CHP’den 523 bin sözleşmeli kamu personeli için kadro teklifi

Fotoğraf: AA

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), sayıları 500 bini aşan sözleşmeli kamu personelinin memur kadrolarına atanabilmesi amacıyla TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sundu.

523 bin sözleşmeli personelin memur kadrolarına atanmasını talep eden CHP’nin teklifinde, “Bir istisnaî istihdam biçimi olarak tasarlanan ve uzun yıllar o amaçla uygulanan kamuda sözleşmeli personel istihdamının amacından saparak asli istihdam biçimi halini alması kamu görevlileri arasında doğurduğu ayrımcılıklar nedeniyle tepki görmektedir” denildi.

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifi, Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılmasını içeriyor.

Teklifle CHP, memur ve sözleşmeli personel ayrımı çerçevesinde kamu personel rejimini zedeleyen ve önemli sorunlara yol açan uygulamaların terk edilmesini, liyakat sistemine dayalı, şeffaf ve hesap verebilir, güvenceli bir personel sisteminin kurulmasını talep etti.

Türkiye’de kamu personel rejiminin en önemli sorunlarından birinin farklı statülerde kamu görevlilerinin bulunması olduğunu belirten CHP’nin teklifinin gerekçesinde, “Sözleşmeli personel istihdamı, istisnaî bir model olarak ortaya çıkmış ancak zamanla bu durum göz ardı edilerek ve mevzuata aykırı olarak kadrolu memur istihdamının yerine ikame edilmeye başlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (2021) verilerine göre; 3 milyon 487 bin 629 kamu görevlisinin 523 bin 47’si sözleşmeli personeldir” görüşüne yer verildi.

İstisnai istihdam biçimi olarak ortaya çıkan sözleşmeli personel istihdamının amacından saptığını ve asli istihdam biçimi haline geldiğini belirten CHP, söz konusu uygulamanın kamu görevlileri arasında ayrımcılık doğurduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

Geldiğimiz noktada sözleşmeli personel istihdamı çok çeşitli ve çok katmanlı sorunlara neden olmakta, kamu yönetimi ve hizmeti ile kamu personel sistemine dönük riskler ve yüksek düzeyde insani, idari ve sosyal maliyet üretmektedir. Hem kişisel hem de kitlesel hoşnutsuzluk ile çok katmanlı ve karmaşık sorunlara neden olan sözleşmeli personel istihdamı, çözüme kavuşturulması ertelenemez bir mesele haline gelmiştir. Sözleşmeli istihdam, statü hukukuna dayalı genel kamu personel rejimiyle çelişmekte, hukuk devleti prensibiyle de çatışmaktadır. Tek tip bir sözleşme olmaması nedeniyle sözleşmeli personelin mali, sosyal ve özlük hakları çalıştıkları birim, kurum ve kuruluşlara göre çeşitlilik/farklılık arz etmektedir.

Dolayısıyla bu farklılıklar, kurumlar arası geçiş taleplerini artırmakta, sözleşmeli personelin KPSS yoluyla kadroya geçme çabalarına gerekçe oluşturmakta, kurumlarda iş barışına tehdit riski oluşturmakta ve verimliliği düşürmekte, personel sirkülasyonundaki yoğunluk nedeniyle personel açıkları meydana gelmekte, kurumsal aidiyet ve kurumun hizmet alanı odaklı ehliyet yönüyle telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebebiyet vermektedir.

Özlük hakları noktasında ise sözleşmeli personelin bir kısmı, mülga edilen emekli sandığına tabi tutulurken bir kısmı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında değerlendirilmediği gibi görevde yükselme, unvan değişikliği hakları da sağlanmamaktadır. Sosyal, refah ve hukuk devleti anlayışının benimsendiği bir sistemde, istihdam politikasının kadrolu ve güvenceli istihdam dışında farklı statülere evrilmesi; liyakat, kariyer, iş güvencesi, statü hukuku ve memurluk güvencesi gibi temel kavramlar üzerine oturmuş olan memur statüsünü zayıflatmakta hatta ortadan kaldırmaktadır.”


PAYLAŞ