'Bir savaş arıyorsanız, o halkın hayatta kalma savaşıdır'

Bugün görüşülen ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) “hayır” oyu verdiği ancak Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve İYİ Parti’nin oylarıyla kabul edilen Irak ve Suriye’ye tezkerenin 2 yıl daha uzatılması ile ilgili karara ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuşmak isteyen TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın konuşması, MHP Meclis Başkan Vekili tarafından engellendi. TİP Genel Merkez, Baş’ın konuşmasını sosyal medya hesabından paylaştı.

İşte Erkan Baş’ın engellenen tezkere konuşması:

Yine bir tezkere oylamasıyla karşı karşıyayız.

Her şeyden önce şunu söyleyeyim, burada önümüze ne gelirse gelsin, hiçbir milletvekili kendi çıkarını ya da partisinin çıkarını düşünerek karar vermemeli.

Burada herkes vekil olarak bulunuyor, o zaman önümüze ne gelirse gelsin, bu halk için, memleket için ne anlama geliyor diye sormak gerekir.

Bugün önümüzde duran bu tezkereye baktığımızda net konuşmak gerekir.

Ülkenin, halkımızın çıkarı bu tezkereye “Hayır” oyu verilmesindedir.

Bizim ilkesel tavrımız şudur, tek bir asker sınır ötesine gitmemeli, tek bir yabancı asker ülkemiz topraklarına girmemelidir.

Mesela şimdi burada biz tezkere oylayacağız, bir an düşünün…

Suriye meclisi veya herhangi bir ülke meclisi toplanmış ve Türkiye’ye asker göndermeyi oylasa ne hissedersiniz?

Gerçi bu tezkere zaten kim olduğu bilinmeyen yabancı askerlerin de ülkemize gelmesine izin istiyor.

Biz ona nasıl karşı çıkacaksak bugün burada da aynı şekilde HAYIR oyu vereceğiz.

Bu tezkere meclise cumhurbaşkanı imzası ile geliyor. Şöyle yazıyor…

“..hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması,

bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için..."

Ülkenin menfaati ile Saray’ın menfaati hiç yan yana gelmemiştir.

400 koltuk verin bu iş çözülsün demek için ülkeyi kan gölüne çevirmiş bir zihniyete bu yetkiyi vermeye HAYIR diyoruz.

Çocuklarımızın yurtlarını, burslarını… tarikatlara, vakıflara,

işçinin emekçinin vergisini sermayeye,

doğayı-toprağı rant için beşli çetesine,

şiddete maruz bırakılan kadınları kaderine

teslim eden birine bu yetki verilemez.

Ülkeyi yönetmesi için doktor raporu alması gerektiği düşünülen birisine bu yetki verilemez.

Bu yetkiyi vermeden kendinize bir sorun hatırlıyor musunuz hangi yurtdışı operasyonda, mesela Kartal Pençe'de, mesela Barış Pınarı Harekatı'nda, İdlib'te kaç kişi hayatını kaybetti?

Sizin için sayılardan mı ibaret ölenler, yoksa sayılarını bilecek kadar bile umursamadınız mı?

Burada neredeyse her gün, TBMM sanki taziye çadırıymış gibi başsağlığı mesajları yayınlamak yerine, insanların huzur ve barış içinde yaşayacağı bir ülke haline getirmek için bir gün düşündünüz mü?

Daha nişanlıydı, daha sözlüsüyle nişan bile yapmamıştı, henüz iki aylık evliydi, henüz 23 yaşındaydı veya oğlu kızı 3 aylık yetim kaldı… gibi haberlerde adını gördüğümüz insanların, hayatını bu savaşlarda yitiren herkesin isimlerini, geride bıraktıklarını ve yarım kalan hayallerini hiç düşündünüz mü?

Ben de hepsinin ismini sayamam ama hepsinin yoksul çocukları olduğuna, aralarında bir tane zengin evladı olmadığına yemin edebilirim!

Meseleyi kişiselleştirmek istemiyorum ama milletvekillerinin neredeyse tümü çocuklarını bedelli askere yolluyor, hatta bildiğim kadarıyla milletvekili iken kendisi bedelli askerlik yapan 2-3 vekil var AKP sıralarında….

Şimdi kendisi bedelli askerlik yapanlar, çocuklarına bedelli askerlik yaptıranlar, başkalarının çocukları savaşa gitsin, ölsün ve öldürsün diye el kaldıracak!

Kendileri veya evlatları bedelli askerlik yapmış vekiller el kaldıracak, yoksulların evlatları ölecek!

Zenginlerin, Saray etrafında toplananların evlatları bankada, yoksulun evlatları sınırda veya elin memleketinde nöbette tezkere bekleyecek!

Berat Bey bankaya, Memet nöbete!

Cengiz’e milyarlık ihale gidecek, Memet’e üç kuruşluk şehit aylığı!

Daha önce altı kez geçen tezkere sonucunda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. 

Savaş, savaş doğurdu. Çatışma çatışma doğurdu. Güvenlik sorunumuzu, savaş politikalarıyla çözemediğimizi, aksine bir çatışma sarmalına girdiğimizi acı bir şekilde gördük.

Acıyı halk çekti. Evlatları ölen aileler çekti.

Analar çekti, babalar, eşler, sevgililer, kardeşler çekti. 

Patlayan bombalarla halkımız çekti.

Ülkesi bizim iktidar nedeniyle parçalanma eşiğine gelen Suriyeliler acı çekti. 

Türkler, Araplar, Kürtler, bu bölgenin halkları olarak biz çektik. 

Peki biz acı çektik de… Kimler sevindi?

Savaş baronları, savaştan beslenenler, silah tüccarları, müteahhitler, bölge halklarını birbirine düşürmeye çalışan tüm emperyal güçler…

Bunlar çok mutlu. 

Bunların Türkiye’deki bir numaralı siyasi temsilcisi, acentesi AKP mutlu.

Saray mutlu… 

Mutlu çünkü, ortaya çıkan göç sorununu Batı’ya karşı koz olarak kullanıyor.

Mutlu çünkü insan hayatını, kaybettiği oyları toparlamak için kullanıyor.

Öte yanda silah baronları, müteahhitler zenginleşiyor ve iktidarı destekliyor…

Şimdi bu yetki çıkarsa, yetkiyi vereceğiniz bu zat, gencecik çocukların bayrağa sarılı cenazelerinin yanına geçip eline mikrofonu alıp şehitler üzerinden oylarını artıracak!

Sırtını dine, milliyetçiliğe dayayıp iktidarını sürdürebilsin diye evet mi diyeceksiniz!

Doların 10 liraya dayandığını, TÜGVA üzerinden kurdukları paralel torpil yapılanmasını unutturma çabalarına mı evet diyeceksiniz!?

İki askeri videoya kaydederek yakanların bu ülke topraklarında elini kolunu sallayarak gezmesine göz yumanlar mı milletin çıkarını savunacak! Mazallah size “vatan haini” der diye korkunuzdan mı evet vereceksiniz!?

Unutmayın, bütün savaşları dövüşemeyecek kadar korkak olan ve bu yüzden de dövüşmek için dünyanın gençlerini cepheye süren hırsızlar çıkarır.

Bu suça ortak olmayın.

Bir savaş arıyorsanız, o bugün bu ülke halkının hayatta kalma savaşıdır.

Açlıkla, yoksullukla olan savaşıdır.

Bize düşen önce içerideki adaletsizlikle, yoksullukla, işsizlikle olan savaşı kazanmaktır.

Bu zata vereceğiniz yetki yarın ateş düşecek her evin sorumluluğuna ortak olmaktır.

Tarih ne bu tezkereleri ne de bu tezkerelere bu ülkenin çocuklarını bir bataklıkta ölüme yollayanları affedecek.

Bilin ki biz de unutmayacağız.

Burada oylamaya geçmeden önce uyarıyoruz. Asla Affetmeyeceğiz.

Hesaplaşacağız. Hesaplaşacağız. Hesaplaşacağız."
 


PAYLAŞ