'Enflasyonu tek haneye indirmeye kararlıyız'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay yaptığı açıklamada, "Para ve maliye politikalarımızı arz yönlü yapısal politikalarımızla, verimlilik artışıyla destekleyerek, enflasyonu tek haneye indirmeye kararlıyız" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay yaptığı açıklamada enflasyona değindi. Oktay açıklamasında, "Para ve maliye politikalarımızı arz yönlü yapısal politikalarımızla, verimlilik artışıyla destekleyerek, enflasyonu tek haneye indirmeye kararlıyız" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bir aydan uzun sürecek 2022 yılına ait bütçe görüşmeleri bugün Cumhurbaşkanı Yardımcı Fuat Oktay'ın sunumu ile başladı.  Oktay,  "Cumhurbaşkanlığı 2022 yılı bütçe teklifi yaklaşık yüzde 3,7 azalış göstermiş ve 3 milyar 890 milyon lira olarak belirlenmiştir" dedi.

Oktay, bugün TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda başlayan görüşmede yaptığı sunumda, "Yılın üçüncü çeyreği itibarıyla kısıtlayıcı önlemlerin kaldırılması normalleşme sürecine önemli katkı sağlamıştır. Son çeyrekte de ekonomide canlılığın devam ederek 2021 yılı genelinde ekonomimizin yüzde 9 büyümesi beklenmektedir" dedi.

Enerji girdilerinde ve emtia fiyatlarında yaşanan "olağandışı gelişmelerin" etkisiyle dünya genelinde beklentilerin üzerinde ve rekor seviyede bir fiyat artışı izlenmekte olduğunu belirten Oktay, "Söz konusu küresel eğilime rağmen, para ve maliye politikalarımızı arz yönlü yapısal politikalarımızla ve verimlilik artışı kanalıyla destekleyerek, enflasyonu tekrar tek hanelere indirmeye kararlıyız" dedi.

Oktay, bu yıl GSYH'nin yüzde 3.5'i kadar bir bütçe açığı öngördüklerini belirtti ve "Bütçe açığının program döneminde sırasıyla yüzde 3.5, yüzde 3.2 ve yüzde 2.9 seviyelerinde gerçekleşmesini hedefliyoruz" dedi.

Oktay, bir kaç ay önce açıklanan OVP'de detayları yer aldığı üzere 2022 bütçesinde bütçe giderlerinin 1.75 trilyon TL, faiz hariç giderlerin 1.51 trilyon TL, bütçe gelirlerinin 1.47 trilyon TL, vergi gelirlerinin 1.26 trilyon TL ve bütçe açığının 278.4 milyar TL olarak öngörüldüğünü hatırlattı.

Bütçe açığının GSYH'ya oranı 2013'ten 2016 yılına kadar yaklaşık yüzde 1 seviyesinde kalmıştı. Düşük kamu borcu bu dönemde Türkiye piyasalarını destekleyen önemli bir unsur oldu. 2017 yılında bütçe açığı/GSYH yüzde 1.5 olurken, 2018'de yüzde 1.9'a, 2019'da yüzde 2.9'a, 2020'de yüzde 3.5'e genişledi.

Bütçe dengesi, 2016'da yaşanan darbe girişiminin etkilerini azaltmak için alınan önlemlerle kısmen bozulmaya başladı. Bunun yanı sıra başta Kuzey Irak ve Suriye olmak üzere jeopolitik gelişmeler nedeniyle güvenlik harcamalarındaki artış da etkili oldu. Haziran 2018 seçimleri öncesi kamu emekli ve çalışanlarına yönelik atılan genişlemeci adımlar ise harcamalar tarafındaki yükselişin kalıcı olarak artmasına neden oldu.

Pandemi döneminde Türkiye'nin bütçe açığı artsada bu artış diğer ülkelere göre çok daha az oldu. Türkiye'de sağlanan imkanların kredi ağırlıklı olması ve istihdam desteklerinin önemli bölümünün İşsizlik Sigorta'sı Fonu tarafgından karşılanıyor olması nedeniyle pandeminin bütçeye etkisi sınırlı kaldı.

Bu yılın da ilk sekiz ayında bütçe açığı 37.51 milyar TL'ye, son 12 aylık açığın GSYH'ya oranı da yüzde 1.6'ya geriledi. Her yıl olduğu gibi son aylarda verilecek belirgin açıklarla 2021'de açığın GSYH'ya oranının OVP hedefi olan yüzde 3.5'a yakın ancak hafif üzerinde yılı tamamlaması bekleniyor.

Bütçe üzerinde yapılacak bugün komisyonda başlayan görüşmeler 26 Kasım'a kadar Plan Bütçe Komisyonu'nda devam edilecek. Bu süreçte tüm bakanlar kendi bakanlıklarının bütçe görüşmelerinde sunum yapacak ve bakanlıklarla ilgili kurum ve kuruluşlara ilişkin bütçeler de görüşülecek. Komisyon aşamasından sonra ise bütçe TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek.

Reuters, AA


PAYLAŞ