Erkan Baş: Siz zenginliği emekçilerle değil patronlarla paylaşıyorsunuz

Özlem TEMENA


TÜKENMEZ HABER - Asgari Ücret Tespit Komisyonu, işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan 15 kişilik heyetle toplantılarına başladı. 2020'de geçerli olacak asgari ücreti dört toplantının ardından belirlenecek.

Türkiye'de 7 milyona yakın çalışanın gözleri bu görüşmede.

2020 için asgari ücret görüşleri sürerken, hem işçilerin talepleri hem muhalefet partileri hem de sendikalarla ‘insanca yaşam için asgari ücret’i konuştuk. Dosyamız Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş'la devam ediyor.

'ASGARİ ÜCRET ÇAY SİMİTLE BELİRLENEMEZ'

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis kürsüsünden ‘işçi ve emekçilerin’ taleplerine ilişkin yaptığı açıklamalarla biliyor. Meclis’te bütçe görüşlerinin başlamasıyla, “Sadece patronlar için para babaları için değil, emekçi ve yoksul halkımız için bütçe” açıklaması yapan Erkan Baş’la Tükenmez Haber için asgari ücreti konuştuk.

Baş, AKP’nin açıkladığı büyüme rakamlarını hatırlatıyor. Büyüme rakamlarının emekçilere yansıtılmadığını değinen Baş, “2002 yılından bu yana asgari ücrete enflasyon+GSMH artış oranı kadar zam yapılmış olsaydı, kâğıt üstünde bile 3 bin TL çıkıyor karşınıza. Büyüyen bir ülkede halkın yüzde 43’ü bu durumdan daha baştan faydalanamıyorsa siz zenginliği emekçilerle değil patronlarla paylaşıyorsunuz demektir” diyor.

‘YANİ 100 ÇALIŞANDAN 43’Ü ASGARİ ÜCRET ALIYOR’

‘Asgari ücret nasıl belirlenmelidir?’ sorusunu yönelttiğimiz Baş ilk olarak ‘Türkiye’de 100 çalışandan 43’ü asgari ücret alıyor’ bilgisini veriyor;

“Sık sık Türkiye’deki asgari ücretler Avrupa’daki asgari ücretlerle kıyaslanır, öte yandan AKP ise iktidar olduğundan bu yana kaç kat artış yaptığını söyler vs vs. Ama gözden en fazla kaçan nokta ise hiç tartışılmaz: Avrupa’da ücretlilerin içinde asgari ücret ile geçinenlerin ortalaması hiç bir ülkede yüzde 10’u geçmez. Yani 100 çalışanın en fazla 10 tanesi asgari ücretli. Üstelik birçok ülkede (ki bunlar en fazla asgari ücretli olan ülkeler) 100 işçiden 3-4 tanesi asgari ücretli. Ama bizde bu oran yüzde 43. Yani 100 çalışandan 43’ü asgari ücret alıyor.”

‘GREV HAKKI MASADA OLMALI’

Baş’a göre asgari ücret belirlenirken, ‘konut, ulaşım, eğitim, sağlık, gıda harcamalarının’ gözetilmesi lazım. Aynı zamanda asgari ücret görüşmelerinde ‘grev hakkının da masada olması gerektiğini belirten Baş, şöyle devam ediyor; 

 “Yani asgari ücret aslında asgari değil ülkenin neredeyse yarısının geçindiği bir ortalama ücret. Haliyle asgari ücretin ülkedeki ortalama yaşam standartlarını yakalayacak bir ücret olması lazım. Simit, çay değil, konut, ulaşım, eğitim, sağlık, gıda harcamalarının hepsini gözetmesi lazım. Ayrıca bunun zaten, 10 temsilcisini iktidar ve sermayenin oluşturduğu 15 kişilik bir masa etrafında değil, en büyük sendikalar ile iktidar arasında gerekirse grev hakkının kullanılabileceği bir toplu sözleşme görüşmesi halinde olması gerekir.”

‘EMEĞİN HAKKINI DİLE GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ’

TİP’in asgari ücret talebinin 3200 TL olduğunu belirten Baş, partisinin bu dönemki çalışmalarını şöyle anlatıyor “Asgari ücret sürerken partimiz genel bir kampanya yürütecek. Kriz var çözüm var başlıklı kampanyamızda taleplerden birisi de asgari ücretin 3.200 TL olması. Afişler bildiriler ve halk toplantıları ile bunu anlatacağız. Meclis’te ise grubumuz olmadığı için komisyonlarda yer alamıyoruz. Söz alabildiğimizde de emeğin haklarını mümkün olduğunca dile getirmeye çabalıyoruz.”

Asgari ücret belirlenirken, ülkedeki ortalama giderlerin dikkate alınması gerektiğini belirten Baş, AKP’nin ‘büyüyoruz’ açıklamalarının emekçilere yansımadığını söylüyor.  ‘Refah payının paylaşılması gerektiğini düşünen’ Baş,  “Asgari ücret ülkedeki refah gelişimine göre belirlensin. Asgari ücret ortalama her yıl enflasyon kadar artıyor, bazen seçim zamanları biraz bunun üstüne çıkıyor. AKP’nin çok övündüğü bir konu var: 2002 yılından beri büyüyoruz. Peki, bu büyüme oranları asgari ücrete 2002 yılından bu yana yansıtılmış mı hayır. 2002 yılından bu yana asgari ücrete enflasyon+GSMH artış oranı kadar zam yapılmış olsaydı, kâğıt üstünde bile 3 bin TL çıkıyor karşınıza. Büyüyen bir ülkede halkın yüzde 43’ü bu durumdan daha baştan faydalanamıyorsa siz zenginliği emekçilerle değil patronlarla paylaşıyorsunuz demektir. Bakın bu dediğimizin sağlamasını yapan bir gösterge daha var. 2002 yılında GSMH içinde ücretlerin payı yüzde 47 şimdi yüzde 33. Nedeni refah payının ücretlilerle paylaşılmamasıdır.” diyor.

KRİZDE PATRONLAR BATMAZ, PATRONLAR KRİZİ FIRSATA ÇEVİRİR’

TİP’in temasta bulunduğu işçilerinin en büyük sıkıntısının geçinememek olduğunun altını çizen Baş, ‘krizde patronlar batmaz, krizi fırsata çevirir’ diyor;

“İşçiler, halk kesimleri sürekli olarak hayat pahalılığı ve işsizlikten şikâyetçi. Kimse pazarda markette gördüğü fiyat artışlarından sonra iktidarın enflasyon oranına inanmıyor. Hâlbuki ücretleri bu sahte enflasyona göre belirlenecek. Ama işsizlik tam bir pranga. Yeter ki bir iş olsun asgari ücrete de razı insanlar. Zaten ekonomik krizde patronlar batmaz, patronlar krizi fırsata çevirir. Özellikle yeni üniversite mezunlarında işsizlik oranı yüzde 27 iken nitelikli, dil bilen bir mühendisi, bir öğretmeni asgari ücretle çalıştırabilmenin keyfini yaşıyorlar”

Erkan Baş 24 Haziran’ın ardından HDP’den ayrılıp TİP’e katılma kararı almıştı. Bu karar TİP’in 4. Büyük Kongresi’nin 48. yıl dönümüne denk gelmişti. Bununla birlikte TİP, 53 yıl sonra yeniden TBMM’ye taşındı.

 


PAYLAŞ