'Kış koşullarıyla daha ağır tablolarla karşılaşacağız'

Gıda fiyatlarındaki artışı "siyasi tercih" olarak değerlendiren HDP’li Turan, "Kış koşullarıyla daha ağır tablolarla karşılaşacağız” dedi. Turan fahiş fiyatında etkenlerden biri olduğunu söyledi.

TÜİK verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2021 Ekim ayında yüzde 19,89'a ulaştı. 2020'nin 10'uncu ayından itibaren devamlı artış eğiliminde olan enflasyon, toplumun tepkisine neden olurken; gıdada yükselen fiyatlara ilişkin yapılan denetimlerde beş büyük perakende zincirine 2,7 milyar TL ceza kesildi. Fakat cezaların daha sonra kartelleşme gerekçesiyle uygulandığı ortaya çıktı.

Gıda fiyatlarının artmasıyla ilgili farklı değerlendirmeler yapılırken, somut nedenlere ilişkin HDP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Rıdvan Turan değerlendirmelerde bulundu.

'İKTİDARIN TARIM POLİTİKASI YOK ENFLASYONLA MÜCADELE EDİLMİYOR'

Artan gıda fiyatlarından hükümet, perakende zincirlerini sorumlu tutmuş, soruşturma başlatmıştı. Rekabet Kurumu'nun yaptığı inceleme sonucunda perakende zincirlerine 2,7 milyar TL ceza kesildi. Cezaya gerekçe ise kartelleşme olarak gösterildi. Yani beş büyük perakende zincirinin doğrudan ya da dolaylı olarak piyasayı organize ettiği açıklandı.

Peki fiyat artışlarının arka planında hangi tablo karşımıza çıkıyor? Bu soruya Rıdvan Turan, "Zincir marketler gıda enflasyonunun bir tarafında mı? Evet, tarafında" şeklinde cevap verdi.

Tarladan tabağa gelen süreçte, zincir marketlerin etkisinin olduğunu belirten Turan, bütün meselenin bundan ibaret olmadığını başka cevaplar olduğunu sözlerine ekleyerek şöyle konuştu:

"Dünyadaki gıda fiyat artışı, Türkiye'deki artışı tetikliyor. Fakat başka nedenler de var. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde bu fiyat endeksi, Türkiye'deki gibi karşımıza çıkmıyor. Tam bu noktada iktidarın yanlış tarım politikaları devreye giriyor. Bir taraftan iklim krizi, bir taraftan pandemi nedeniyle fiyatlar genel manada artıyor. Türkiye doğru dürüst tarım planlamasına sahip olsa, üretici fiyatlarını regüle edecek mekanizmalara sahip olup çalıştırsa, doğal olarak enflasyonla bir ölçüde mücadele etmiş olur."

'ARTAN TARIM GİRDİ MALİYETLERİ TABAĞA ULAŞACAK'

Zincir marketlerin bir sonuç olduğuna işaret eden Turan, iktidarın kendi tarım politikalarına bakması gerektiğini dile getirdi. Hububat üretiminde ciddi sorunlar olduğuna dikkati çeken Turan, bu sene 12 milyon ton hububat üretiminin gerçekleşeceğini söyledi. Fakat Türkiye'nin 18 milyon ton hububat ihtiyacı bulunuyor.

Üretimin azalmasının sebeplerine değinen Turan, "Çiftçi üretimden uzaklaşıyor. Geçen seneden bu yana gübreye yüzde 430'a varan zamlar yapıldı. Bu durum üretici enflasyonunu artırıyor. Bunun yanında mazot ve başkaca tarım girdilerindeki maliyetler yukarı yönlü hareket ediyor. Bu yansıma son kertede tabağımıza kadar ulaşacak" dedi.

'ÜLKEDE TARIM BAKANLIĞI YOK'

Fiyat artışlarını önlemek adına atılması gereken adımlardan söz eden HDP'li Turan, “Kamu kurumları özelleştirilmemiş olsaydı, İGŞAS gibi kurumlar gübre üretebilse ya da dışarıdan alınan gübre sübvanse edilip çiftçiye verilseydi, üretici enflasyon altında ezilmeyecekti” diye konuştu.

Buğdayın tonunun yaklaşık 360 dolar olduğunu hatırlatan Turan, bir sonraki buğday hasat döneminde "daha korkutucu bir tablonun" Türkiye'yi beklediğini söyledi:

"Bu girdi maliyetlerinin fiyatlanmasıyla, enflasyonu yan yana koyduğumuzda fiyatların direkt artacağını görmek lazım. Dünyada pek çok ülke, pandemi koşullarını dikkate alarak kendi çiftçisini özellikle gübrede sübvanse edecek mekanizmaları hayata geçirdi. Türkiye ise hiçbir şey yapmıyor. Maalesef bu ülkede bir Tarım Bakanlığı yok."

Ülke içerisinde artan gıda fiyatlarına çözüm olarak ithalata başvurulmasının da fiyatları uzun vadede düşüremeyeceğini anlatan Turan, tedarik zincirlerinin çok uzadığı için ürün kalitesinin düştüğünü, fiyatın arttığını söyledi. Bütün fiyat artışlarının siyasi tercih olduğunu da anlatan Turan, kamuoyunu şu sözlerle uyardı:

"Kış koşullarıyla daha ağır tablolarla karşılaşacağız."

“Tüketici tarafından market ve pazarlarda satın alınan ürünlerin fiyatlandırılmasındaki etken pahalılık mı yoksa fahiş uygulama mı” tartışmalarına da değinen Turan, bu tartışmayı milletvekili olduğu Mersin'den bir örnek vererek anlattı:

"Fahiş fiyat olduğunu söyleyebiliriz. Piyasayı az sayıda kurum belirleyip, sevk ve idare ediyor. Ben limon toplamaya gittim Mersin'de. Dalında 40 kuruş olan limon, İstanbul'da 7-8 liraya çıkıyor. Yeri geliyor 40 kuruşun dahi altına düşüyor tarlada. Limonun 3 lira olması bile kazandırır. Ne yazık ki böyle bir tabloyla karşı karşıyayız."


PAYLAŞ