Bir hakem milyonlarca lirayı yönlendiriyor

Kolaj: Independent Türkçe

Futbol hakemleri, teknolojiyi bile çaresiz bırakıyor çoğu zaman. Hakem kararlarında hataların en aza inmesi için uygulanan VAR sistemi de pek işe yaramış görünmüyor.

Hakemler, verdikleri kararlar ve saha içindeki davranışlarından dolayı birçok maçta, maçın yıldızı olmayı başarıyorlar.

Hata yapmak yerine, yanlış yapıyorlar ve bu durum aslında kulüplerden çok, rekabetin ve oyunun canını yakıyor.

Bununla beraber artık futbol, her dakikası, her saniyesi, her sarı kartı, her korneri, her golü ile para eden bir oyuna dönüştü.

Öyle ki bahsin bu kadar büyümesi, oyunu da kirletti. Mesela 2020 yılında dünya çapında, spor bahislerinin büyüklüğü, 203 milyar dolar civarında.

Türkiye'de ise 2018 yılında resmi bahis miktarı,10 milyar lira, kaçak bahislerin miktarı ise 50 milyar lira.2020 yılında ise bu rakamların arttığını söylemek, yanlış olmaz.

Galibiyet ve mağlubiyetlerin, kulüplerin hisselerinde dalgalanmalar yaratması da borsada yatırımcılara, kar veya zarar yazmasına sebep oluyor.

Bunlara ek olarak son dönemlerde her kulübün, dijital varlıklara yönelip token çıkartması, her galibiyetin önemini daha fazla artıyor.

Ve bu kadar çok paranın girdiği futbolda, bir hakem bir düdük ile binlerce doların nereye gideceğini de belirlemiş oluyor.

Ve sonrasında futbol bir oyun olmaktan çıkarak, çıkar çatışması ve güç savaşına dönüşüyor.

Hakemler bir maçta ortalama, 245 karar veriyor

İngiliz futbolunun Merkez Hakem Kurulu'na karşılık gelen Professional Game Match Officials Limited'ın (PGMOL) yaptığı bir çalışmaya göre; bir maç içinde yaklaşık 245 tane karar veriliyor.

Bunların 45 tanesi köşe vuruşu, taç atışı ve gibi yoruma kapalı kararlardan oluşuyor. Geriye kalan 200 karar ise aslında hakemlerin oyuna kattığı yorumları gösteriyor.

Yine yapılan çalışmaya göre; oyun başına 5 hatalı karar düşüyor. Ve bir hakem ortalama, 11-12 kilometre arasında koşarken, 10 yıl öncesine göre 70 tane daha fazla sprint atıyor.

Rakamlara bakıldığında ortalama 5 hatalı karar, maçın sonucunu, hatta şampiyonu bile değiştirebiliyor. 

Türk futbolunda ise hakem tartışmalarında çözümler, hep aynı isimler ile arandı. Son 20 yılda 14 kez değişmiş Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve kurulu.

Aynı sürede, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetimi 9 defa değişmiş. Sürekli değişen Merkez Hakem Kurullarında, 3 defa ve 2 defa başkanlık yapmış isimler, kurullarında hep aynı isimlere yer vermiş.

Bakıldığında, Türk futbol sisteminin çeyrek yüzyılında, hep aynı isimler var ve değişen hiçbir şey yok.

Aynı isimler, aynı tartışmalar, aynı yanlış kararlar ve aynı güvensizlik ortamı ve içinde milyonlarca doların olduğu bir oyun.

Hakemler düzelse bile sorunlar değişmeyebilir

Fakat yine de kimseye güven veremeyen hakem camiası, aslında sorunun kendisi değil.

Çünkü sorun, hakemlerin verdiği yanlış kararların, kimlerin işine yaradığında yatıyor aslında.

Mesela yanlış bir kararla maç kazanan bir takımın teknik direktörünün, kazandığı maçtan sonra rakibinin haksızlığa uğradığını söylediğine şahit olmadı futbol kamuoyu.

Ya da kulüplerin hakemler üzerinde baskı oluşturmak için her hafta açıklama yapması da normal oldu mesela.

Ya da eski hakemlerin sürekli, sistemin içinde olup da sistemi eleştirmesi de televizyon ratinglerinden öte, başka anlam taşımıyor.

Ya da TFF yönetimlerinin sürekli aynı isimlere, futboldaki adaleti tesis etmeleri için görev vermeleri de tuhaf durmuyor.

Belki de ahbap-çavuş ilişkisi üzerinden işleyen hakem camiası için her şey yolundadır.

Futbol sisteminin restore edilmesi kolay değil

Sonuç olarak, kulüplerin şikâyet ettiği bu sistemin, restore edilmesi zor.

Zaten sadece hakemler düzelse bile sistemden faydalanan yorumcular, menajerler, teknik direktörler ve yöneticiler nasıl düzelecek?

Çünkü ortada restore edilecek bir yapı yok. Yıllarca defolarından fayda sağlanan bu sistemin, yıkıcı bir yenilikle inşa edilmesi gerekiyor.

Belki de kulüplerin işveren olduğu, profesyonellerin yönettiği yeni bir sisteme ihtiyaç var.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR