Bilim insanlarına göre sosyal medyayı daha mutlu kullanmanın üç yolu

Birleşik Krallık’taki Essex Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, sosyal medyadaki olumsuz gönderilerin kullanıcılar üzerindeki etkisini ölçtükleri bir çalışmaya imza attı.

Üniversitenin psikoloji bölümünde görev alan araştırmacılar bulgularından hareketle The Conversation’da ortak bir yazı kaleme aldı ve sosyal medyayı "daha mutlu" kullanmanın yollarına dikkat çekti.

Önceki çalışmalar da sosyal medyada örneğin Kovid-19 haberlerine maruz kalmanın duygusal zindeliğe zarar verebileceğini göstermişti.

Twitter veya Youtube kullanan yüzlerce kişiyle gerçekleştirilen yeni araştırma da aslında bu bulguları teyit etti.

Hakemli bilimsel dergi Plos One’da yayımlanan araştırmanın katılımcıları, iki ila dört dakika boyunca gerçek dünyayı konu alan çeşitli sosyal medya içeriklerine maruz bırakıldı.

Bu içerikler arasında Twitter gönderileri ve YouTube videoları, Kovid’le ilgili genel haberler veya pandemi döneminde insanların nezaketine dair olumlu paylaşımlar yer alıyordu.

Daha sonra bu katılımcıların ruh halleri bir anketle ölçüldü ve sonuçlar hiçbir içeriğe maruz kalmayan kontrol grubuyla karşılaştırıldı.

Kovid’le ilgili haberlere bakan kişilerin ruh halleri, hiçbir şey gösterilmeyen kişilere göre daha düşüktü. Bu arada pandemide nezaketle ilgili haberlerin gösterildiği kişilerde aynı düşüş görülmedi. Ancak araştırmacıların tahminlerinin aksine, bu kişilerin ruh halinde yükselme de olmadı. Bu durumun, söz konusu içeriklerin genel bağlamının pandemi olmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

Bulgular, Kovid-19 hakkında olumsuz haberlere iki ila dört dakika gibi kısa bir süre bile maruz kalmanın zararlı etkileri olabileceğini gözler önüne seriyor.

Ancak araştırmacılar bu bulguların sosyal medya kullanımının tümüyle ilişkili olmadığını vurguladı. Araştırma yalnızca Kovid-19’la ilgili içerikleri ele alıyordu.

Aslında seçeneklerden biri sosyal medya hesaplarının tamamen silinmesi. Veriler, Birleşik Krallık ve ABD'deki Facebook kullanıcılarının neredeyse yarısının 2020'de platformdan ayrılmayı düşündüğünü gösteriyor.

Ancak araştırmacılar, özellikle yüz yüze etkileşimlerin riskli veya imkansız olduğu bir dönemde sosyal medyayı silme tavsiyesini gerçekçi bulmuyor ve, "Sosyal medyadaki deneyiminizi daha olumlu hale getirmenin başka yolları da var" diyor.

Araştırmacılar, sosyal medyayı daha mutlu kullanmanın yollarını şöyle sıralıyor: 

- Sosyal medyada ne tükettiğinize dikkat edin. Diğer kişilerle bağlantı kurmak için çevrimiçi olduysanız, en son haberler yerine kişisel haberlere ve paylaşılan fotoğraflara odaklanın.

- Haber akışınızı dengelemek için sizi mutlu eden içeriği arayın. Bunlar, sevimli kedi yavrularının fotoğrafları, güzel manzaralar, yemek videoları veya başka şeyler olabilir. Sadece mutlu ve olumlu haberleri paylaşmaya adanmış bir sosyal medya hesabını bile takip edebilirsiniz.

- Sosyal medyayı pozitif tutumları ve nezaketi teşvik etmek için kullanın. Hayatınızdaki güzel şeyleri paylaşmak ruh halinizi iyileştirebilir ve olumlu ruh haliniz başkalarına da yansıyabilir. Ayrıca sosyal medyada diğer kullanıcılara iltifat etmeyi deneyebilirsiniz. Bu kulağa tuhaf gelse de insanlar bunu düşündüğünüzden daha fazla takdir edecek.

Öte yandan araştırmacılar, sosyal medyayı mutsuz olmadan kullanmak isteyenlere tüm haberlerden kaçınmasını da önermiyor.

"Daha da önemlisi, tüm haberlerden ve olumsuz içeriklerden kaçınmanızı önermiyoruz. Dünyada neler olduğunu bilmemiz gerekiyor" diyen araştırmacılar, sözlerini şöyle sürdürüyor:

Ancak ruh sağlığımıza da dikkat etmeliyiz. Sosyal medya kullanmanın bedelini hafifletmek ve sayfamızı daha mutlu bir yer haline getirmek için atabileceğimiz adımlar var.

Independent Türkçe, The Conversation

Derleyen: Çağla Üren


PAYLAŞ