5 maddede Glasgow İklim Anlaşması

İskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenen ve COP26 olarak bilinen 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı sona erdi. 197 ülkenin kabul ettiği Glasgow İklim Anlaşması bir dizi ilki gerçekleştirmesine rağmen uzmanlar verilen taahhütlerin yeterli olmadığı kanısında. 

Anlaşma kömür kullanımını sınırlamayı ve gelişmekte olan ülkelere finansal yardımın artırılmasını öngörse de bilim insanları iklim değişikliğine yönelik çok daha keskin hamleler yapılması gerektiğini düşünüyor. 

Peki iki hafta boyunca devam eden müzakereler, protestolar, fosil yakıtların sınırlandırılması tartışmalarının sonucunda ortaya çıkan Glasgow İklim Anlaşması'nda öne çıkan başlıklar neler?

1. YETERLİ OLMASA DA EMİSYONLARIN AZALTILMASINDA İLERLEME

Leeds Üniversitesi'nden Prof. Simon Lewis ve University of College London'dan Prof. Mark Maslin, The Conversation'da kaleme aldıkları makalede Glasgow İklim Anlaşması'nın iklim değişikliğinin etkilerini dizginlemek için büyük bir atılım yerine aşamalı bir ilerlemeyi temsil ettiğini belirtiyor. 

Ev sahibi Birleşik Krallık hükümeti adına COP26'ya başkanlık eden Alok Sharma, Paris Anlaşması'nın küresel ısınmayı 1,5 derecede tutma hedefini korumak istediklerini belirtmişti. Sharma verilen sözlerin tutulması halinde bu hedefe ulaşılabileceğini söylese de uzmanlara göre bu mümkün görünmüyor. 

Lewis ve Maslin'in makalesine göre COP26'dan önce Dünya 2,7 derece ısınma yolundaydı. 10 yıllık süre içinde emisyonları azaltmaya yönelik verilen yeni taahhütler de dahil COP26'daki açıklamalar bunun en iyi ihtimalle 2,4 dereceye indiğine işaret ediyor. 

Dünya'nın ısınmasını 2,4 derecede tutmaksa 1,5 derece hedefinden çok uzak görünüyor. Uzmanlar bu nedenle uzun vadeli hedeflerle atılan adımlar arasında uçurum olduğunu belirtiyor. 

2. YAKIN GELECEKTE DAHA FAZLA KESİNTİ YAPMAK İÇİN KAPI AÇIK BIRAKILDI

Glasgow İklim Anlaşması'na göre Dünya'nın ısınmasını 1,5 derecede tutma hedefini ulaşılabilir kılmak için 2022'de emisyon azaltma planlarını görüşmek üzere ülkeler yeniden bir araya gelecek. 

Paris Anlaşması her 5 yılda bir toplanmayı öngüyordu. Ancak Glasgow'un gelecek yıl toplanma kararı alması hedeflerin hayata geçirilmesini daha gerçekçi kılabilir. Bu sayede ulusal düzeyde verilen taahhütler de yeniden düzenlenebilir. 

Bununla birlikte anlaşmada kömür kullanımının ve fosil yakıtların azaltılması gerektiğinin yer alması önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Zira Glasgow İklim Anlaşması'yla birlikte ilk kez kömür kullanımının sınırlandırlması bir uluslararası anlaşmada yer almış oldu.

Ancak anlaşmada yer alan madde ilk öneriden daha zayıf. Hindistan'ın itirazı nedeniyle  "aşamalı olarak sonlandırılması" maddesi "aşamalı olarak kömür kullanımının azaltılması" şeklinde değiştirildi. 

Her ne kadar madde hafifletilmiş olsa uzmanlar fosil yakıtlara yönelik tabunun yıkıldığını düşünüyor. 

3. ZENGİN ÜLKELER TARİHSEL SORUMLULUKLARINI GÖRMEZDEN GELMEYİ SÜRDÜRÜYOR

Gelişmekte olan ülkeler ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı en savunmasız ülkeler daha fazla finansman talep etse de ABD ve Avrupa Birliği bu öneriyi veto etti. Bu nedenle savunmasız ülkeleri desteklemek için önerilen "Glasgow Kayıp ve Hasar Tesisi"nin (Glasgow Loss and Damage Facility) oluşturulması rafa kalkmış oldu. "Kayıp ve Hasar Tesisi" gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıtları bırakmasını sağlamak için taahhüt edilen yılda 100 milyar dolarlık (yaklaşık 1 trilyon TL) yardımdan ayrı bir kapsama sahip olacaktı. 

4. KARBON PİYASASI KURALLARINDAKİ BOŞLUKLAR İLERLEMEYİ BALTALAYABİLİR

Lewis ve Maslin'e göre karbon piyasaları fosil yakıt endüstrisinin "karbon takası" (karbon dengelemesi, başka yerdeki emisyonları telafi etmek için yapılan karbondioksit veya diğer sera gazlarının emisyonlarındaki azalma) talep etmesine izin vererek can simidi sağlayabilir. 

Bu nedenle uzmanlar COP26 sürecinin dışında karbon takası konusunda çok daha net ve katı kurallara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. 

5. İLERLEME İKLİM AKTİVİSTLERİ SAYESİNDE SAĞLANDI

Uzmanlar güçlü ülkelerin adım atmak atmak açısından çok yavaş davranmasına rağmen iklim aktivistlerinin kitlesel eylemlerle onları zorladığını belirtiyor. COP26 görüşmeleri sürerken gerçekleştirilen Gelecek İçin Cumalar (Fridays for Future) ve Saturday Global Day of Action gibi hareketlerin önemli olduğu ve bundan sonra verilecek taahhütler açısından da çok kritik olacağı ifade ediliyor. 

Independent Türkçe, The Conversation, Reuters, BBC Türkçe


PAYLAŞ