Adile Doğan: Kadınların 'şiddetten kaçtım' ifadesi artık işe yaramıyor

TÜKENMEZ HABER - 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününe az bir zaman kaldı. Kadınlar, bu 25 Kasım'da da Türkiye’nin dört bir yanında şiddete, yoksulluğa, eşitsizliğe karşı hakları için sokakta olacak. 

Ancak kadınlar bu sene bu 25 Kasım'ı 'İstanbul Sözleşmesi' olmadan karşılıyor. AKP hükümeti, 1 Temmuz itibariyle 'kadına karşı şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan' İstanbul Sözleşmesi'nden resmen çekilmişti. Bu kararın ardından, ülke genelinde ''İstanbul Sözleşmesi Yaşatır'' sloganıyla birçok noktada eylemler gerçekleşmişti.

Kadınların, kadın örgütleri ve hak savunucularının, "Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesiyle toplumda kadına karşı şiddetin meşru hale geleceği ve şiddetin cezasız kalacağı algısının artacağı" uyarılarına rağmen AKP hükmeti geri adım atmadı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KALKTI ŞİDDET ARTTI

Üstelik kadın örgütlerinin hazırladığı şiddet çetelelerine bakıldığında İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararıyla birlikte kadına yönelik şiddet sayıları ve cinayetlerinde artış yaşadı.

Bianet'in Ekim ayı için haber siteleri ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler Ekim’de en az 22 kadını öldürdü, dokuz kadına tecavüz etti. Erkekler 2 çocuğu da öldürdü.

Kadın Cinayetlerini Önleyeceğiz Platformu verilerine göre ise 2021'in ilk altı ayında 112 kadın öldürüldü, 79 kadının ölümü ise ‘şüpheli’ olarak kayıtlara geçti.

AKP hükümetinin İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ardından, "Mevcut anayasanın 'kadına yönelik şiddeti önlemeye yettiği' savunması ise rakamlar karşısında boşa düşüyor.

‘KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN BİÇİMLERİ DEĞİŞTİ’

Peki hükümetin bu iddiası özellikle yoksul mahallelerde şiddet gören kadınları ne kadar koruyor?

Esenyalı'da kadın dayanışmasıyla kurulan ve özellikle şiddet gören kadınların ilk başvurduğu yerlerden birisi olan, Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan 'İstanbul Sözleşmesi kalktı artık kadına şiddet uygulamanın cezası kalmadı' algısı yaratıldığını söylüyor. 

Adile Doğan, "Pandemiyle birlikte şiddet arttı ve şiddetin biçimleri değişti. Özellikle infaz yasanın değiştirilmesi ve İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasıyla kadınların hayatı değişti, kadınlar şiddete karşı iki kere korunmaz bırakıldı" diyor.

‘ŞİDDET ÇOCUKLARA DA SIÇRADI’

İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasıyla çocukların da şiddete karşı korumasız bırakıldığına dikkat çekiyor Doğan;

"Erkekler, ‘İstanbul Sözleşmesi kaldırıldı, kadınlara kaşı işlenen bütün cezalar serbest' algısıyla saldırıyorlar. Üstelik bu durum artık kadınlarla sınırlı kalmadı. Bu şiddet artık çocuklara da sıçramış durumda.”

‘KADINLAR KARAKOL KAPILARINDAN ŞİDDET GÖRDÜKLERİ EVE GERİ DÖNÜYOR’

Adile Doğan’ın dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise şiddetten kaçan kadınların uzaklaştırma kararı ve sığınma evine başvuruda yaşadığı zorluklar.

Doğan ‘Artık şiddet gören kadınlar, Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’ne başvurduğu zaman 'İstanbul Sözleşmesi kalktı artık 'darp raporu getirmen lazım', darp raporu almadan koruma kararı aldıramasın' gibi ifadelerle karşılaşıyor. Birçok kadın artık tıpkı eskisi gibi karakol kapılarından dönüyor.” diyor.

"KADINLARIN ‘BEN ŞİDDETTEN KAÇTIM’ İFADESİ İŞE YARAMIYOR"

Kadınların karakollarda çözüm bulamayınca çoğu zaman Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği’ne başvurduğunu söyleyen Doğan şöyle devam ediyor;

"Kadınlar karakollarda çözüm alamadıklarında bize başvuruyorlar. Size şöyle bir örnek vereyim; Yakın zamanda bir çocuklu kadın, eşinin şiddetinden kaçmayı başardı. Kadın karakola gittiğinde sığınma evlerine yönelik bir karalama kampanyasıyla karşılaşıyor. Polisler, kadına 'Siz sığınma evini ne sanıyorsunuz. Çocuğun eğitimden geri kalır’ gibi ifadeler kullanmış. İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının ardından, karakollarda kadınlara yanlış bilgiler veriliyor. Kadınlar karakol kapılarında ciddi sorunla karşılaşıyor. Artık karakollarda 'İstanbul Sözleşmesi kalktı darp raporu almadan koruma kararı aldıramazsın, sığınma evine yerleştirilemezsin, sadece şikayetçi olabilirsin' mekanizması işliyor. Resmen karakollarda kadınlara 'dayak ye gel' deniliyor. Kadınların 'ben hayatımı kurtardım, şiddetten kaçtım' ifadesi artık işe yaramıyor”

‘KADINLAR ÖLDÜRÜME TEHLİKESİ YAŞADIĞI EVLERE GERİ YOLLANIYOR’

Diğer yandan bu zorlukların kadın dayanışmasını güçlendirdiğinin altını çiziyor Adile Doğan. Koruma kararlarını kadın dayanışmasıyla aldırdıklarını söyleyen Adile Doğan, "Bazı kadınlar haklarının elbette farkında. 6284'ün uygulanmasını istiyor kimisi de 'beni koruman lazım' diyerek ısrarcı olabiliyor. Ancak haklarını bilmeyen çok sayıda kadın şiddet gördüğü, öldürme tehlikesi yaşadığı eve geri dönüyor. Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği olarak bizler de dayanışmayla kız kardeşlerimiz korumaya çalışıyoruz. Bize el yordamıyla gelen kadınların bulunduğu tablo gerçekten dehşet verici."


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR