi suikastlerdir tutturmuş gidiyor. Arkadaş; herhangi bir bilgin veya belgen varsa siyasi suikastlerin önlenmesi bir vatandaşlık görevidir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı, umarım tanık olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu da 'Gel ne biliyorsan söyle.' diye çağıracaklardır" şeklinde konuştu.

"ANA DİLİ ANA SÜTÜ GİBİ HELALDİR"

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

Maalesef emperyalistlerin ve onların kuklası olan bazı çevrelerin ülkemizde yapmak istedikleri, insanları etnik köklerine göre mezheplerine göre bölmek. Bunun için de yıllardır ana dilini bir ayrımcılık aracı olarak kullanmışlardır. Halbuki biz ne diyoruz; Ayet-i Kerime'de dinlerimizin ve renklerimizin farklı yaratılmış olması Allah'ın varlığının, birliğinin işaretindendir. Ben şahsen bilmediğim bir dil olan Kürtçe konuşan bir kardeşimi duyduğum zaman 'Ya Rabbi sen ne büyüksün' diyerek Allah'a olan inancım ve bağlılığım artıyor. Çünkü Kürt, Arap, Çerkez, Acem ve Türk'ün de dilini yaratan Allah'tır. Benim annem Türk olduğu için ana dilim Türkçedir. Diller bizim için bir ayrılık vesilesi değil, bir bütünleşme vesilesi ve zenginlik meselesidir. Onun için on yıllardır dediğimiz gibi, ana dili ana sütü gibi helaldir ve herkesin hakkıdır. Bir müddet evvel Mardin'de Diyarbakır ve Şanlıurfa'da da insanlar resmi kurumlara gittiklerinde ana dillerini konuşamazdı. Hatta mahkemelere gittiklerinde ana dilleriyle ifade veremezlerdi. Hatırlıyorum, seçim meydanlarında ana dillinde konuştu diye haklarında tahkikat yapılan milletvekili adayları vardı. Bütün bunları Türkiye'nin gündeminden kaldıran kimdir, AK Parti'dir, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Şehirlerin isimlerinin değişmesi, TRT'de Kürtçe yayınların önünü açan kimdir? AK Parti, bu siyasi harekettir. Resmi dilimizin Türkçe olması doğal, kaçınılmaz olandır. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Her devletin bir dili olur. Ama o devlette vatandaşların ana dillerini ve ana kültürlerini geliştirmesinin önündeki engellerin kaldırılması, eşit vatandaşlık hakları bakımından önemli bir adımdır. Faili meçhul cinayetleri, siyasi suikastları kaldıran, karanlık çetelerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da milletin ensesinde boza pişirmesinin önüne geçen, ana dilin ve ana kültürün üzerindeki hakları ve özgürlükleri genişleten bir siyasi harekatın mensubu olarak adımız aktır, yüzümüz aktır.

"GÖNÜLLERDEN DÜŞMEYECEĞİZ"

Numan Kurtulmuş, 2023 seçimlerinin Türkiye için önemine işaret ederek, bu seçimin, hangi istikamette yürüneceğinin belirleneceği bir seçim olduğunu bildirdi.

Yolların, hava limanlarının, hanların, hamamların yapılabileceğini, en zor olanın gönüllere girmek olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "AK Parti gönüllere girdiği için 19 yıldır iktidarda olan bir parti. Gönüllerden düşmemek çok çok daha zordur. Gönüllerden düşmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

 AA


PAYLAŞ