Af Örgütü, Afganistanlı kadınlar için kampanya başlattı

Her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde başlayıp 10 Aralık İnsan Hakları Günü’ne kadar devam eden kampanyasına Uluslararası Af Örgütü bu yıl 16 Afgan kadını aldı.

Uluslararası Af Örgütü Güney Asya Kampanyacısı Samira Hamidi konu hakkındaki açıklamasında, “Bu hikayeler, Afgan kadınların son 20 yılda aşılmaz gibi görünen engeller karşısında ne kadar aşama kaydettiğini tam zamanında ve güçlü bir biçimde hatırlatıyor. Bu hikayeler ayrıca Taliban’ın geri dönüşünden bu yana hayatın kadınlar ve kız çocuklar için ne kadar değiştiğini de çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor” dedi.

Hamidi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkenin ekonomik ve insani krizle karşı karşıya olduğu bir dönemde bu kadınların ve daha binlerce kadının kamusal hayata katılımının engelleniyor olması hayret verici. Taliban’ı kadınların ve kız çocukların haklarına saygı göstermeye, bu hakları korumaya ve gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz. Uluslararası toplumu Afgan kadınların hakikatini anlamak için onlarla doğrudan görüşmeye, öğretici tavsiyelerine kulak vermeye ve kadın haklarını desteklemek için onlarla işbirliği yapmaya davet ediyoruz.”

Taliban, 15 Ağustos 2021’de Kabil’in kontrolünü ele geçirdiğinden bu yana kadınların ve kız çocukların haklarını sert bir biçimde sınırlandırıyor. Sağlık çalışanları ve münferit muafiyetler dışında kadınlara, işlerine geri dönemeyecekleri ve “mahremleri” (erkek vasi) eşlik etmeden seyahat edemeyecekleri söylendi. 20 Eylül’den beri, 12 yaşından büyük kız çocukların (6. sınıf ve üzeri) okula gitmesine izin verilmiyor ve üniversitelerde kadınlarla erkeklerin ayrı sınıflarda okutulması kararıyla birlikte kadınların yüksek öğrenime katılımı büyük ölçüde kısıtlanıyor.

Sıdıka Muştak yaşadıklarını Uluslararası Af Örgütü’ne şu ifadelerle anlattı, “Haberlerde Taliban’ın Kabil’e girdiğini duyunca yere düşüp paramparça olmuşum gibi hissettim. Aydınlık bir yerden dipsiz bir karanlığa düştüm.”

Kadınların çalışmasının engellenmesi, daha önce düzenli geliri olan birçok aile açısından ekonomik sorunları ağırlaştırdı. Kadınların devlet görevlerinden uzaklaştırılması ise devletin etkili yönetim kapasitesinde önemli bir gedik oluşturdu. Mevcut durumda, kadınlar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda daha fazla tehlikeyle ve kıyafet seçimleri dahil, ifade ve toplanma özgürlüklerine yönelik oldukça sert kısıtlamalarla karşı karşıya.

Daha önce Afganistan Yüksek Mahkemesi’nde kıdemli hakim olan Fevziye Amini, “Taliban kadınlara yönelik ayrımcılığı kurumsallaştırdı. Temel haklarımızı reddediyorlar. Kadınları toplumsal görünürlüğünü silmek ve hepimizi evlerimize hapsetmek istiyorlar” dedi.

Hâlâ yapılması gereken çok şey vardıysa da Taliban rejimin ilk kez düştüğü 2001’den 2021’e kadın haklarında önemli ilerlemeler kaydedildi. 3 milyon 300 bin kız çocuk öğrenim görüyordu ve kadınlar ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal hayatına aktif bir şekilde katılıyordu. Afgan kadınlar, süregelen çatışmalara rağmen avukat, doktor, hakim, öğretmen, mühendis, atlet, aktivist, siyasetçi, gazeteci, bürokrat, esnaf, polis memuru ve ordu mensubu oldular.

Eski polis memuru Zala Zazai şunları söyledi: “Uluslararası toplum, Taliban’a kadın haklarını güvence altına alması için baskı yapmalı ve kadınların yeni hükümetin bir parçası olmasını sağlamak için elinden geleni yapmalıdır. Taliban, Afganistan nüfusunun yarısını yok sayamaz.”


PAYLAŞ