'Kadınlara ayrılan bütçe, Beştepe'nin 21.6 milyonluk elektrik faturasına eşit'

CHP Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Candan Yüceer, Kasım ayının ilk 23 gününde en az 25 kadının katledildiğini söyledi. 2022 yılı bütçesinde 42 milyon kadının yok sayıldığını ve adil bir bütçe hazırlanmadığını belirten Yüceer, “Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü için ayrılan bütçe 22 milyon lira. Bu bütçe neredeyse sarayın 21,6 milyonluk elektrik faturasına eşit. Bu politikalardan da anlaşıldığı üzere tehdit altındaki kadınların korunması iktidarın gündeminde değil. Hatta sarayın aydınlatılması 42 milyon kadının hayatından daha önemli ve öncelikli” dedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, 2008 yılından 23 Kasım 2021’e kadar en az 3 bin 871 kadının cinsiyete dayalı ayrımcılık kaynaklı şiddet nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti. Türkiye’de her 10 kadından 4’ü fiziksel şiddete maruz kaldığını, 10 kadından en az biri cinsel saldırıya uğradığını aktaran Yüceer, “Yani ülkemizde kadına yönelik şiddet hiçbir şekilde üstü örtülemeyecek kadar büyük bir sorun” dedi.

‘SIĞINMA EVİ HEDEFİ DÜŞÜRÜLDÜ’

Kadına yönelik şiddetin her geçen gün artmasına rağmen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın sığınma evi hedefinin düşürüldüğüne dikkat çeken Yüceer, “Günde en az bir kadının öldürüldüğü bir ülkede, kadın sığınma evlerinin toplam kapasitesi sadece 3 bin 624. Bakanlığın 2021 için önüne koyduğu hedef 155 ama şu an 149 sığınma evi bulunuyor. Üstelik 2022 hedefi de 2021 hedefinin altına, 152’ye düşürülmüş durumda” dedi.

2022 yılı bütçesinde 42 milyon kadının yok sayıldığını ve adil bir bütçe hazırlanmadığını belirten Yüceer, “Devlet kurumları arasında ‘kadın’ adı geçen tek kurum olan, kadın politikalarının geliştirilmesine ilişkin tek ulusal mekanizma olan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü için ayrılan bütçe 22 milyon lira. Bu bütçe neredeyse sarayın 21,6 milyonluk elektrik faturasına eşit. Bu politikalardan da anlaşıldığı üzere tehdit altındaki kadınların korunması iktidarın gündeminde değil. Hatta sarayın aydınlatılması, 42 milyon kadının hayatından daha önemli ve öncelikli” diye konuştu.

Kasım ayının ilk 23 gününde en az 25 kadının katledildiğini söyleyen Yüceer, “Bir ülkede kadını koruyan sözleşmeleri savaş açıp, hukuksuz bir şekilde ülkemizin imzasını İstanbul Sözleşmesi’nden çekenlerin niyeti bellidir. Onların derdi kadını korumak değil, aksine kadınları sessiz ve dilsiz bırakmaktır. 9 buçuk yıldır yürürlükte olan 6284 sayılı Kanunda ‘tek taraflı ısrarlı takip’in ayrı bir suç olarak tanımlanması gerektiği ifade ediliyor. Cumhurbaşkanı, İnsan Hakları Eylem Planı'nda bunu tekrar etti; Adalet Bakanlığı, İnsan Hakları Eylem Planı Uygulama Takvimi’ne ısrarlı takibi ekledi. Takvim 30 Nisan 2021’de açıklamıştı ancak aradan geçen süreye rağmen, Meclis’e getirilen 5 Yargı Paketi’nde de ısrarlı takip konusu yer almadı. Üstelik konuyla ilgili bizim kanun teklifimiz TBMM Genel Kurulu’nda AKP-MHP oylarıyla reddedildi” ifadelerini kullandı.

‘KADINLAR SUSMUYORLAR, SUSMAYACAKLAR’

İktidarın, şiddet mağduru kadınlar yerine, şiddetin faili erkekleri korumaya çalıştığını söyleyen Yüceer şöyle konuştu; “İktidarın kadın ile erkeğin eşit olmasını ‘fıtrata ters’ olarak gören anlayışın kadına yönelik şiddeti önlemesi mümkün değil. Tam tersine kadına şiddete zemin hazırlar. Bugün yaşadıklarımız bu anlayışın tezahürüdür. Ama Türkiye’de artık kadınlar susmuyor ve susmayacak. Kadını eve hapsetmek, sosyal yaşamdan, eğitim ve meslek hayatından koparmak isteyen zihniyete teslim olmayacaklar. Er ya da geç kadınların da bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşları olduğu kabul edilecek. Kadına yönelik ayrımcılığın, şiddetin son bulduğu, kadın erkek eşitliğinin toplumun her alanında yaşanabildiği adil, eşit ve özgür Türkiye’ye yine kadınlar hayat verecek.”


PAYLAŞ