Döviz kurları transfer hastalığına çözüm olur mu?

Hızlı adımlar ile yukarı doğru yol alıyor döviz kurları. Çıktığı her merdivende, borçları ve maliyetleri artıyor Türk sporunun.

Zaten sorunlu, mali yapısı bozuk olan Türk futbolunun, mevcut kurlarla transfer yapması çok zor.

Kulüplerin transfer yapması bir yana, mevcut yabancı oyuncuların sözleşmelerini karşılamaları bile kolay değil.

Hafızası başarısız transferler ile dolu olan Türk futbolunun, bundan sonra aynı iştah ve açgözlülükle transfer yapabilmesi de gerçeklere aykırı artık.

Gerçi, artan borçlar, düşen gelirler, koronavirüs salgını ve yanlış kararlar, Türk kulüplerinin transfer konusundaki nefsini terbiye etmeye yetmemişti.

Zaten bu kur fiyatları da kulüpleri sakinleştirmezse, hiçbir şey transfer hastalığına çözüm olamaz.

Bu yüzden belki de son yüksek bütçeli yıllarını yaşıyor kulüpler. Mesela Eurolig'de mücadele eden Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko'nun, bu şartlarda bütçelerini koruması mümkün değil.

Özellikle kulüpler bazında, son 10 yılda altın yıllarını yaşayan Türk basketbolunu, belki de bu seviyelerde uzun süre izleyemeyebiliriz.

Benzer durum Yunanistan mali krizinde yaşanmış ve hem Panathinaikos hem Olympiakos, mali krizin sonuçları olarak, küçülmek zorunda kalmıştı.

Merkezinde Yunan oyucu sayısı fazla olan Olympiakos, Eurolig rekabetinde var olsa da son yıllarda eski günlerinden uzak kaldı.


Futbolda ise durum, basketbola göre daha sorunlu. Birikmiş borçlar, işlemeyen altyapılar, düşen gelirler ve bankalar ile yapılan ödenmesi zor yapılandırmalar ile mevcut durum, bir ışık vermiyor.

4 büyük kulübün son bilançolarına bakıldığında, borçları 12 milyar TL, gelirleri ise 2 milyar 200 TL civarında.

Bu görüntüde, bu borcun kapanması imkânsız. Ve şimdi buna bir de kur artışı eklenmiş oldu ve etkileri de ağır bir şekilde hissedilecek.

Son bir yılda takım başına 43 oyuncu kullanıldı

Peki giderleri döviz, gelirleri Türk Lirası olan Türk futbolu ne yapacak. Zaten yaralı bereli olan Türk futbolu, bu dönemden nasıl çıkacak?

Muhtemelen çıkamayacak.

Çünkü Türk futbolunun popülist yönetimler ile bu krizden çıkması, çok zor.

Çünkü yaşanan hiçbir olumsuzluk, aynı hataların yaşanmasını engellemedi.

Örneğin pandemide, dünya ortalamasının üzerinde kulüp başına, 17 transfer yaptı kulüpler.

Bunla beraber son 10 yılda, transfer edilen yabancı oyuncuların yaş ortalaması, 28. Yani paralar harcanmış ve geri dönüşü olmamış.

Mesela Uluslararası Futbol Araştırmaları Merkezi (CIES)'e göre, son 1 yılda ortalama 44 oyuncu kullanmış 4 büyük takım.20 takımlı Süper Lig'in oyuncu kullanım sayı ortalaması ise 43,7 olmuş.

Parası bol Premier Lig'de bu sayı 31, yani borçlu Süper Lig, ortalama olarak 13 oyuncu fazla kullanmış İngiliz kulüplerinden.

Takım kadrolarının 25 olduğunu düşünürsek, inanılmaz bir oyuncu sirkülasyonu ve gider yaşanmış.

Bir de buna sayısız teknik adam değişimi eklenirse, zaten başka sebebe ihtiyaç kalmıyor batmak için.

Süper Lig şampiyonluğu Pirus zaferi gibi

Her seferinde altyapıya vurgu yapıp ama transfer yapmayı seven yöneticiler, sürekli transfer isteyen taraftarlar, kulüp kulüp dolaşan yerli teknik adamlar ile bugünü yaşıyor batık Türk kulüpleri. 

Aynı zamanda büyük paralar harcayarak, borçlanarak, bilançolarında zarar açıklayarak, şampiyonluğun bir değer yaratmadığı geçtiğimiz yıllarda görüldü.

Çünkü bir plan ve proje üzerine oturmadan gelen dönemsel başarılar, Pirus zaferine benziyor.

Büyük bedel ödeyerek, büyük zayiat vererek gelen Pirus zaferi gibi şampiyonluk da büyük borçlar ve maliyetler yaratıyor Türk futbolunda.

Ayrıca Şampiyonlar Ligi'ne gitmek için şampiyonluk da yetmeyecek artık.

Türk futbolunda artık Pirus zaferi benzeri, pahalı şampiyonluklar döneminin kapanması gerekiyor.

Acilen planı, programı ve altyapı üretimi olan, yönetimlere ihtiyacı var. 


Ayrıca mevcut yerli teknik adamlar ile bu değişim ve planlama da mümkün değil.

Çok iyi yerli teknik adamlara ve teknik adam yetişmesine ihtiyaç var.

Çözümün transferde olmadığı, hedefin şampiyonluk ve rekabet olmadığı, yeni bir organizasyon yapısına ihtiyaç var.

Magazinleşmiş TV spor programlarında kahve sohbeti düzeyinde yapılan sohbete meze olan futbola değil, içinde bilgi, oyun ve umut olan futbola ihtiyaç var.

Sürekli sorunların değil, artık çözümün konuşulmasına ihtiyaç var.

 

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Tükenmez Haber'in editöryal politikasını yansıtmayabilir.


PAYLAŞ

DİĞER YAZARLAR