Fehmi Koru: Yeni bir dönüm noktasında olabiliriz

Gazeteci Fehmi Koru, iktidarın ekonomi ve dış politika konularında attığı adımlarla ilgili olarak “Yeni bir dönüm noktasında olabiliriz” yorumunu yaptı. Koru’ya göre hükümet ekonomi konusuna ideolojik yaklaşırken yabancı ülkelerle ilişkilerde pragmatik bir tavır sergiliyor.

Koru, kişisel blogunda kaleme aldığı köşe yazısında “Galiba ülkemiz şu sıralarda bir dönüm noktasında. İki önemli gelişme yüzünden böyle düşünüyorum” dedi.

Yazısının devamında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ben hiçbir zaman faizin yükseltilmesini savunmadım, savunmuyorum ve savunmayacağım. Farklı düşünenler de çıksa Tayyip Erdoğan aynı noktadadır. Asla bu konudan taviz vermem. Çünkü bu benim aynı zamanda değerler silsilesi içindeki yapımdır. Bundan taviz veremem ve vermeyeceğim” şeklindeki ifadesini hatırlatan Koru, şunları yazdı:

Türkiye son 20 yılı tek bir partinin hükümetiyle yönetilerek geçirdi, geçiriyor. O 20 yıl boyunca ekonomide faiz hep var olageldi. Zaman zaman dünyada en yüksek faizin geçerli olduğu ülke bilindik. Hükümet içeride ve dışarıda yüksek faizle borçlandı, borçlanmaya devam ediliyor. Sondan bir önceki Merkez Bankası başkanı daha önce (2015-2018) maliye bakanlığı koltuğunda oturmuş, Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresinden bir AK Partiliydi (Naci Ağbal); en son faiz artışını onun kısa sürmüş döneminde (7 Kasım 2020 – 20 Mart 2021) yaptı Merkez Bankası. Gerçekler bu olduğu halde nasıl oluyor da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben hiçbir zaman faizin yükseltilmesini savunmadım, savunmuyorum ve savunmayacağım” diyebiliyor? Sanıyorum o cümlenin sırrı ‘savunma’ sözcüğünde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekten de faiz konusunda hep olumsuz görüş açıkladı, faize karşı çıktı; ancak kendisinin başında olduğu hükümetlerin uygulamaları farklı oldu; faiz ekonomide var olmaya devam etti. Dün ile -yani son 20 yılın herhangi bir dönemi ile- bugün arasında bir fark var: Önceleri reel duruma müdahale etmez, sözgelimi faizi piyasanın dalgalanmasına bırakır iken, bugün gelinen noktada, bunun tam tersi bir davranış sergilemeye kararlı görünüyor Cumhurbaşkanı Erdoğan… Kim ne derse desin, faiz karşıtlığı, ekonomide artık kural haline dönüşüyor. Açıklamasını ben böyle anlıyorum. Geçmiş bir tarafa bugün bir tarafa.

Dış politika konusunda da “geçmiş bir tarafa bugün bir tarafa” şeklinde bir anlayışın olduğunu söyleyen Koru, Erdoğan’ın şu açıklamasını anımsattı:

Muhammed Bin Zayed’le 2011 yılında bir görüşmemiz olmuştu. Ondan sonra bazı değişik dönemler yaşadık. Ama biz tamamen ipleri koparmadık. Arzu edilmeyen gelişmeler olmasına rağmen sonunda iş iyi bir noktaya geldi. Önce kardeşini gönderdi ve onlar bizim ilgili birimlerimizle görüşmeler yaptılar. Yatırım Ofisimizle bazı görüşmelerde bulundular. Türkiye’de yatırım için hazır olduklarını söylediler. Daha sonra da Muhammed Bin Zayed kendisi özellikle ziyaret etmeyi arzu ettiğini söyledi ve bu ziyareti de bu şekilde gerçekleştirdik. Hakikaten adeta bir aile hassasiyeti içerisinde bir ziyaret oldu.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) veliaht prensi Muhammed Bin Zayed’in geçen hafta Ankara’da üst düzey bir protokolle ağırlandığını belirten Koru, Erdoğan’ın körfez ülkeleriyle ilişkileri ısıtma niyetinde olduğunu ifade etti.

“Yalnız BAE ile de değil. Sırada İsrail ve Mısır da var” diyen Koru, şu yorumunu dile getirdi:

Faize her zaman karşı çıkmış, ancak görevleri boyunca piyasanın şartlarına müdahale etmemeyi yeğlemiş Tayyip Erdoğan sonunda görüşlerini ekonomi alanında uygulatmaya karar vermiş; buna karşılık, yine olumsuz görüş sahibi olduğu için her zaman yöneticilerinin karşısına dikildiği bir dizi ülkeyle ilgili kanaatlerini kendine saklamayı ve onlarla yeniden yakınlaşmayı uygun görmüş… Öyle olduğu anlaşılıyor. Ekonomiye ideolojik yaklaşırken dış politikada pragmatik davranıyor Cumhurbaşkanı Erdoğan. İşte bu iki konudaki ‘yeni’ tavır bana ‘bir dönüm noktası’nda bulunduğumuzu düşündürüyor. Bu durumu ıskalamak istemedim.

 

fehmikoru.com, Independent Türkçe

 


PAYLAŞ