Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi

Çarşı davası ile birleştirilerek torba davaya dönüştürülen Gezi Davası’nın ikinci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde görüldü. Daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Soros artığı” diyerek bir kez daha hedef aldığı Osman Kavala duruşma katılmadı. Kavala "adil yargılama yapılmasına imkan kalmadığını" belirterek duruşmalara katılmayacağını açıklamıştı. Mahkeme heyeti Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 17 Ocak 2022’de görülecek.

Kavala’nın daha önce tahliye edildiği, Türkiye’nin AİHM’de mahkum edilmesine yol açan iddialar, Türk Ceza Kanunu’ndaki farklı maddelerden sil baştan dava konusu yapılmıştı.

6 yıl önce beraatle sonuçlanan Çarşı davası da Yargıtay tarafından bozuldu ve bu dosya da Gezi davasına eklendi. Böylece, Gezi davası, her biri daha önce yargılama konusu yapılan, iddiaları defalarca tartışılan ayrı dosyaların birleştiği bir torba dava haline geldi. Sanık sayısı da 50’nin üzerine çıktı.

Geçtiğimiz duruşmada hukuki durumda değişiklik olmadığı gerekçesiyle Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verilmişti.

'DİRENİŞİ KİRLETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ'

Taksim Dayanışması, Gezi Davası'nın duruşması öncesi Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP, HDP ve TİP milletvekilleri ile TMMOB gibi demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Taksim Dayanışması adına açıklamayı okuyan Esin Köymen, “Onlarca insanın demokratik hak ve talepleri için parklarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz. Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklerine sahip çıkan, siyah ve beyazı olan Çarşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

4 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Osman Kavala, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini "Soros artığı" ifadesiyle hedef göstermesinin ardından yaptığı yazılı açıklamada, duruşmalara katılmayacağını duyurmuştu. Kavala, “Bunlar suçlu olduğum algısı yaratan ve yargıyı doğrudan etkileyen mesajlardır” demiş ve bu şartlar altında adil bir yargılama yapılmasına imkan kalmadığını söyleyerek, bundan sonraki duruşmalara katılmayacağı mesajını vermişti.

Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu da dün yaptığı açıklamada, Kavala’nın tahliye edilip edilmeyeceğine mahkemenin değil siyasetin karar vereceğini belirtmişti.

DAVADA NELER OLUYOR?

Duruşmada söz alan Beşiktaş Çarşı Grubu üyelerinin avukatları birleştirme kararının kaldırılması yönünde talepte bulundu.

Çarşı davası sanıklarından Koray Yalnız’ın avukatı, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını ve savunmasının istinabe yoluyla alınmasını talep ettiğini ancak mahkemenin bu konuda bir karar vermediğini söyledi. Yalnız’ın avukatı, müvekkilinin dosyasının ayrılmasını talep etti.

Çarşı davası sanıklarından Yusuf Demirci’nin avukatı Ömer Kavili, davanın bir an önce bitirilip sanıkların aklanması gerektiğini söyledi. Kavili, "30. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyayı Çarşı davası avukatlarına vermeden nasıl olur da bizden esas hakkında beyanda bulunmamızı istersiniz? Kanunsuz bozma kararı veren Yargıtay kararından dönüp Çarşı davası sanıkları hakkında beraat vermenizi talep ediyorum" diye konuştu.

Çarşı davası avukatlarından Ersan Şen, müvekkili Cem Yakışkan yönünden dosyanın ayrılmasını talep etti. Dosyada Yakışkan yönünden bir delil olmadığını söyleyen Şen konuşurken sesini yükselttiği gerekçesi ile mahkeme başkanı tarafından uyarıldı. Ersan Şen sözlerini, "Cem Yakışkan ile ilgili zerre delil varsa hodri meydan. Bizler avukatlar birer figüran değiliz. Bizlerin görevi temsil ettiğimiz sanıkların doğru ve dürüst olarak yargılanmasını sağlamaktır” diyerek noktaladı.

Ardından tekrar söz alan Avukat Ömer Kavili, Ersan Şen’e ‘savunma sınırını aştığı’ iddiasıyla uyarı veren mahkeme başkanına bunun gerekçesini açıklamakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Kavili, "Arkadaşımız konuşurken rahatsız oldunuz, biz avukatlar zaten sizi rahatsız etmek için buradayız” dedi.

'SİYASİ İRADE İSTEDİĞİ İÇİN BİRLEŞTİRME İLE DAVA UZATILMAK İSTENİYOR'

Çarşı dosyası sanıklarından Bülent Ergenç’in avukatı Yıldız İmrek, sanıklardan ses alınmasını ve ses karşılaştırması yapılması yönündeki 12. numaralı karara da itiraz ettiklerini söyledi. İmrek, "Bu deliller hukuksuz elde edilmiştir, bu nedenle bu hukuksuz delillerle karşılaştırma yapılmasını reddediyoruz” dedi. İmrek davaların birleştirilmesine itiraz ederek "Bu birleştirme usulsüz ve sanık haklarını engelliyor, temsil ettiğim insanın haklarını savunamıyorum. Çünkü daha temel bir insan hakkı ihlali var. Bir insan haksız, hukuksuz yere 4 senedir hapiste. Çarşı ve Gezi'nin torba dava haline gelmesi siyasi irade istediği içindir, çünkü birleştirmenin hiçbir hukuki koşulu yoktur. Siyasi irade istediği için yapılan birleştirme ile dava uzatılmak isteniyor. Bu şekilde müvekkilimin aklanma hakkı ihlal ediliyor.”

Çarşı davası avukatlarından Efkan Bolaç ise bir taraftar grubuna hükümete darbe yapmaya teşebbüs etmekle suçlandığını hatırlatarak, "Böyle absürt bir iddia var. Diğer taraftaysa rehin alınmış ve 1500 gündür tutuklu olan bir kişi var. Ve niye tutulduğuna dair bir delil ya da dayanak yok. Bu yargılamanın neden yapıldığına dair ne sizin ne de savcılık makamının bir fikri olmadığını düşünüyorum. O nedenle hukuken bu absürtlüğe son verilmesini istiyorum” diye konuştu.

Duruşmada söz alan Çarşı avukatları 9 yıldır aynı polis fezlekeleri ile yargılandıklarını belirterek, fezlekeleri hazırlayan polislerin ise ‘FETÖ soruşturmalarında’ ceza aldıklarını söyledi.

Ardından duruşmaya ara verildi.

Evrensel


PAYLAŞ